İlim Yayma Cemiyeti’nin konuğu Hüseyin Nizamoğlu

Bu haber 11 Mayıs 2015 - 0:44 'de eklendi ve 975 kez görüntülendi.

ilimyaymaMuğla İlim Yayma Cemiyeti ilin kanaat önderlerini konuk etmeye devam ediyor. İlim yayma Cemiyeti’nin bu haftaki toplantısında Hüseyin Nizamoğlu’nu konuk etti.
İlkay Yıldız
Muğla İlim Yayma Cemiyeti ilin kanaat önderlerini konuk etmeye devam ediyor. Cemiyetin bu haftaki toplantısına Hüseyin Nizamoğlu konuk oldu. Toplantıya cemiyet üyelerinin yanı sıra Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Mansur Harmandar, 22. Dönem Muğla Milletvekili Seyfi Terzibaşıoğlu, Hamle Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hayati Nizamoğlu katıldı.
Toplantının açılışında konuşan Muğla İlim Yayma Cemiyeti Başkanı Ayhan Balcı, “ Bizim çocukluğumuzda büyük çınar ağaçlarının altında yaşlı amcalar vardı. Onlar hikâyelerini anlatırlardı. Hayat hikâyelerinin, Çanakkale Savaşlarını, İstiklal Harbini, garp cephesini ve yemeni anlatırlardı. Ben bütün bu hikâyelerini onlardan öğrendim. Takriben 55 yıl önce yine bir 70 yıl önceki hikâyeleri onlardan dinledim. Bugün bir yerlere doğru evirildik biz yaşlı insanları dinlemez olduk. Çınar altındaki sohbetlerimiz bilinmez oldu. Bizde bir karar alarak bu ulu çınarları neden dinlemiyoruz dedik ve programa başladık” dedi.
Programa konuk olan Hüseyin Nizamoğlu Türkiye’nin tek partili sistemden çok partili sisteme geçiş dönemini ve sonrası hakkında yaşadıklarını anlattı. 1950 seçimlerinde askerde olduğunu kaydeden Hüseyin Nizamoğlu, “1950 seçimleri yapılıyor. Bende askerde telsizin başındayım. Çok partili sisteme geçmişiz. Seçimler olmuş bizde açmışız telsizi dinliyoruz. Ankara’da önde Demokrat Parti önde gidiyor, derken bizim komutanlar gelmişler bizim başımızda bekliyorlar. Hemen ayağa kalkalım dedik, oturun dediler. Asker o zaman çok değişikti. Askerden geldiğim dönem o zamana kadar olmayan traktör geldi. Biz seviniyoruz, şöyle olacağız. Böyle olacağız diye derken 1960’da ihtilal oldu” dedi.
Nizamoğlu konuşmasına şöyle devam etti:
“ Benim gençliğim de yazın yaylada ekin ekilir, et kavrulur, tarhana yapılırdı. Yani kışın evden hiç çıkmasa insanlar aç kalmazdı. Varlıklı aileler için demiyorum da fakirleri de böyle. Yani kışın evler standart evin girişinde mutfak, tuvaletler avluda, üst katta odalar hiç çıt çıkmaz. Yani kabuğuna çekilmiş bir memlekettir. Hatta şimdide öyledir.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.