İHANET EDERSİNİZ

Bu haber 24 Haziran 2013 - 21:27 'de eklendi ve 1.085 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

20 Haziran tarihli gazeteniz Hamle’nin manşetinde yer alan haberle bütünleşen bir görüntü dikkatlerden kaçmamıştır.
Kaçması mümkün değil.
Hilkat garibesi gibi duruyor.
Peki o görüntü nemi?
Eşsiz doğası ve kendine özgü mimarisiyle tüm dünyanın hayranlığını kazanan Akyaka’da 8 katlı bir binanın silüveti.
Evet yanlış değil.
Dünya harikası bir cennet köşesi Akyaka Beldesi adına düşünülen yeni imar planının gerçekleşmesi halinde, bu tür görüntüler hakim olacak.
Düşünün ki, bugüne değin hiç kimsenin aklından geçmeyen, dolayısıyla cesaret edemediği bir girişim, dünya cennetini adeta cehenneme çevirecek.
Şayet, düşünce safhasında olan proje uygulamaya konursa, Akyaka da betonlaşmadan nasibini alacak.
Sonrasında ara ki herkesin imrenerek baktığı Akayaka’yı bulabilesin.
Bulamazsınız.
Artık sakil bir düşüncenin ürünleri vardır.
Oysa aynı Akyaka, “Kentsel Sit Alanı” ilan edilen bir sayfiye merkezidir.
Bu da yetmez.
Ardından “Doğal ve Arkeolojik Sit Alanı” ilan edilmiştir.
Yanı sıra rahmetli Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde “Özel Çevre Koruma Bölgesi” olarak tescillenmiştir.
Sonrasında da yavaş kent (Slow Ctiy) unvanını.
***
Peki, böylesine koruma altındaki Akyaka Beldesi adına gerçekten bu tür bir girişim gerçekleşir mi?
Ünü dünyaca bilinen rahmetli Nail Çakırhan’ın yarattığı, dolayısıyla gelecek kuşaklara armağan ettiği Akyaka, beton yığınlarına mahkum olur mu?
Hal böyle olunca, beldenin asıl sahipleri, bilhassa Belediye Başkanı Ahmet Çalca ve meclis üyeleri ne diyor?
İlişkin olarak beldede konuşlanan halk.
Sessiz mi kalıyorlar?
Yoksa bir direnişe geçtiler mi?
Şimdi sıkı durun.
Böylesine özelliklere sahip dünya cennetinin konumunu dikkate almayan Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, beldenin bir bölümünde arazinin eğiminden yararlanılarak 8 katlı imar düzeni getiriyor.
Şayet plan uygulamaya konursa, söz konusu alanda TOKİ benzeri konut üretimi gerçekleştirilecek.
Edindiğimiz bilgiler bu doğrultuda.
Bunun üzerine harekete geçen Belediye Başkanı Ahmet Çalca;
“Bu Akyaka’nın bağrına sokulmuş bir hançerdir”
Birileri buradan kısa süreli kazanç sağlayabilir ama beldemiz biter diyor.
Böylesine akıl almaz girişim üzerine Akyaka halkı da boş durmuyor.
Belde sakinleri topluca Atatürk Meydanına yürüyerek tepkilerini şu sözlerle dile getiriyor.
“Akyaka sakindir, sakin kalacak”
Başkan Çalca, sadece yerleşik halk değil tatil için Akyaka’ya gelenlerinde tepki göstermesi üzerine diyor ki;
9 ay sonra Muğla Büyükşehir olunca beldemiz kapanıyor. Ula’nın Mahallesi haline geliyor. Yeni yönetimlerin elinde Akyaka daha fazla direnemez ve betonlaşabilir.
Oysa belediye olarak en fazla 2.5 kat için halkımızı ikna ettik. Şimdi ise Ankara’dan gelip 8 kat yapı dikecekler. Bu hem Akyaka’lılara haksızlık hem de doğaya ihanettir.
Başkan Çalca, görüşlerini bu şekilde açıklarken belediye olarak resmi girişimlerde bulunduklarını da ifade ediyor.
Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığının resen yaptığı Nazım İmar Planı değişikliğini belediyemizde askıya çıkardık. Akabinde halkımız gerekli itirazlarını yaptı.
Konuşmasını sürdüren Çalca, bir önemli hususun altını çizerken, kahrolmamak elde değil.
Askı süresinin dolmasının ardından Akyaka Belediyesi İmar Komisyonu da gerekli itirazı Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığına yaptı.
60 günlük sürenin dolmasına rağmen itirazımız değerlendirmeye alınmadı. İkinci 60 günlük süre de bir ay sonra doluyor. O zamana kadar olumlu bir sonuç gelmezse İdare Mahkemesinde dava açmak hakkımız doğuyor.
Şimdi…
Eğri oturup doğru konuşalım.
Dünyanın şu veya bu nedenle tarumar edildiği süreçte, kainatta kaç tane Akyaka var?
Ben söyleyeyim, bir elin parmakları kadar.
Buna karşın, burasını da beton yığınlarıyla kaplamak, Akyaka’ya ihanet değilse nedir?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.