İKİZ TÜRBE AYAĞA KALKIYOR « Hamle Gazetesi

İKİZ TÜRBE AYAĞA KALKIYOR

Bu haber 16 Ağustos 2012 - 0:00 'de eklendi ve 852 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Milas’ta antik kent Labranda yakınlarındaki bölgede 9 köyün “Türbe Köyleri” diye anılmasına neden olan “İkiz Türbe” nihayet ayağa kalkıyor.
Dünkü yazımda vurguladığım gibi türbenin yakınındaki tarihi caminin imamlığının yanında, türbenin ve bir bakıma köyün “bekçiliğini” yapan Abdullah amcanın oğlu Ali Demir mücadeleyi 80’li yıllarda başlatmış. Elinde yazışma belgeleri ile dolu bir torbayla dolaşıyor!
Ali Demir ikiz türbenin restore edilmesi için ilk başvuruyu 1986 yılında yapmış.
Yapmış da ne olmuş?
İzmir 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu 1992 yılında türbe ve cami ile çevresindeki yapıları tescillemiş.
Tescillemiş de ne olmuş?
Yıl 2012… 20 yıl geçmiş…
 
xx     xx     xx
Hep böyle olmadı mı?
Nerede bir tarihi yapı, kültür varlığı varsa tescillendi mi koruma altına alınmış oluyor! Ama korunmuyor, kaderine terk ediliyor. Yakılıyorlar, yıkılıyorlar. Unutulup, metrukleşiyorlar…
Bin yıllık İkiz Türbe ile muhtemelen kendisinden daha yaşlı olan çevresindeki cami, misafirhane, hamam, yağhane (zeytinyağı imalathanesi) ve iki medrese de öyle olmuş. Türbelerden biri çökmüş, öteki de çökmek üzere…
Bari röleve ve restorasyon projeleri çizilmiş olsa veya hiç değilse birer kare fotoğrafları çekilmiş olsaydı!
Bu gün yapılacak olan iş daha kolay olurdu. 20 yıl önce tescillemişler gitmişler…
 
xx     xx     xx
Ali Demir yılmamış. Nereye başvurulacaksa oraya başvurmaya devam etmiş. Bir dönemin Kültür Bakanı Yüksel Yalova da ilgilenmiş, ama…
Tabi bürokrasi ile yıllardır cebelleşen sadece Ali Demir değil. İlginçtir iki yıldır da Milletvekili Özden mücadele ediyormuş bürokrasi ile… Derdini anlatamamış. Türbe’de yapılan iftar yemeğinde, olup bitenleri, daha doğrusu bitmeyenleri anlatırken “Sağ olsunlar sonunda Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü O. Murat Süslü ile Milas Müze Müdürlüğü ve hocalarımız sahiplendi.” diyordu.
Birisi oradaki kültür varlıklarının “Vakıflar Genel Müdürlüğü”ne devrinden söz etti. “Aman ha..” dedim. Vakıfların Koruma Kurulları’ndan farkı mı var? Bu iş o zaman 20 yılda Vakıflarda bekler!
Sanki mübarekler “korumak” için değil, “engel çıkmak” için kurulmuşlar. Bari var olanı olduğu gibi koruyabilseler!
 
xx     xx     xx
Akademisyenliğinin yanında İlköğretim Genel Müdürlüğü ile bürokrasi deneyimi de bulunan Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özden çözümü çoktan kafasında oluşturmuş. “Türbe ile camiyi Muğla İl Özel İdaresi Katkı Payı Fonu’ndan restore edip, sonra Vakıflara devredebiliriz.” dedi.
Doğrusu da bu… Belediyelerce tahsil edilen emlak vergilerinden yüzde 10’luk pay il özel idarelerindeki katkı payı fonuna aktarılıyor. O ildeki kültür varlıkları Vali’nin oluru ile bu fondan restore ediliyor. Nitekim Muğla Belediyesi’nin ayağa kaldırmakta olduğu tarihi Arasta ile Milas Belediyesi’nin ayağa kaldırmakta olduğu Çöllüoğlu Hanı, bu kaynaktan sağlanan paralarla restore ediliyor.
İkiz Türbelerle, tarihi Caminin restorasyonuna neden bu fondan kaynak aktarılmasın?
Milletvekili Özden’in, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü O. Murat Süslü’nün ve Milas Müzesi’nin gösterdiği hassasiyeti Muğla Valisi Fatih Şahin de gösterecektir.
 
xx     xx     xx
O gün orada “hocalara” baktım. Hepsi arkeologdu, bir de “sanat tarihçi” vardı, ama Osmanlı, Selçuklu, İslam eserleri ile ilgili “arkeolog” yoktu. Bu alanda arkeolog yetiştiriliyor mu bilmiyorum, ama İkiz Türbelerle oradaki kültür varlıklarını ayağa kaldıracak hocalardan Prof. Dr. Kadir Pektaş Beçin Kalesi kazısını yürütüyor. Bu bakımdan “Türbe Köyü” şanslı… Kim bilir belki burada oluşacak “ekip” Şahidi Külliyesi, Muğla Şeyh ve Kurşunlu Camii düzenlemeleri için de bir şans olacaktır.
Ancak bu ekibe bir de restoratör mimar gerekir. Umarım dışarıda aramaya kalkışmazlar. Muğlalı Restoratör Y. Mimar Ertuğrul Aladağ bu iş için biçilmiş kaftan.
Tabi işe başlanabilmesi için, buradaki kültür varlıklarını 20 yıl önce tescilleyen Koruma Kurulu’nun yapmadığı Röleve ve Restorasyon Projelerinin yapılması gerekiyor. Bu iş İl Kültür Turizm Müdürlüğü’ne verildi. İl Müdürlüğü’nün elini çabuk tutmasında yarar var. Y. Mimar Aladağ’dan bu konuda da yararlanılabilir…
 
xx     xx     xx
Doğrusu Milletvekili Prof. Dr. Özden’in geçtiğimiz günlerde bize yaptığı “iftar sürprizi” tam bir sürpriz oldu. Keyifli oldu. Kendisinin dediği gibi “yerin altındakilerle üstündekilerin buluşturulmaları” ve hatta “barıştırılmaları” gerekiyor. Bunun adımı Türbe’de atılıyor… Umarım ikinci adım bir an önce Şahidi’de atılır…
O gün Türbe’den ayrılırken 87 yaşındaki Abdullah Demir türbeler ayağa kaldırılmadan ölmek istemediğini belirtip “Bu cami ve türbe, bin yıllık miras. Zamanla türbelerden birisi tamamen yıkıldı, diğeri de yıkılmak üzere. Camimize, mahallede kimse kalmadığı için imam da atanmadı. 60 yıldır kapısına kilit vurdurmadım, imamlığı kendim yaptım ve ibadete açık tuttum.” derken, “Bir isteğin var mı?” diye sorduğumuz 85 yaşındaki eşi Ayşe teyze ise “Burayı imar edin yeter.” diyordu.
Hadi bakalım…
(16.08.2012)

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.