“İhtiyarlar Heyeti CHP” « Hamle Gazetesi

“İhtiyarlar Heyeti CHP”

Bu haber 15 Kasım 2015 - 22:29 'de eklendi ve 1.475 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Hamle’nin internet sitesinde yer alan yazılarıma sizlerden gelen yorumları yine sizlerle paylaşmak hoşuma gidiyor. Ki internetteki yorumları gazete okurlarımız görmüyorlar.

10.11.2015 tarihli “CHP Kurultayı ve Muğla” başlıklı yazıma Ayla Ak adında okurum yorum ve katkıda bulunmuş.

Siz o yazımı 11.11.2015 tarihli kabul edin. İlkay Yıldız arkadaşım siteyi gece 24.00’den önce yenilediğinden tarih bir gün öncenin tarihi olarak çıkıyor.

Bakalım sevgili İlkay bir çare bulabilecek mi?!

 

xx           xx           xx

Ayla Ak yorumunda CHP’yi “İhtiyarlar Heyeti” olarak tanımlamış. Şöyle devam etmiş:

“CHP’nin başına Selin Sayek Böke çok yakışır. Dünya ölçeğinde tanınan, bilinen bir insan… Genç, güzel, albenili, dinamik, birikimli, karizmatik, medyatik… Kısacası liderlik için her türlü alt yapısı var. İhtiyarların ve erkeklerin partisi olan CHP bunu kaldırabilir mi?

Sonra Prof. Dr. Örsan Öymen, ailesiyle geçmişiyle uluslararası ölçekte tanınan o akademik çevrelerin aranan ismi. Selin Sayek Böke’de sıraladığım özellikleri taşıyan, enerjik, Sayın Davutoğlu’nun karşısına çıkabilecek donanım ve birikimde. O’ndan daha genç bir lider olarak her ikisi de CHP’nin başına yakışır.

Önlerindeki tek engel CHP İhtiyar Heyetidir.”

 

xx           xx           xx

Ayla AK’ın sözlerine bir katkı da ben yapayım. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Doç. Dr. Selin Sayek Böke ODTÜ İktisat’ı birincilikle bitirmiş, Bilkent Üniversitesi’nde hocalık yapmış bir bilim insanı.

Doç. Dr. Böke Turkishtime’ın 2015 Ağustos sayısında “Gelecekte dünyanın on yıldız genç iktisatçılarından biri” olarak gösterilmiştir.

Anket yapsalar CHP’ye oy verenlerin bile büyük bölümü Doç. Dr. Böke’yi tanımıyordur!

CHP kadınların ve gençlerin önünü nasıl açacak bilemiyorum…

 

xx           xx           xx

Ortada 3 “erkek” aday var. Allah için ikisi genç: Umut Oran ve Mustafa Balbay… Bir de esnafla kavga eden hala “sertliği” politika sanan Muharrem İnce var.

CHP, CHP’nin barajını Kılıçdaroğlu ile geçemedi, Muharrem İnce ile geçecek!

Umut Oran, Kılıçdaroğlu ile geçtiğimiz günlerde ne görüştüler bilmiyoruz. Bakarsınız çekilir…

Bir de ben Genel Başkanlık talebini Tuncay Özkan’dan beklerdim de Mustafa Balbay’dan beklemezdim. Şimdi bu 3 isim çıkıp “Selin Sayek Böke’yi kurultaya öneriyoruz” deseler güzel olmaz mı? Olmaz…

Bu noktada denilebilir ki “Selin Böke çıkıp aday olsun…

Tabi, O’nun da sonu Emine Ülker Tarhan’ın sonu gibi olsun!

İhtiyarlar ve erkek partisi CHP…

 

xx           xx           xx  

MHP’nin de bu anlamda CHP’den çok farkı yok. CHP’de ki kurultay ateşi MHP’de de yanmaya devam ediyor.

Bahçeli de kararlı görünüyor, ama bu defa parti içi muhalefette oldukça kararlı…

Seçimden önce partiden atılan Sinan Oğan mahkeme kararı ile geri dönüp adaylığını ilan etti.

Peki, Olağanüstü Kurultay için gerekli imzayı bulabilir mi? Oğan sevilen bir isim, yeter imza toplaması zor görünüyor…

Buna karşılık seçimden önce Sinan Oğan gibi Bahçeli’nin hışmına uğrayan Meral Akşener yeterli imzayı bulabilir diyenler ise hiç de az değil…

MHP 24. Dönem Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergün ile görüştük. Meral Akşener’in bu hafta adaylığını açıklayacağını belirterek şöyle dedi;

Sayın Akşener olağanüstü kurultay için gerekli imzayı toplayacaktır. İl il dolaşacağız. MHP çatısı altında parti içi demokrasinin olduğunu herkes görecektir. Meral Akşener ile tüm milliyetçi oylar MHP’de toplanacaktır.” dedi.

Peki, Meral Akşener MHP Genel Başkanlığı’na yakışır mı? Yakıştıran öteden beri oldukça çok… Peki, Doç. Dr. Selin Sayek Böke’ye CHP Genel Başkanlığı yakışmaz mı?

Ne güzel olur… Siyasete nezaket gelir. Belki de demokrasi önce kadın eliyle partilerde yeşerir…

 

xx           xx           xx

08.11.2015 tarihli “AK Parti ve Doku Uyuşmazlığı” başlığını taşıyan yazıma da Ahmet Tan Karaosmanoğlu’ndan yorum gelmiş.

