İklim Değişikliği ve Gazetecilik

Bu haber 17 Ocak 2018 - 0:35 'de eklendi ve 1.523 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozcanozgur@hamlegazetesi.com.tr
Özgürce

Özcan Özgür

BAŞKAN KOCADON’UN HEVESİDE Mİ GEÇTİ?

Geçen sene bugünlerde Marmarisliler, Muğlalılar karla kaplı Yılanlı’ya kartopu oynayıp, mangalda sucuk eşliğinde pikniğe gidiyorlardı. Pikniğe gidenler elbette yine vardır.

Elbette herkes piknik yapabilir, ama pikniğin tadını, keyfini “piknikçiler” çıkarabilir. Bu “Karavancılık”, “Motosikletçilik” gibi bir şey…

Bir yaşam biçim…

Karla yaşamakta bir yaşam biçimidir…

Bana göre değil…

Dağlarda kar olabilir, ama geçen hafta il merkezine kar yağmadı. Oysa geçen yıl 10 Aralık’ta Muğla il merkezi karla kaplanmıştı. Ki ben bu yüzden o zaman Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği “Çalışan Gazeteciler Günü” kahvaltısına gidememiştim…

Bu sene kahvaltı düzenlenmedi. Ben “geleneksel” hale gelir diye ummuştum. Demek ki cemiyet yöneticileri için bir “hevesmiş”, ama şimdi geçmiş olmalı…

 

xx           xx           xx

Geçen sene Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği “Çalışan Gazeteciler Günü” kahvaltısından önce Bodrum’da Belediye Başkanı Mehmet Kocadon tarafından “Çalışan Gazeteciler Gecesi” yapılmış ve büyük ilgi görmüştü.

Başkan Kocadon bu sene bir düzenleme yapmadı. Belki O’nun hevesi de geçmiştir.

Belli mi olur, artık “il genelinde” basına ihtiyacı kalmamış ta olabilir!

Bu arada Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon İl Müdürlüğü tarafından 10 Ocak’ta düzenlenen öğle yemeğinin yankıları ise hala sürüyor.

Hasan Telli arkadaşımız 13 Ocak 2018 tarihli yazısında şu ifadelerde bulunmuş:

Son olarak 10 Ocak 2018 tarihinde Başbakanlı Basın Yayın ve Enformasyon İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen Çalışan gazetecilerin buluşacağı yemeğin öncesinde gelen davetiye ile ne olduğunu anlamaya çalıştım. Davetiyedeki mesaj şöyle idi; ‘Valimiz Sayın Esengül CİVELEK’in onurlandıracağı, ‘Çalışan Gazeteciler Günü’ nedeni ile ilimizdeki medya mensuplarına yönelik düzenlediğimiz öğle yemeğine teşriflerinizi bekler, saygılar sunarım.’ Davetiyeye bakınca acaba diye sormadan kendimi alamadım. Kos koca Basın Enformasyon’da soy isimlerin komple büyük harfle yazılmayacağını bilen yok mu? Bir başka konu ise Vali bir yere gelirse orada bulunan kendisine bağlı tüm müdür ve memurlara onur verir ama davetlilere değil. Yani bu davetiyede yazıldığı gibi onuru gazeteciler değil memurlar ve müdür alır. Zira gazetecilerin zaten böyle davetlerle alınacak onura da ihtiyacı yok.

 

xx           xx           xx

VALİ HER YERİ ONURLANDIRIR

Bir gazeteci iğneyi ele batırırken çuvaldızı kendine batırması gerektiğini bilmeli.

Umarım “gazetecilerin” içinde “çuvaldızın” ne olduğunu da bilmeyen yoktur!

Basın Yayın ve Enformasyon İl Müdürlüğü çalışanlarına kızmamak lazım.

Hala sadece valinin de değil, vali ile birlikte milletvekillerinin, belediye başkanlarının ve kaymakamların da soyadlarını büyük harflerle yazan arkadaşlarımız var.

Aslında bu bazıları tarafından “doğru bilinen yanlışValilik Basın Bürosu’nun işgüzarlığı ile başladı. Oradan çıkan basın bültenlerinde Valinin soyadı büyük harfle yazılır olunca (Kulakları çınlasın Ali Tutulmaz kaleme alırdı o bülteni) memur kafalı çakma gazetecilerde öyle yazmaya başladılar. O zaman bu virüs gibi yayılmıştı.

Hangi vali döneminde başlamıştı bu anımsamıyorum, ama o zaman ya Ali Tutulmaz dönemin valisine “saygısını” ifade ediyordu veya dönemin valisi soyadı büyük harfle yazılarak kendisine “saygı gösterilmesini” istemişti…

Biz dilimize, mesleğimize ve kişiliğimize olan saygımızdan normal “yazım dili” ile yazmaktan vazgeçmedik…

 

xx           xx           xx

Ben asıl 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle Basın Yayın ve Enformasyon İl Müdürlüğü tarafından verilen öğle yemeğinin davetiyesine takıldım;

Valimiz Sayın Esengül CİVELEK’in onurlandıracağı, ‘Çalışan Gazeteciler Günü’ nedeni ile ilimizdeki medya mensuplarına yönelik düzenlediğimiz öğle yemeğine teşriflerinizi bekler, saygılar sunarım.

