İhracatın Yeterli Olduğu Söylenemez

Bu haber 03 Eylül 2014 - 23:59 'de eklendi ve 890 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Türkiye’nin ihracat bağlamında ön plana çıkan ürünlerinden birinin kültür balıkçılığı olduğuna şüphe yok.

Aksini düşünmek olası değil.

Ortaya çıkan rakam her şeyi açıklıyor.

Eğer, ilgili ve de yetkililerin yaptığı açıklamaya göre 67 ülkeye balık ihraç ediliyorsa, daha başka ne söylenebilir.

Bu da bir gerçeği gözler önüne seriyor.

Türkiye’nin Kültür balıkçılığı bağlamında elde ettiği döviz miktarı, ihraç edilen diğer ürünler arasına girdiğidir.

Her ne kadar, yıllık 25 milyar dolar civarında girdi sağlanan turizm gelirleri seviyesine çıkamasa da her geçen gün ihracatın artması, gelecek adına ümit veriyor.

Şayet daha bilinçli çalışma sergilenirse, ihraç edilen ülke sayısı artacak.

Beraberinde çok daha fazla girdi sağlayacağız demektir.

Bu da ülke ekonomisine küçümsenmeyecek katkı sağlayacağı anlamına gelir.

Tabi daha bilinçli hareket edilirse!

***

Daha bilinçli çalışma sergilenmesi derken, mutlak surette yerine getirilmesi kaçınılmaz kriterler söz konusudur.

Bir kere, yıllardan bu yana hala tam olarak çözüm bulunamayan yer konusu, henüz açıklığa kavuşturulmuş değil.

Zira, Kültür balıkçılığı itibariyle ülkemizde ilk sırayı alan iller arasında yer alan Muğla’da bu sorun hala devam etmektedir.

Söz konusu balıkçılığın daha yoğun olarak yapıldığı Milas ve Bodrum kesiminde, işletme sahiplerinin tamamı henüz belirtilen yerde konuşlanmayı tamamlayamadı.

Bu nedenle bir süre öncesine kadar, bir kargaşa devam edip gidiyordu.

Neyse ki tam olmasa da ortak bir noktada anlaşma sağlandı ve kültür balıkçılığını meslek edinenler, süreci içerisinde kafeslerini belirtilen noktalara taşımaya başladılar.

Yapılan açıklamaya göre kısa bir süre sonrasında sorun ortadan kalkacak.

Yine de bekleyip göreceğiz.

Bakarsınız, sorun tamamen giderilir.

Değilse, daha da sürüncemede kalacağında şüphe yok.

***

Bu arada, kültür balıkçılığın yoğun olarak yapıldığı yer sadece Milas ve Bodrum ilçelerinin kıyı kesimlerinde değil.

Marmaris ilçesinin Hisarönü, Hisarardı ve Karacasöğüt köylerinde de yapılmakta.

Ne var ki, kültür balıkçılığının belirtilen noktalarda yapılması karar altına alınınca, söz konusu yerlerde bir tür işletmeler yok denecek kadar azalmıştır.

Bunda, ilgili bakanlığın getirdiği müeyyidelerin içinden çıkılmaz bir sorun yarattığıdır.

En azından, aynı işle meşgul olan işletme sahiplerinin açıklamaları bu yönde.

***

Burada asıl üzerinde durulması gereken temel nokta, üç tarafı denizlerle çevreli ülkemizde, kültür balıkçılığın daha reel değerler içermesini sağlamaktır.

Bunun da yolu, daha bilinçli şekilde hareket etmekten geçer.

Eğer, yıllardan bu yana yer konusunda bir kargaşa yaşanmasaydı, şüphe yok ki çok daha fazla ihracat yapılır.

Beraberinde o oranda döviz elde edilirdi.

Ama yapamadık.

Bir yerde umduğumuz yerden geç geçtik.

Oysa bir konsensüs sağlanmış olsaydı, vurguladığım gibi bugün elde edilen döviz tutarının çok ötesinde rakamlardan söz edilirdi.

Zira, ortaya sürülen rakamlar yadsınamaz.

67 ülkeye balık ihraç etmek, sıradan bir olay değildir.

Sonra dünyada kaç ülke böyle bir avantajın sahibidir?

Öyleyse asıl olan, kültür balıkçılığının yerinde ve rantabl şekilde değerlendirilmesidir.

***

Bu durumda ister istemez bazı sorular gündeme geliyor.

Kültür balıkçılığından elde edilen döviz tutarı, günümüz koşullarında önemli bir meblağ içerdiğine göre, ne yapılmalı?

Ne tür bir yol izlenmeli de çok daha fazla girdi sağlansın?

İlişkin olarak hem bizatihi devlet, yanı sıra kültür balıkçılığını meslek edinenler kazançlı çıksın?

Ve de karşılıklı şikâyetler ortadan kalksın.

Bu konuda atılması gereken ilk adım, yer belirsizliğinin tamamen ortadan kalkmasıdır.

Zira yıllar boyu, kültür balıkçılığının nerede yapılacağı çok tartışıldı.

Bakanlık yer gösterdi.

Balıkçılar itiraz ettiler.

Onlara göre, yer değiştirilmesi beraberinde önemli maliyetler getirirdi.

Buna karşın ilgili bakanlık da haklıydı.

Kültür balıkçılığın yapıldığı alanlarda denizler kirleniyordu.

Sonra bu durum, çevre sakinlerinin şiddetli itirazlarına neden olmaktaydı.

Denizlerin kirlenmesi yanında, çevreye pis kokular yayılıyordu.

İşte ortaya çıkan bu sorunlar yüzünden, kültür balıkçılığının nerede yapılacağı hususu yıllarca uzun tartışmalar yarattı.

Nihayet belirttiğim gibi bakanlık, kültür balıkçılığının yapılacağı merkezin Bodrum açıkları olacağını karar altına alır.

Artık, yapılacak bir şey yoktu.

Tek çare, kafeslerin belirtilen noktaya taşınmasıydı.

Bugün baktığımızda sorunun önemli ölçüde giderildiğini gözlüyoruz.

Beklentiler tamamen giderilmesi.

Sizin bu denli avantajınız olacak.

Kültür balıkçılığı ihracatınızda önemli yer tutacak.

Buna karşın daha reel rakamlar elde etmekte zorlanacaksınız.

Bunun bir başka açıklaması umduğumuz yerden geç geçmektir.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.