İkiz Türbe kurtuldu

Bu haber 26 Temmuz 2013 - 10:00 'de eklendi ve 1.116 kez görüntülendi.

ikizturbeler12313132132Türklerin Anadolu’ya gelişine denk gelen, Muğla’nın Milas ve Aydın’ın Karpuzlu ilçeleri arasında dağlık bir alanda yaklaşık Bin yıl önce yapılan ve kaderine terk edilen İkiz Türbe ile cami, yağhane, misafirhane, hamam ve iki medresenin restorasyonu İl Özel İdare Müdürlüğü tarafından başlatıldı.
Haber Merkezi
Türklerin Anadolu’ya gelişine denk gelen, Muğla’nın Milas ve Aydın’ın Karpuzlu ilçeleri arasında dağlık bir alanda yaklaşık Bin yıl önce yapılan ve kaderine terk edilen İkiz Türbe ile cami, yağhane, misafirhane, hamam ve iki medresenin restorasyonu İl Özel İdare Müdürlüğü tarafından başlatıldı.
Geçen yıl Ramazan Ayında AK Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özden tarafından ilk defa ziyaret edilen ve Hacı Abdullah Demir ve Oğullarının nesilden nesile türbedarlığını yaptıkları İkiz Türbe’nin gölgesinde Milas Müzesi yetkilileri ve Beçin, Evromas Kazısı uzmanları ile iftar yapılmış ve iftar sırasında bu sene için restorasyon çalışmalarına başlanması ele alınmıştı.
500 BİN TL ÖDENEK AYRILDI
İkiz Türbe’nin restorasyonu noktasına gelinirken 21 yıllık bir bürokrasi savaşı yaşandığını, hatta dönemin Kültür Bakanlarından Aydın Milletvekili Yüksel Yalova da konuya el attıysa da sonuç alınamamış olduğunu anımsatan, 88 yıldır türbeyi bekleyen ve tarihi caminin halen imamlığını bırakmayan Hacı Abdullah Demir’in oğlu Ali Demir şunları söyledi:
“Sonunda Milletvekili Yüksel Özden köyümüzü ve erenleri keşfetti. Bir araya geldik. Milletvekilimiz 2 yıl mücadele verdi. Geçen yıl rölevelerin yapılması aşamasına gelmiştik. O sene yapılan iftarda bu sene yine iftarda buluşmaya kavilleştik ve restorasyonun başlamış olmasını temenni ettik. Yüksel beyin ısrarları, İl Özel İdaresi yöneticilerinin duyarlılığı sonucu restorasyon başladı.”
Bir yıl aradan sonra yine bir Ramazan Ayı gününde Milas’ın Ortaköy Köyü’nde İkiz Türbeleri ziyaret eden Milletvekili Özden iki yılda geleneksel hale gelen iftar yemeğinde şu bilgiyi verdi:
“İkiz Türbe Türk sanat tarihi açısından nadir bir örnek teşkil etmekte. Anadolu’ya ilk gelen Türk boyları tarafından yapılmış, 800 yıllık Selçuklu dönemi bir yapı. Bu güne kadar gelebilmiş olması çok önemli. Restorasyona yönelik olarak Milas Müze Müdürlüğü başkanlığında kazı ve temizlik çalışmalarına 16 Temmuz 2012 tarihinde başlandı. İl Özel İdaresi Bütçesi’nden 500 bin TL ödenek tahsis edildi. Gerekirse 200 bin TL daha tahsis edilebilecek. Bu pyara ile İkiz Türbe ve tarihi cami ayağa kaldırılacak. İkinci etapta misafirhane, hamam ve yağhane ele alınacak. Bu gün bu aşamaya gelmiş olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.”
CAMİNİN İMAMI 88 YAŞINDA
Yıkılan türbeler ayağa kaldırılmadan ölmek istemediğini söyleyen 88 yaşındaki türbedar Hacı Abdullah Demir, “Bu cami ve türbe, bin yıllık miras. Zamanla türbelerden birisi tamamen yıkıldı, diğeri de yıkılmak üzereydi. Camimize, mahallede kimse kalmadığı için imam da atanmadı. Ama ben 60 yıldır kapısına kilit vurdurmadım, imamlığı kendim yaptım ve ibadete açık tuttum” dedi.
