İdeoloji ve Seçim Kampanyaları

Bu haber 23 Nisan 2015 - 22:36 'de eklendi ve 1.223 kez görüntülendi.
Ünal Bozyerunalbozyer@hamlegazetesi.com.tr
Sosyolojik Bakış

Türkiye seçim sürecine doğru hızla yol alırken partilerin programları, seçim beyannameleri ve vaatleri ortaya çıktı. Lafı eğip, bükmeden fazla uzatmadan bu seçimler için kampanyaların birbirine çok yaklaştığını, ideolojik farklılıkların azaldığını söyleyebiliriz. Milletvekili aday listelerinin kesinleşmesiyle birlikte liderler meydanlara inecek, 7 Haziran’a kadar gündem giderek ısınacak. Artık bu süreçte kampanyaların etkisi ve gücü seçmenler üzerinde etkili olacaktır.

Seçim kampanyaları bir başka ifadeyle propaganda, seçmenleri yönlendirmeyi amaçlar. Partiler ideolojik yapılarına uygun olarak kampanya yürütürler, program açıklarlar. Özellikle ideolojik partiler bu kampanyalar sırasında geniş halk kitlelerine kendilerini ifade etme imkânı bulurlar ve fikirlerini yaymaya çalışırlar. İktidara gelmek için çaba harcayan partiler ise ideolojik birikimleriyle örtüşen kampanyalarla seçmenlere ulaşırlar. Liderler ülke genelinde, adaylar da seçim bölgelerinde kitlelerin duygularını, bilinçlerini ve alışkanlıklarını yönlendirdikleri oranda başarılı olurlar.

İktidar iddiası taşıyan partiler her seçim döneminde seçmenleri yeni bir gelecek beklentisine hazırlarlar. Siyasetçi halkın taleplerini toplar, siyasi görüşü doğrultusunda talepleri yeniden üretir, uygun bir siyasi dille taleplere uygun kampanya yürüterek seçmenleri ikna ederek talepleri oya tahvil eder. Seçim bildirgeleri kitlelerin nabzını tuttuğu oranda, bireysel ve toplumsal beklentileri siyaset diline taşıdığı kadar başarılı olur.

Siyasal partiler ideolojik açıdan kendilerini konumlandırdıkları alana uygun olarak kampanya yürütürler. Yani liberal bir parti doğal olarak bireyi önceleyen, devleti küçültmeyi hedefleyen girişimciliği destekleyen bir politika izler, seçim kampanyasını da bu temeller üzerine oturtur. Seçmenlerin taleplerini yine bu doğrultuda şekillendirir. Partinin mevcut siyasal tabanının beklentisini de karşılayan seçim beyannameleri seçmen kitleleri tarafından daha tutarlı ve inandırıcı rol oynarlar. Siyaset bilimciler ve siyasi çevreler partilerin seçim bildirgelerini veya beyannamelerini bu açılardan değerlendirirler.

Buna göre seçimlerde iddialı olan partilerin beyannamelerine bakıldığında ideolojik farklılıkların ortadan kalktığı, partilerin vaatlerde birbirlerine oldukça yaklaştıkları gözlenmektedir. Bu durum hangi partiye avantaj sağlar sorusuna cevap aramadan evvel partilerin yeni bir açılıma yelken açarken bireye, topluma ve devlete yönelik bir manifesto açıklamalarının önemine dikkat çekmek isterim. Kısacası partinin isminde Barış kavramının yer alması o partiyi barış partisi yapmaz. Toplumsal barışa verdiğiniz önemi, barış için atacağınız adımları yine uygun bir dille topluma açıklayabildiğiniz oranda barış partisi olma yolunda başarılı olursunuz. Aksi takdirde inandırıcılık sorunu yaşarsınız.

Küreselleşmenin tüm alanları etkilediği günümüzde neoliberal politikaları sorgulamayan parti veya partiler sol parti olabilir mi? Geçmişte popülizmle seçim kazandığı için suçladıkları parti ile vaat yarışına girmek başarı getirir mi? Ne yapalım seçmen makarnaya, kömüre oy veriyor tespiti acaba oy verme davranışını yeterli düzeyde açıklıyor mu? Bu sorular 8 Haziran’da yanıtını bulacak.

İktidar partisi ise dördüncü iktidar dönemine hazırlandığını açıkladığı detaylı seçim beyannamesinde ortaya koyuyor. Üç dönemdir uyguladığı ekonomik ve siyasi politikalarında temel çizgiyi koruyacağını açıklayarak, seçmen üzerinde siyasi istikrar ve güven duygusu oluşturuyor. Yeni anayasa ve başkanlık sistemi ise ülke geleceği açısından yeni bir inşa sürecini çağrıştırıyor. Uygulanan ekonomi politikalarına muhalefetin eleştiri getirmeyip benzer ekonomi politikaları izleyeceğini ilan etmesi iktidar partisinin elini güçlendiriyor.

Sonuç olarak siyasi partilerin siyasi cepheleşme ve kamplaşmadan uzak siyaset izlediği ender görülen seçim süreci yaşıyoruz. Şimdilik seçim bildirgeleri ve söylemlerinden anlaşılan durum bu. Liderlerin meydanlarda sergileyeceği performans süreç üzerinde bakalım nasıl etkili olacak.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
reşat öztepe 25 Nisan 2015 / 18:10

Ünal Hocam; Yazılarınızı sürekli okuyorum. Oldukça içi dolu dolu feyz alınabilecek kapasitede yazılar kaleme alıyorsunuz. Çok şey öğreniyorum naçizane birkardeşiniz olarak. Eline sağlık. Gönlüne sağlık. Bileğine sağlık. sevgi ve hürmet.