Ben davet edilmediğim (bu yüzden de kendimle gururlandım) için bu davetiyeden Hasan Telli’nin yazısı ile haberdar oldum.

Telli haklı olarak Vali hanımın soyadının büyük harfle yazılmış olmasına takılmış. Davetiyede “ilimizdeki medya mensuplarına yönelik düzenlediğimiz” diye yer alan ifadeye neden takılmamış anlamadım. Medya mensupları “çalışan gazeteciler” değildir. Medya içinde “çalışan gazeteciler” de vardır ve onlar “iş gören”dirler… “İşveren” yani “patron” değildirler…

Bir de eskiden bu resmi davetiyeler “Valimiz …. himayesinde düzenlenen…” diye başlardı.

Devletin valisi ise zaten “Devletin Valisi” olduğu için gittiği her yeri onurlandırır…

 

xx           xx           xx

ESER MİKTARDA GAZETECİ VAR

Bizim Hasan Telli bir de o öğle yemeği sonunda üniversitenin vip salonunda çekilen anı fotoğrafı paylaşmış. Fotoğrafın üzerine de “Bir dikkat ve uzmanlık sorusu: Bu karede kaç gazeteci var?” ifadesini bırakmış.

Fotoğrafa şöyle bir baktım, kendi kendime “Davet edilmeyen tek ben değilmişim.” dedim.

Fotoğrafta “gazeteci” bir yana “medya mensubu” da yoktu!

Eser miktarda gazeteci vardı…

Fotoğrafın altına çok ilginç yorumlar yapılmış.

Mesela “Ula AşığıTimur KocabıçakBu özel günde gazetecileri yalnız bırakmayıp objektife görüntü veren duyarlı arkadaşları kutluyorum.” demiş. Bayıldım. Çok güldüm.

Hasan Telli Allah ta seni güldürsün.

Timur Kocabıçakgazeteci” değil, ama “gazeteci dostu”dur…

Nedense meslektaşlarımız “dikkat” ve “uzmanlık” göstermek istememişler… Çünkü yaşamda da “eser miktarda gazeteci” var!

 

xx           xx           xx

HESABI KİM ÖDEDİ?

Gerçekten çok ilginç, o öğle yemeğine katılan bazı “memurlar” da Hasan Telli’yi arayıp, “Yediğimiz yemeğin parasını ödeyelim” diye tepkide bulunmuşlar.

Güldüm. Hasan Telli de gülmüş…

Mesele orada yenilen yemek değil ki… Birer çayda içilebilirdi…

Mesele o günün hakkının verilip verilememesi ve sapla samanın karıştırılmış olması meselesidir!

Hasan Telli’den memurların tepkisini duyunca aklıma geçen yılın son günlerinde yeni binasında hizmete giren Muğla Eğitim Araştırma Hastanesi’nde hastanenin yeni binasının tanıtımı için düzenlenen kahvaltı geldi.

O zaman o kahvaltıyı sosyal medyada sorgulayanlar olmuştu.

Kahvaltının parasının nereden, nasıl karşılandığı sorulmuştu.

Nedense böyle bir sorgulamada bulunanlar, Enformasyon İl Müdürlüğü yemeğini sorgulamadılar!

 

xx           xx           xx

Duyumlarımıza göre, o sosyal medya sorgulamaları karşısında Muğla Valiliği tarafından o kahvaltı ile ilgili soruşturma açılmış. O kahvaltıdan sonra Muğla Kamu Hastaneleri Birliği Halkla İlişkiler Sorumlusu Mevlüt Gökan Tap av tüfeği ile yaşamına son vermişti…

Sağlık çevrelerindeki söylentiye bakılırsa, bu üzücü olay o soruşturma üzerine Genel Sekreter Murat Himoğlu ile rahmetli Tap arasında yaşanan tartışma sonucu yaşanmış…

Bu bir söylenti…

Valiliğin soruşturma açtığı da söylentiden ibaret olabilir, bilmiyoruz.

Bizim merak ettiğimiz ise Basın Yayın ve Enformasyon İl Müdürlüğü’nün düzenlediği yemeğin parası nereden karşılandı?

Bakalım Valilik bu yemeğe soruşturma açar mı?

Ben aslında bugün “İklim değişikliğininMuğla’ya yansımasından söz edecektim. Yine dağıttık.

Tabi iklim değişikliği her yerde yaşanıyor.

Sadece “doğal çevre” değil, gazetecilikte bozuluyor… İnsanlar bozuluyor…

Yarın devam ederiz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 17 Ocak 2018 / 16:30

GOCUMAN; Bu Onur Meselesine hep takılmışımdır. Devlet’in İl çapındaki Temsilcisi VALİ’dir. Hiç bir sorun yok. Bir örnek vermek gerekir ise, Ödül almaya hak kazanan öğrencilere Neden Baba ve Annelere verdirilmez.Zira tüm masrafları Ana ve Baba yapmadımı. Tamam Valimiz’in İlçelerde Kaymakam’ın vermesi doğal ve onur. Ana ve Babalara da bişr onur bir guru vesilesi olamaz mı. sevgi ve saygı.