İlber Ortaylı Bile Karşı Çıktı!

Bu haber 02 Ekim 2018 - 2:42 'de eklendi ve 1.716 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Hafta sonunda Muğla‘ya YunanistanlılarınZorba” diye adlandırdıkları, “Kırbaç” diye anılan ve beklenmedik, bugüne kadar yaşanmadık kasırga ile Türk Tarih Kurumu Şeref Üyesi İlber Ortaylı damga vurdu.

Olası kasırgaya karşı “tedbirliMuğlalı pazar gününü evinde geçirdi, Muğla‘nın yorgun cadde ve sokakları sanki “dinlenmeye” alındı. Adeta “sokağa çıkma yasağı” uygulandı. Bir gün de olsa motorlu araç trafiğinden ve “kaldırım işgalinden” kurtulmuş Muğla Kentsel Sit Alanı; şehir merkezi bütün sadeliği ve sakinliğiyle çok güzeldi…

Bu hafta sonu da Muğla‘ya 8. Yerkesik Otantik Oyun ve Oyuncak Şenliği damga vuracak.

Bu şenlik 6-7 Ekim tarihlerinde Kültür Turizm Bakanlığı desteğinde, başta Metinbilim Enstitüsü Derneği olmak üzere Menteşe Belediyesi ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi işbirliğinde gerçekleştiriliyor.

Hafta sonunda alın çocuklarınızı Yerkesik’e gidin, iki günlüğüne sizde çocuklaşın…

xx           xx           xx

Çok şükür bilinmedik kasırga ile tanışmadık, bize teğet geçti. Yağmurla savuşturduk. Yunan komşularımıza ve Sakaryalılara, Trakyalılara büyük geçmiş olsun.

Menteşe Belediyesi‘nin üç gün süren Kültür ve Sanat Şenliği‘nin ilk iki gecesi Muğlalılar, daha doğrusu gençler konserlerde bir güzel eğlenmişler. Ancak konserlerin Açık Oto Pazarı‘nda yapılması uzaklık nedeniyle tepkilere neden olmuş. Şenliğin üçüncü günü hava muhalefetine kurban olunca Duman meraklıları hüsrana uğradı.

Üçüncü gün programında yeralan ve aslında ayrı ayrı etkinlikler olarak gerçekleştirilmeleri daha doğru olan “Yayla Etkinlikler ve Geleneksel Kavun Yarışması”, “Rahvan At Yarışları” ve “12. Belediye Başkanlığı Kupası Trap, Skeet ve Kurşun Atış Gösterisi” yapılamadı. Son güne yığılan imza ve söyleşilerde yapılamadı.

Hava muhalefeti nedeniyle yapılamayanlardan biri de Gazeteci, Araştırnacı-Yazar Ünal Türkeş’i Anma etkinliği oldu. Aramızdan ayrılalı bir yıl oldu bile… Anma etkinliği ayrıca yapılacaktır sanırım. Ruhu şad olsun…

xx           xx           xx

Şenik Yürüyüşü‘nü internette belediyenin canlı yayınından izledim. Katılım ve temsil olarak güzeldi.

Büyükşehir Belediyesi‘nin bandosu Cumhuriyet Meydanı‘na yürüyüşte yaptıkları müzikle Muğlalıların mutlaka ilgisini çekmiştir. Gazilerimiz yine ön sıralardaydılar.

Korteji düzenleyenlere teşekkür ediyorum. Gazilerimizin ardına veya önüne birilerini “tahrik” edebilecek, algı operasyonu yaratabilecek “katılımcı” koymamışlar ve beni de şenliğin ilk günü o birileri ile karşı karşıya getirmemiş oldular…!

Düzenleyicilere ayrıca İlber Ortaylı için teşekkür ediyorum. Konakaltı Kültür Merkezi‘nde kitaplarını imzaladı. Hala kalabalık yerlere gitmekten çekiniyorum. Ne de olsa kaldırımda insanların birbirine çarpmaya başladığı bir “Kültür Kenti”nde yaşıyoruz.

Gidebilseydim bizleri ne kadar ‘cahil’ bulduğunu soracaktım… (!)

Nitekim çok kalabalıkmış. Eski postanenin önlerine kadar kuyruk oluşmuş. İnternetteki görüntüler beni alıp, Erman Şahin, Orhan Çakır zamanındaki şenliklere götürdü.

Seneler sonra Muğla’da “kitap kuyruğu” görmek ne kadar güzel…

xx           xx           xx

Kültür Kenti”, “Üniversite Şehri” olmak biraz da böyle işte…

Kitap kuyruklarınız, tiyatro kuyruklarınız, sergi kuyruklarınız, sinema kuyruklarınız olacak…

Yeter ki doğu işler yapın… Yeter ki ihtiyacı doğru belirleyin, doğru karşılayın. Müşteriniz olur…

Ha unutmadan, kültür kentinde, üniversite şehrinde kültür-sanat etkinlikleri bir şenliğe de sığdırılmaz…

Allah yokluğunu göstermesin, şehrimiz “kültür evinden” geçilmiyor… Her birinde ayrı ayrı, yıl boyu küçük etkinlikler; gitar dinletileri, şiir dinletileri, sergiler, tiyatro ve benzerleri gerçekleştirilebilir… Muğlalılar ve üniversite gençliği İlber Ortaylı kalibresinde yazarlarla buluşturabilir…

Şenlik, “ortaya karışık” iki konser, bir kaç yazar, bir kaç sergi ve değişik aktivitelerden ibaret değildir. Bir “temanız” olmalı veya yerli-yabancı turistte çekebilen; örneğin Muğla Mutfağı odaklı “Akdeniz Mutfağı” olabilir. Şenlik sizi anlatmalı… Halkı eğlendirmek için şenliğe gerek yok… O Milli Bayramlarımızda yapılıyor zaten… Yetmiyor, kesmiyorsa arttırırsınız…

Umarım Menteşe Belediyesi’nde “İlber Ortaylı kuyruğundan” ilham alabilecek kişiler vardır.