İkiz Türbe’nin 1920-1950 arasında Aydın’ın Karpuzlu ve Çine ilçelerinden Milas pazarına havyan sırtında gelenlerin konakladığı yer olduğunu anlatan Demir, “Burası geçmişte zaviye olarak kullanılan bir mekandı. Çocukluğumda Aydın’ın köylerinden Milas pazarına at sırtında gelen köylüler geceyi burada geçirirdi. Biz de ücretsiz yemek verirdik. Dönüşlerinde de geceyi burada geçirir ve sabah erkenden yollarına devam ederlerdi” diye konuştu.
BİN YILLIK YAPI
Toprağın altındakiler ile üstündekileri buluşturmak, tarihi bir mirası gün yüzüne çıkarmanın bir görev olduğunu belirten AK Parti Muğla Milletvekili Yüksel Özden, restorasyon noktasına gelininceye kadar 30 yıllık bir zorlu sürecin geçtiğini belirten Milletvekili Yüksel Özden “Milas’a her geldiğimde türbeyi görmek istiyordum. Geçen yıl Ramazan ayında görmek nasip oldu. Atalarımız kaç yüzyıl önce gelmiş buraya. Bu yapıları bırakmışlar. Bu toprakları vatan yapmışlar. Onların türbelerini restore etmek, camilerini tekrar ihya etmek bizim görevimiz. Fakat nedense ortaya bir sürü engel çıkarmış. Ben ilgilenirken de 2 yıl engellerle karşılaştım.” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Aradan 2 yıl geçtikten sonra geçen yıl Ramazan ayında buraya kendim geldim. Müftülük, Özel İdare, müze görevlileriyle oturduk konuştuk. Baktık ki aslında hiçbir engel yok, engel bizmişiz. 1982 yılından başlayan restorasyon temasının ardından 30 yıl geçmesine rağmen, hiçbir adım atılamamış, hiçbir şey yapılamamış. Bu yapı göz göre göre eriyor. 88 yaşındaki Abdullah Demir amcamız defalarca dilekçe verip, uğraşmış. Oğulları ilgilenmiş ama hiçbir şey olmamış. Aile eşrafıyla birlikte buraya yüreğimizi koyduk. Toprağın altındakilerle ile üstündekileri buluşturalım diyoruz. Çünkü Muğla’da toprağın üzerindekine bakanlar, dinle, diyanetle, tarihle, İslam medeniyetiyle hiçbir alakası yokmuş gibi bakıyorlar. Oysa sağcı olsun, solcu olsun insanlarımızın dini kökenleri, geçmişlerini bilmeleri çok önemli. Böyle bir kökü var herkesin. Nereden gelirse gelsin. Bu kökü ortaya çıkaralım diye biz sadece burada değil Muğla’nın üç ayrı bölgesinde şuan da restorasyon çalışmaları var.”
Tarihi yapıların ayağa kaldırılması için harekete geçmesi gereken her yeri harekete geçirdiklerini belirten Milletvekili Özden, “İki türbe ve caminin ihalesini yaptık. Gördüğünüz gibi çalışmalarda başladı. Allah’ın izniyle cami ve türbelerin dışında, burada bir tane hamam var. Hem o hamamı, hem de buraya gelen ziyaretçilerin kaldığı bir mekân var. Onların da yağhane ile birlikte rölevelerini yaptırıp, restorasyon projesini hazırlatıp inşallah bu yıl içerisinde inşaatın ihalesine çıkabilmeyi ümit ediyorum. Aslında burası bir külliye. Cami var, hamam var var, medrese var. Buradaki yaşamı ayakta tutabilmek için kurulmuş yağhane var. Burasının restorasyonunu, peyzajını tamamlayıp, avlu duvarıyla her şeyiyle burayı bir ziyaretgah haline getirmeyi düşünüyoruz.” diye kaydetti.
İKİZ TÜRBE
Türbenin kitabesinden, hicri 1025-1035 arasında yapıldığı anlaşılmaktadır. Osmanlı dönemi türbe yapısının nadir örneklerindendir. Türbe köyünün nasıl kurulduğuna dair halk arasında var olan inanca göre tam bilinmeyen bir tarihte Horasan, ya da Buhara’dan geldiğine inanılan Pir Ahmet Çelebi isimli bir zatın, beraberindekilerle buraya yerleştiğine inanılır. Pir Ahmet Çelebi, kendi adıyla anılan bir de zaviye yaptırmıştır. Büyük ihtimalle vefatından sonra kendisi için yaptırılan ve ismiyle anılan türbeye defnedilmiş olmalıdır ki burada yattığına inanılır. Pir Ahmet Çelebi Zaviyesi’nin varlığına dair yazılı belgeler bulunmaktadır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.