İlkeler ve İnançlar

Bu haber 24 Ocak 2019 - 1:40 'de eklendi ve 271 kez görüntülendi.
Hüseyin Kocabıyıkhuseyinkocabiyik@hamlegazetesi.com.tr
Gölge Adam

Hüseyin Nizamoğlu

4.7.1996 günü Hamle’de çıkan yazım, bu günlere de uygun olduğu için tekrar veriyorum.
“Ülkemizde Diyanet İşleri Başkanlığının uyguladığı, yaz döneminde dinimizi öğrenelim programı vardır. Milletimizin çoğunluğu kendi eli ile çocuğunu mahalle imamına teslim ediyor.
Yaz döneminde 8-10 yaşlarındaki bu Müslüman çocukları, her Müslümanın öğrenmesi şart olan bilgileri alıyor. Din görevlilerimiz, yani imam ve müezzin efendilerin bu görevi gönüllü yaptıklarını memnuniyetle görüyoruz.

Bu konuda olmaması gereken üzücü olaylar eksik değil; İlkokul 3. sınıfta olan torunumun arkadaşını babası camiye göndermiyor. Torunum, arkadaşına neden din dersi almadığını soruyor. Cevap; “Babam göndermiyor” Zira din dersi öğrenmek Atatürk ilkelerine aykırı imiş. Öğretmen olan babası aynen böyle söylemiş.

Bazılarına göre, eyvah şeriatçılar iktidar oldular. Laiklik elden gidiyor. Bu Erbakan yolda bile millete namaz kıldırır. Diğer düşünce ise şöyle; Kimse telaşlanmasın Çiller var ya, Çiller tam laiktir. Kendisi söyledi ninesi bile namaz kılarmış. Yani, bir iki gömlekten beri namaz mamaz yok. Eğer Laiklik demek, İslam olmamak ise epey mesafe alınmış gibi görünüyorsa da, sandıktan İslamiyet çıkmaya devam ediyor. 1950’de olduğu gibi, 1965’de olduğu gibi, 1983’de olduğu gibi ve 1995’de 24 Aralıkta olduğu gibi…

Halkımızın fikrini ancak sandıklarda sorabiliyoruz. 3 tane sol gazetenin savunduğu, moda haline gelen aslını inkâr etmek, bize ne getirdi?

Altı yüz sene İslam sancağını Hindistan a, İspanya ya, Avrupa içlerine diken, bizim dedelerimiz iken, adeta inkâr ediyoruz. Çoğunluk hep sessiz kalıyor. Sayın Erbakan’ı sevelim veya sevmeyelim. O laiklik batıda ne ise bizde de aynısı olacak diyor. Demek ki biz Avrupa’daki ve Amerika’daki Laikliğe hasretiz ulaşamıyoruz. Birilerinin işine gelmiyor. Şeriat demek,   Kur’an demektir. Allah’ın emirlerine uyuyor diye millet çoğunluğu suçlanır mı?..

Sayın başbakanın özellikle bu sözünü pek beğendik. Evet, laikiz. Ama batıdaki, yani hayran olduğumuz  Hıristiyan alemindeki uygulanan laikliğe itiraz eden acaba var mı dır? Diyorum…

Merhum Atatürk’ün nerede bir dinsiz yani komünist görülürse ezilecektir, diyen vecizesi vardır. Ankara Sıhhiye’deki  anıtında altın harflerle yazılan bu yazıyı CHP’li belediye başkanı kaldırmıştır”

DİNSİZ İNANÇSIZ MİLLETLER UZUN ÖMÜRLÜ OLAMAZLAR

Kemal Atatürk ömrü boyunca din ve dil üzerine önemle durmuştur. Diyanet İşleri Başkanlığını kurmuş iyi yetişmiş kadro oluşmasına çalışmıştır. 1924 Anayasasındaki laiklik ilkesi 1937’de Atatürk hasta yatağında iken İnönü ve ekibi tarafından değişen laikliktir. Müslümanlara baskı hep laiklik, irtica veya öcü geliyor. Bunlar şeriat getirecek gibi hayali tehdit edile gelmiştir. Bu öcü hayallerini her resmi toplantı ve törenlerde söylerler, söyletirler, Laiklik ile irtica her yerde inançlılara karşı kullanılmıştır. CHP her yaptığı hatayı Atatürk ilkesi diye millete tehdit etmiştir. Bu korku ve baskı sözlerini valilere ve askerlere söyletmiştir. Ecevit 1980 öncesi iktidarı dönemindeki görüş ve icraatını hiç bırakmadı.  1999’da başbakan iken, mecliste Merve Kavakçı ya mecliste yaptığı hakarete isyan eden MHP milletvekilinin partiden ihraç edilişini yirmi bir sene evvel yazılan bu yazıya ilave edince ortaya çıkan sonuç çok acıdır.

Son On Yıl

28 Şubat 1997’den sonra ülkede her on yılda bir ihtilal yapmaya özenenlerin gayretlerini sayalım. 3 Kasım 2002 seçiminde 365 vekil ile meclise gelen AK parti liderini hapse attılar. Meclisten ABD için verilecek 2. Teskereyi red ettiler. 2007’de meclisin toplanmasını mani oldular. Cumhurbaşkanını halkın seçmesini AKP’ ye mecbur ettiler. Cumhurbaşkanını halkın seçmesi oylamasında teröristler ile FETÖ ve CHP birleşti. 2013’de iki ihtilal denemesi, 2016’da tam ihtilal girişimini gördük. Şimdi 2017 Başkanlı Cumhuriyeti yaşıyoruz. İçerde düşman zayıflayınca huzur geliyor.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.