İlişkiler Pamuk İpliğine Bağlı Olmamalı

Bu haber 06 Aralık 2015 - 19:41 'de eklendi ve 803 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Türk hava sahasını ihlal etmesine karşın, tüm uyarılara aldırmadığı için taciz ateşiyle düşürülen Rusya uçağı sonrasındaki gelişmeler, gözlemlediğimiz kadarıyla üzücü ve de endişe verici.

Nasıl tedirgin olunmaz?

Rusya Devlet Başkanı Putin, bir yerde nuh diyor peygamber demiyor!

Başta AB ülkeleri olmak üzere her kesimden Türkiye’nin haklılığı ortaya konduğu halde, direttikçe diretiyor.

Hal böyle olunca Türkiye – Rusya ilişkileri, şimdilik tek taraflı askıya alınmış durumda.

Evet yanlış değil.

Kendi ülkesindeki çok sayıda kurum ve kuruluşların temsilcileri yanında devlet bünyesindeki birçok yetkili, Türkiye’nin haklı olduğunda diretiyor.

Buna karşın Rusya Devlet Başkanı, kimseyi dinlemeyen bir tutum ve davranış içerisinde.

Bir yerde başına buyruk hareket ediyor.

İstiyor ki Türkiye özür dilesin!

Oysa ortada Türkiye açısından mazeret öne sürülecek bir durum yok.

Olsa, bir şekilde gereği yapılır.

Ama yok.

Rus uçası, defaten ikiz edildiği halde uçuş sahamızı ihlal ettiği için taciz ateşi sonrasında düşürüldü.

Tersi olsa!

Hatta yanlışlıkla benzer eylem gerçekleştirilse, beis yok.

Türk hükümeti tarafından bir şekilde gereği yapılırdı.

İcabında özür de dilenirdi.

Ne var ki şimdi ortada böyle bir durum yok.

Tarafımızdan yapılan açıklamalar, tüm uyarılara karşın Rus uçağının sahamızı ihlal ettiği şeklinde.

Bu durumda hangi ülke olursa olsun özür dilemezdi.

Türkiye de dilemedi.

***

Meselenin bir başka boyutu var ki daha bir üzücü.

Olayı gerçek boyutlarıyla irdelemeyen, sırf Putin böyle istiyor diye koşulsuz devlet başkanına bağlı olanlar, Türkiye ve de aynı ülkede konuşlanan Türk vatandaşlarına karşı cephe almış vaziyette.

Kraldan çok kralcı geçinen bir kısım Rus halkı, orada bulunan vatandaşlarımıza taciz ettiği gibi ülkelerini terk etmelerini istiyor.

Bunun üzerine vatandaşlarımız ne yapsın, ister istemez işini gücünü bırakıp Türkiye’ye gelmek zorunda kalıyor.

Heyhat!..

İki ülke arasındaki farka bakın.

Kendi ülkemizin hiçbir ferdi, Rusya’da Türklere eziyet ediliyor.

Bizde burada aynısını yapalım gibi sığ bir düşünceyi aklına dahi getirmiyor.

Olması gerektiği şekilde, kendilerine yakışın tutum ve davranışlar sergiliyor.

***

Şimdi…

Kabul edelim ki, iki ülke arasında gözlenen gelişmelere karşın izlenmesi gereken politika bellidir.

Her iki ülkenin sağduyulu hareket etmesi olmazsa olmaz koşuldur.

Rusya, olayın ne şekilde geliştiği belli olduğu halde, öküz altında buzağı ararcasına, başına buyruk hareket etmemeli.

Yanı sıra Devlet Başkanı Vlademir Putin, çıkışının anlamsız olduğunun farkına vararak, iki ülke arasının gerilmesine fırsat vermemeli.

Türkiye de, sağduyulu politika izlemeye devam etmeli.

Şayet bunlar olmaz!

İlişkin olarak hiç istenmeyen gelişmeler olursa!

Kısaca iki ülke arasındaki ilişkiler, çözümü zor bir noktaya sürüklenirse!

Kuşkusuz bundan tek taraf değil, her iki ülke zarar görecektir.

Rusya, doğal gaz ve Mersin Akkuyu Nükleer Santralin yapımını üstlendikleri için Türkiye’nin muhtaçlığı daha fazla! şeklinde yaklaşsa da bu eğilimin sağlıklı bir düşünce olduğu söylenemez.

Belki belirli süre içerisinde Türkiye sıkıntı çekebilir ama bir zaman sonra başka ülkelerden doğalgaz sağlanır.

Yanı sıra nükleer santralin ihalesi bir başka ülkeye verilir.

Bu nedenle Rusya’nın rest çeker tavır içerisine girmesi, lehlerine bir girişim olmaktan uzaktır.

Rusya’nın bu eğilimine karşın ister istemez Türkiye’de benzer yaptırımlar içerisine girebilir.

Özellikle çeşitli gıdalar, sebze ve meyve ihracaatı olmak üzere daha birçok ürün bağlamında.

Unutulmamalı ki bu tür eğilim içerisine girilmesi halinde zarar tek taraflı olmayacaktır.

Bundan her iki ülke zarar görecektir.

Öyleyse asıl olan ilişkilerin pamuk ipliğine bağlı olmamasıdır.

 

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.