İlber Ortaylı‘yı kim düşündü ise kutluyor, teşekkür ediyorum. Çünkü gidememiş olsam da hala Muğla‘da yaşadığımı hissettim…

xx           xx           xx

Prof. Dr. İlber Oltaylı, şenliği’nin ikinci gününde, her yaştan, her kültürden insanlara kitaplarını imzalarken oluşturduğu kuyruğa şaşırmış mıdır, yoksa gururlanmış, keyif mi almıştır bilmiyoruz…

Paylaşımlardan öğrenebildiğimiz, imza törenine katılan gençlere ve çocuklara çok okumalarını öğütlemiş ve “Sadece ders çalışmak yetmez, bol bol kitap okuyun, genel kültürünüzü arttırıp vizyonunuzu genişletin.” demiş olması…

İlber Ortaylı, Konakaltı Kültür Merkezi‘nde kitaplarını imzalarken Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş ve Büyükşehir Belediye Baaşkanı Osman Gürün ile söyleşi imkanı da bulmuş.

Altar Zeyhan kardeşimizin yaptığı haberden öğrendim. Ortaylı başkanlarımıza “İlin adı Muğla, ilçenin adı ise Menteşe. Bu yanlış. İlin adı Menteşe, ilçenin adı da Muğla olmalı” demiş…

xx           xx           xx

İlber Ortaylı iyi ki Bahattin ve Osman Başkanların bu isim meselesi ile ilgili bir karşı duruş, direnme göstermediklerini bilmiyordu…

Ortaylı gibi biri “Bu yanlışı düzeltmek için ne yaptınız?” diye sormuş olabilir. Sormamışta olabilir.

Sormuş olsa bizimkiler ne yanıt verirlerdi acaba?

İlin adı Muğla, ilçenin adı ise Menteşe. Bu yanlış. İlin adı Menteşe, ilçenin adı da Muğla olmalı” sözünü yakalayan Altar Zeyhan böyle bir konuşma olsa kaçırmazdı. Demek ki olmamış.

Ayrıca galiba soru sorma şansı da olmamış. Olsaydı, “Neden ilin adı Muğla, ilçenin adı Menteşe olmaz?” diye sorup, hocayı konuştururdu. Ardından da “Ne yapılmalı?” sorusunu yöneltirdi…

xx           xx           xx

Ne yapılmalı?

Aradan 4 yıl geçti, hiçbir şey yapılmadı…

Bir Muğlalı olarak Muğlalıların mülayim olduğunu bilirim de bu kadarı da fazla değil mi? Elbette fazla… Hala hiç kimse “Menteşeliyim” demiyor. “Muğlalıyım” demeye devam ediyoruz. Yeter mi?

Mülayimliğimiz İlber Ortaylı‘nın bile dikkatini çekmiş olmalı!

Bu güne kadar bu konuda bir tek kişi ayağa kalktı. Eniz Tunca ÖzsoyAnadolu Partisi Muğla Millletvekili Adayı olarak Yağcılar İşhanı önünde bir stant kurarak, il merkezinin Muğla adının geri verilmesi için imza kampanyası başlatmıştı… Hilmi Giresun da imza atmış şaşırmıştık…

Bu mesele CHP’li 2 belediye başkanının meselesi de değil… İYİ Parti ve AK Parti Milletvekillerinin de meselesi… Muğla Milletvekilleri iseler, bir şeyler yapmalılar…. CHP Milletvekilleri de…

 

 

GÜNÜN SÖZÜ: Yaşadığın yeri cennet yapamadığın sürece, kaçtığın her yer cehennemdir.

ÇİVİ

Arkadaşım “Hava muhalefeti kadar güçlü bir muhalefeti yok bu ülkenin. Kasırga diye parti kurulmalı.” dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı:)))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

4 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 02 Ekim 2018 / 16:55

Bir gün de olsa motorlu araç trafiğinden ve “kaldırım işgalinden” kurtulmuş Muğla Kentsel Sit Alanı; şehir merkezi bütün sadeliği ve sakinliğiyle çok güzeldi..Gocuman Bayılıyorum sana. “‘CUK'” diye oturmuş. sevgi ve saygı

ahmet kutengin 02 Ekim 2018 / 18:31

Muğla girişi Bisiklet yolu üstündeki beton çerçeveli ağaçlar aynı temel fıkrası gibi olmuş…

Namık Açıkgöz 02 Ekim 2018 / 23:46

Sevgili Özcan, Muğla-Menteşe adlandırması konusunda İlber hoca haklı. Konuyu 27 Ağustos 2013 günü Hamle’de dile getirmiş ve Menteşe’nin il adı olmasını; merkez ilçenin adının da Muğla olarak kalmasını teklif etmiştik. Yani İlber hocadan 5 sene önce bu konuya dikkat çekmiştik. Aklın ve ilmin yolu birdir:

http://www.hamlegazetesi.com.tr/mentese-mi-mugla-mi-2/

özcan özgür 03 Ekim 2018 / 08:35

Sevgili hocam elbette bizlerin yazmış, teklif etmiş olması önemli. Benim tepkim bu konuda yerel yönetimlerin ve siyesetin sessizliğine, tepkisizliğine. Slamlar.