İl İnsan Hakları Kuruluna

Bu haber 21 Ocak 2016 - 23:46 'de eklendi ve 625 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Yazıma, Muğla’mıza, Muğla’mızın okurlarına çok teşekkür ederek başlıyorum.

Yazılarımla kendimi ifade yüceliği gösterdiler. Teveccüh gösterip okumaktalar.

Ve güzel geri bildirimler almaktayım. Nice yıllara diyorum.

‘Nasıl başladın’ sıklıkla karşılaştığım bir sual.

Bir mazi yapmak istiyorum. Sonu biraz buruk olacak ama olsun.

Yazmak öyle kolay bir iş değildir.

Kimi zaman eleştirileceksin.

Kimi zaman ekmeğinden olacaksın.

Kimi zaman yüreğin burkulacak.

Kimi zaman şikayet edileceksin.

Yazmak hiçte kolay bir şey değil.

Bazen kolayca kelimeler kayarken, bazen yazmak ağır gelir insana.

Kimi zaman düz ve zorlanmadan ilerlerken, kimi zamanda canımızı yakan dikenli yollardan, keskin virajlardan geçeriz.

Anlayacağınız yazmak öyle kolay bir iş değil.

İlk yazımı 2003 yılında yazmıştım ve bir sağlık yazısıydı. Hamle’de. Konuk yazar olarak yayınlanmıştı. Sağlıkla ilgili hazırladığım yazılarım yayınlanıyordu. Sürekliliği olan bir yazma olmayınca aksadı ve ikinci kez Muğla’nın ilk kadın siyasal parti il başkanlığını yapmış kişi olan arkadaşım Zübeyda Fellahoğlu’nun gazetesinde köşe yazarlığına başladım. Yoğunluktan sürdüremedim. O zamanlar, köşe yazılarını elektronik posta ile gönderemiyorduk. Disketle getir götür. Disketle yazıları teslim etme işi zor geldi ve birkaç yazıdan sonra kaldı.

Bu arada Sağlık Kurumlar İşletmede yüksek lisan yapmaya başladım ve tabip odasının sürekli yayınlanan dergisinde (dergi mazide kaldı) sağlık yönetimi ile ilgili konularda yazılarım çıkmaya başlayınca, Muğla Yenigün Gazetesi ”Bizim gazetemizde köşe yazıları yazar mısınız.” dediler ve köşe yazılarım Yenigün Gazetesinde çıkmaya başladı. Sonra Yenigün Gazetesinde yazma işini bıraktım. Sonraki süreçte Hamle Gazetesinde yazmaya başladım.

Epey bir süre sonra, Yenigün Gazetesinde yazmayı bırakmama çok içerlediler ve benim bir kamu personeli olarak basında yazılar yazamayacağım konusunda basın yoluyla bir çok şikayette bulundular ve şahsıma soruşturma açtırdılar. Anayasadan kaynaklanan birey olma haklarımı kullanıyordum. Bir sonuç alamadılar.

Soruşturmada bir şey yapamadılar ama ben şikayet edilen bir personel olarak kara listeye girdim.

Basında yazmak o kadar kolay mı?

Şikayet üstüne şikayet edilince her şeyin üzerine tuz biber gibi oldu.

Üstüme üstüme geldiler, sıkı takipler, zanlı gibi muameleler. Hayatımda hiç maruz olmadığım etik dışı olaylar kamusal alanda oldu.

Hiç günahım yokken, çalıştığım kurumun kalorifer dairesinde çıkan yangın ve yaşanan patlamaya ramak kala olayla ilgili haber, Hamle Gazetesinde yayınlanınca, benim Hamle Gazetesine ispiyonculuk yaptığımı düşünen üstler gruplaşarak mobbing balonunun pimini çektiler. Hayatımda ben o, bu, şu haber çıksın gibi hiçbir girişimde bulunmadım ve yangın olayı haberi ile şahsıma fena halde diş bilediler. Yangında itfaiye ve basın oradaydı. Bana neden taktılar onu da anlamadım.

Mobbing öyle bir şey ki, işyerinde herkes senin üzerine gidildiğini biliyor, fakat ifade vermek istemiyorlar. Verdiği ifade de suya sabuna dokunmadan bir şeyler söylüyor. Çünkü korkuyorlar. İş yerlerinin değiştirilmesinden, eziyet görmekten. Onurum için cefa çekerim ama şahıslar cefa çekmek istemiyorlar. “Doktor hanım, evet, sana mobbing yapıldı, fakat biz sana yaşatılanları anlatamayız” diyorlar. “Kusura bakma” deniliyor. Yapılabilecek bir şey yok…

Her şey insanların vicdanında.

Mobbing pısırık bir kişinin mücadele edebileceği bir konu değil. Mağdurun güçlü duruşu, onlarda kamçı etkisi yaratıyor. Yöneticiler fikirlerini cesurca söyleyenleri, aklı çalışanları sevmiyorlar.

Mobbing ile ilgili şikayetlerinizi yaptığınızda da karşınızda gruplaşmış üstler var. Bu üstler birlikte sistemli hareket ederek, ellerindeki gücü mağdur için kullanıyorlar. Mağdur tek başına mücadele ediyor. Cebelleştikçe cebelleşiyor.

Mobbing zaten soyut bir olay ve mağdurun bunu somutlaştırarak ispatlaması çok zor.

Mobbing uygulayıcılar şikayet sonrasında kuyrukları sıkışınca ‘Ben mobbing uygulamadım ki ‘ diyerek işin içinden çıkmaya çalışıyorlar. Burada da erdemli davranmıyorlar.

Mobbing kamusal alanda çok yaygın ve özellikle sağlıkta çok ama çok fazla.

Mobbingle ilgili şikayetlerinizde, İl İnsan Hakları Kuruluna başvurabilirsiniz.

Cumhuriyet Savcılığına başvurabilirsiniz ve kamu personeliyseniz, Cumhuriyet Savcılığı soruşturma açılıp konuyu incelenmesi için Valilik Makamına gönderir. Valilik Makamı, inceleme veya soruşturma onayı verir ve bir muhakkik atar. İnceleme, soruşturma başlar.

Erdemlilik, haksızlıkların karşısında, ahlaklı, onurlu bir yürek olarak dik durabilmektir.

Onların manipülasyonları, gruplaşmaları, haksızlıkları olabilir. Sizin de iman dolu yüreğiniz vardır. İman dolu göğse hangi hançer işler ki? Bu yazımı İl İnsan Hakları Kurulu üyeleri için yazdım. Kısaca yaşadıklarımı onlara özetlemek istedim…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.