O yazımda sevgili Ahmet’in sevgili eşi Canan’ın bebeklerine uzun ömür dilerken, AK Parti’nin Muğla’da aday belirleme yeteneksizliğinde ne kadar mahir olduğunu anlatıp, bütün partilerin aday belirlerken Muğla dokusuna uyan isimler bulmalarında yarar olduğuna vurgu yapmıştım.

Muğla siyasetinde doğru isimlerin giderek siyasetten uzaklaşmaya başladığına dikkat çekmiştim.

Karaosmanoğlu’da yazıma yorumunda şunları söylemiş:

Özcan Ağabey Muğla benim kaderim. Biliyorsun Muğla’ya yararlı olabilmek için siyasetçi olmaya gerek yok. Tek yapılması gereken bireysel yaşamamak ve düşünmemek. Şu an için Muğla’da kısıtlı zamanlarda bulunabilsem de inan Muğla için çok uzak ta değilim. Acil olarak sağlığına kavuşmanı diliyorum. Seninle yapılacak daha çok şeyimiz var.

Evet, Gadın Moğlam için yapılacak çok iş, alınacak çok yol var. Ömrümüz, gücümüz yeter inşallah… Siyasetçilerin Muğla sevgileri de tartışılır.

 

Xx          xx           xx

06.11.2015 tarihli “Gecikmiş Bir Yazı” başlıklı yazıma da “İİBF/KKTC” rumuzlu okurumda şu katkıları yapmış:

1-29 Ekim akşamı ve bir önceki fener alayının olduğu iki kutlamada (sanıyorum 19 Mayıs ve 30 Ağustos olsa gerek) havai fişekler eski otogardan taksi durağının yanında kotu yola göre alçak gelen kısmında atıldı. 2-Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Gürün ve Menteşe Belediye Başkanı Gümüş ile CHP’li milletvekillerinin meydana gelmesi ile fener alayı başladı. Fener alayının sonunda Sayın Gürün’ün konuşması ardından havai fişekler atıldı. Yani belediye başkanları resepsiyonda değil alandalardı. 3-Ramazan davulu konusunda %100 size katılıyorum ve o geleneğin unutulmaması için hiçbir çaba harcanmamasını hatırladıkça çok rahatsız oluyorum. 4-Muğla coğrafi yapısından dolayı havai fişekler 1 iken 5 algılamamıza sebep oluyor. Hatta bazı sokaklarda arabaların alarmlarının çalmasına sebep oluyor.

 

xx           xx           xx

Kimine dar gelen, kimine bol gelir. Bu da öyle oldu. Havai fişekle ilgili şikayetimi yinelediğim yazıma “İİBF/KKTC” rumuzlu okurumla birlikte Zafer Karadağ dostum yorum yapmış. “Beterin beteri vardır Sevgili Özcan. Ya biz ne yapalım?” demiş.

11 yıldır yaşamını sürdürdüğü Çin’de düğün, bayram, festival, gelenek vs. sebeplerle neredeyse her gün binlerce havai fişeğin patlatıldığını belirterek şöyle devam etmiş:

Bazen sabahın köründe başlayıp, gece yarısını geçtikten sonra susan o dayanılmaz gürültüye hala alışamadık. Gadın Moğlam’ın gürültüsüne bile kurban olurum. Hadi artık kurtul şu alçılardan da evine git, çarşamba akşamından kurulmaya başlanan Muğla Pazarı’nın seslerini bile özlemişsindir. Ben çok özledim. Tekrar geçmiş olsun kardeşim. Allah beterinden saklasın. Şangay’dan selam ve sevgiler.

Evet, beterin beteri var. Zafer kardeşim bir gün Muğla’ya döndüğünde inşallah Açık Pazar yerini yerinde bulur!

Her şey yerli yerinde güzel olur inşallah…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Ahmet Tan Karaosmanoğlu 16 Kasım 2015 / 15:36

Özcan abi,
CHP kurultaya gidiyor,MHP kurultaya gidiyor.Düşüncemi söyleyeyim.Siyasetçilerimiz malesef Matematik bilmiyor.Bunun en güzel örneğini Menteşe Belediye başkanlığı ön seçiminde gördük.5 yıldır İlçe başkanlığı yapmış bir arkadaşı ön seçimde yenmek için 6 aday çıktılar:))tam sayısını hatırlamıyorum ama 2200 kişinin oy kullanacağı bir seçimde 6 aday olarak ortaya çıkarak matematik bilmediklerini gösterdiler.5 yıl ilçe başkanlığı yapmış birisinin kendisine oy verecek en az 500 delegenin olacağını kalan 1700 kişiyide 5 kişiye bölerek bu sayiyi geçemeyecekleri matematiksel gerçeğini göremediler.Bunu niye söylüyorum,Kılıçdaroğlu kaç yıldır genel başkan?ve karşısına kaç aday çıkıyor?Yani karşısında konsorsiyum yapılan tek aday çıkmazsa kurultay boşuna.
Evet siyasetçilerimiz Muğlayı severmı bilmem.Bildiğim şey Muğla Büyükşehir belediyesi Menteşe ilçesini ve halkını sevmiyor.En basit örnek;Hafta sonu marmariste kordonda bir tabela gördüm.-Muğla Büyükşehir Belediyesince araba park etmek serbest ve ücretsiz-yazılıydı.Peki Muğlalılar yol kenarlarına park etmek için niye bedel ödüyor?Tabi bunu araştırmakta Muğlayı seven diğer siyasetçilere düşüyor.Tabi Muğlayı ve Muğlalıları seviyorlarsa!