İdealler Geri Plana Mı Atıldı?

Bu haber 10 Ocak 2014 - 9:23 'de eklendi ve 886 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İSMAİL ATASEVER
Acaba diyorum!
Acaba değişen ne oldu da insanımız ve de siyasi teşekküllerin sahip olduğu ilke ve prensipler, günümüz koşullarında geri plana atıldı?
Bakıyoruz kişiler bazında, yıllarca bir siyasi parti ile özdeşleşen niceleri, düşüncesinin tamamen tersi bir partiye geçmekte beis görmüyor.
Hani, özde aynı ilkeleri paylaşan partiler arasında gidip gelmeler olsa neyse.
Ama, tamamen taban tabana zıt eğilimlerin gözlendiği partilere tercihler olunca, düşünmeden edemiyorsunuz.
***
O takdirde kendi kendimize soruyoruz.
Değişen ne oldu da, daha dün birbirlerini kesmeye bıçağı olmayan siyasi teşekküller arasında bugün tam tersi tercihler olmaktadır.
Sonra bu eğilim sadece bize özgü mü?
Yoksa dünyanın her ülkesinde benzer tercihler olmakta mıdır?
Elbette pek çok ülkede kişiler, eğilimleri doğrultusunda tercihte bulunmaktadırlar.
Ne var ki, bizdeki gibi olduğunu sanmıyorum.
Türkiye’de, özellikle 12 Eylül 1980 öncesinde, siyasi teşekküller arasında yer değiştirmeler, istisnai bir durum teşkil etmekteydi.
Ama o tarihten sonra, sanki sıradan hale geldi.
Hal böyle olunca nedenini düşünüyor ve bir karara varıyorsunuz.
Gelinen noktada asıl olan ülkeye hizmet ise hangi parti çatısı altında olduğunuz önemli değildir.
Değil mi ki halkın iradesi neticesi kişilere, siyasi teşekküller ve parlamento çatısı altında görev tevdi edildi.
Asıl olan hizmettir noktasından bakılıyor olmalı ki, dün bir başka partide görev yapanlar, bir süre sonra başka partiye geçiveriyor.
Bu durumda ilginç olan ne biliyor musunuz?
Bu tür eğilimlerin, vatandaşımız tarafından pek yadırganmıyor olması.
Oysa, belirttiğim süreçte yani 12 Eylül 198 öncesinde olsa, böyle bir eğilimde olanlar, ihanetle suçlanırdı.
O kişilerde ne ilke ne prensip hak getire denirdi.
Hatta dışlanırlardı.
Bugün yer değiştirmeler adeta sıradanlaştı.
***
Peki bu durum normal mi?
“Siyasetin doğasında saklı olan, ait olduğu partinin ilkelerine bağlılık esastır” düsturu, günümüz şartlarında geçerliliğini yitirdi mi?
Tabi bu sorunun yüzde yüz karşılığını vermek mümkün değildir.
Birileri parti değiştirirken çıkarlarını gözetmiştir.
Ve ya ait olduğu parti bünyesinde anlaşmazlığa düşmüştür.
O zaman, tercihini başka partiden yana kullanmakta sakınca görmüyor.
Bazıları da, ülkeye hizmet etmenin bir başka partide daha mümkün olacağını inancıyla hareket etmiştir ve etmektedir.
Bir başka nokta, ülkenin değişik zamanlarda ihtilallere maruz kalıp, partilerin kapatılması sonrasındaki durumdur.
Dolayısıyla içinde siyaset yapma eğilimi olanlar, kendine yakın hissettiği partiye geçmekte sakınca görmedikleri için başka şemsiye altına girmişlerdir.
***
Bunlar dışında bir önemli ayrıntı, dünyanın ve de Türkiye’nin geldiği noktada, partilerin çizgisinde sapmaların olmasıdır.
Geçmişteki siyasi partiler bir yana günümüzdeki teşekküllerin hangisi, yıllar öncesinin ilke ve prensiplerine kayıtsız bağlıdır?
Bugün, AK Parti yeni olduğu için bir kenara bırakalım.
Günümüzde hem CHP hem de MHP, yıllar öncesinin çizgisindeler mi?
Ne denli itiraza yeltenseler de, günümüz konjonktüründe her siyasi parti, bilhassa Türkiye’nin geldiği nokta itibariyle, daha değişik bir yol izleme siyaseti gütmektedir.
Bu yüzden sahip olunan temel ilkeler dışında siyaset anlayışı, yadırganamaz.
En azından yadırganmamalı.
Özde bu partilerin ilkelerinde pek sapmalar yoktur.
Zira partiler, değişen koşullara ayak uydurmanın bir başka versiyonunu benimsemişlerdir.
Dolayısıyla, sahip olunan ilkeler kesinlikle geri plana atılmış değildir.
Sonuçta, tüm siyasi teşekküllerde her kim olursa olsun meseleyi bu yönüyle değerlendirmelidir.
En azından dünya değişirken, ülke bünyesinde konuşlanan partilerin de gelişmelere göre siyaset güttükleri gözden ırak tutulmamalı.
Kaldı ki, demode bir siyasetle yerinde saysalardı, gelişmelere ayak uydurulmuyor diyerek eleştirilirdi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.