İçiş­le­ri Ba­ka­nı Sü­ley­man Soylu: “En güçlü ol­du­ğu­muz dö­nem­de­yiz”

Bu haber 06 Mart 2017 - 0:01 'de eklendi ve 746 kez görüntülendi.

Bir dizi in­ce­le­me­ler­de bu­lun­mak ama­cıy­la Muğla’ya gelen İçiş­le­ri Ba­ka­nı Sü­ley­man Soylu, Muğla Va­li­li­ği’ni zi­ya­ret etti, va­tan­daş­lar ile bir araya gel­dik­ten sonra par­ti­si­nin Men­te­şe İlçesi’ne ait seçim bü­ro­su­nun açı­lı­şı­nı ger­çek­leş­tir­di. Bakan Soylu, seçim bü­ro­su açı­lı­şı ön­ce­si Kur­şun­lu Camii’nde Ay­gü­lüm­ser Şah­baz’ın ce­na­ze na­ma­zı­na ka­tıl­dı, aile bi­rey­le­ri­ne baş sağ­lı­ğı di­le­di. Par­ti­si­nin seçim bü­ro­su­nun açı­lı­şın­da ko­nu­şan Bakan Soylu, Tür­ki­ye’nin 300 yıl­dır en güçlü ol­du­ğu dö­nem­de bu­lun­du­ğu­nu be­lir­te­rek, “Bizim he­de­fi­miz Cum­hu­ri­ye­ti­mi­zin 100. yı­lın­da he­def­le­ri­mi­ze ulaş­mak” dedi.
Kadir Tamer
İçiş­le­ri Ba­ka­nı Sü­ley­man Soylu, Bod­rum ve Milas’ta ki in­ce­le­me­le­ri­nin ar­dın­dan Men­te­şe İlçesi’ne ha­re­ket etti. Bakan Soylu Men­te­şe İlçesi’nde ilk ola­rak Muğla Va­li­li­ği’ni zi­ya­ret etti. Va­li­lik­te Muğla pro­to­ko­lü ile bir araya gelen Bakan Soylu, daha sonra par­ti­si­nin seçim bü­ro­su­nun açı­lı­şı­na ka­tıl­mak üzere yaya ola­rak bir şehir turu attı. Seçim bü­ro­su gü­zer­ga­hın­da bu­lu­nan iş­yer­le­ri­ni zi­ya­ret eden Bakan Soylu, es­naf­lar ve va­tan­daş­lar ile bir süre soh­bet etti.
Ce­na­ze­ye ka­tıl­dı
Bakan Soylu şehir turu sı­ra­sın­da Kur­şun­lu Camii’nde Ay­gü­lüm­ser Şah­baz’ın ce­na­ze tö­re­ni­ne ka­tıl­dı. Va­tan­daş­lar ile bir­lik­te ce­na­ze na­ma­zı kılan Bakan Soylu, Şah­baz aile­si­ne baş­sağ­lı­ğı di­le­di.
Bakan Soylu daha sonra be­ra­be­rin­de­ki­ler ile bir­lik­te Men­te­şe Seçim bü­ro­su­na ha­re­ket etti. Seçim bü­ro­su önün­de par­ti­li­ler ve va­tan­daş­lar ta­ra­fın­dan kar­şı­la­nan Bakan Soylu, par­ti­li­le­re hitap etti.
De­mok­ra­si­ler­de pat­ro­nun mil­let ol­du­ğu­nu kay­de­den Bakan Soylu, “Biz bir gün eko­no­mik krize gir­di­ği­miz­de pat­ro­nun İMF ol­ma­sı­nı is­te­mi­yo­ruz. Biz Tür­ki­ye’nin ken­di­si ile il­gi­li bir ka­ra­rın milli irade ta­ra­fın­dan alı­na­ca­ğı gün pat­ro­nun fark­lı bir yargı ka­ra­rı ile oluş­ma­sı­nı is­te­mi­yo­ruz. Biz yine ül­ke­miz zora veya dara dü­şe­ce­ği, hafif bir sı­kın­tı­ya düş­tü­ğü andan iti­ba­ren artık medya pat­ron­la­rın­dan ve on­la­rın man­şet­le­rin­den ayar yemek is­te­mi­yo­ruz. Biz ül­ke­mi­zin ge­le­ce­ği­ne gö­zü­mü­zü dik­ti­ği­miz­de he­de­fi­miz 500 mil­yar dolar ih­ra­cat, 25 bin dolar kişi ba­şı­na düşen gelir se­vi­ye­si ol­du­ğun­da sü­rek­li ar­ka­mı­za dönüp acaba bugün 1960 gibi bir darbe ola­cak mı? Bugün 1971 gibi bir muh­tı­ra ola­cak mı? Bugün 1980 gibi bir darbe ola­cak mı? Bugün 28 Şubat gibi bir günle karşı kar­şı­ya ka­la­cak mıyız? Bu gün bu ül­ke­de bi­ri­si 27 Nisan gibi bil­di­ri ya­yın­la­ya­cak mı? Mil­le­ti bir­bi­ri­ne dü­şü­ren bir gezi olayı ile karşı kar­şı­ya ka­la­cak mıyız? Biz bu gün 17-28 Ara­lık dar­be­si ya­şa­ya­cak mıyız? Ve en ni­ha­ye­tin­de ak­şa­mın saat se­ki­zin­de hiç kim­se­nin um­ma­dı­ğı ama saat dokuz bu­çuk­ta he­pi­mi­zin te­le­viz­yon­lar­dan ül­ke­de darbe mi olu­yor ne olu­yor? Diye te­le­viz­yon­la­ra bak­tı­ğı yine içi­mi­zin cız­la­dı­ğı yine o eski acı­la­rı­mı­zın tek­rar­lan­ma­sın­dan en­di­şe et­ti­ği­miz, 280’in üze­rin­de in­sa­nın şehit ol­du­ğu 2 bin ki­şi­nin ya­ra­lan­dı­ğı bir olay­la karşı kar­şı­ya kal­mak is­te­mi­yo­ruz. Biz he­def­le­ri­mi­zi ge­le­ce­ğe doğru koy­mak is­ti­yo­ruz. Bize yu­kar­dan aşa­ğı­ya bakıp bu ül­ke­yi siz idare ede­mez­si­niz deyip bir gün bizi te­rö­rizm ile anar­şizm ile enf­las­yon ile İMF ile bir­lik­te yö­net­me­ye kal­kan­la­ra hayır bu ül­ke­yi size yö­net­tir­me­ye­ce­ğiz bu ülke oyla ve mil­le­tin ida­re­si ile yö­ne­ti­le­cek­tir” dedi.
16 Nisan Re­fe­ran­du­mu
Ko­nuş­ma­sın­da 16 Nisan önem­li bir ka­ra­rın günü ol­du­ğu­nu kay­de­den Bakan Soylu, şun­la­rı söy­le­di:
“16 Nisan ka­ra­rı ül­ke­miz için ge­le­ce­ği­miz için önem­li­dir. Rah­met­li Men­de­res’e, Özal’a yap­tık­la­rı için önem­li­dir. 16 Nisan ka­ra­rı De­mi­rel’e, Er­ba­kan’a yap­tık­la­rı için önem­li­dir. Size sa­de­ce şunu söy­le­mek is­ti­yo­rum. 7 Ha­zi­ran Se­çim­le­ri­nin er­te­si günü bu ül­ke­de al­dık­la­rı oydan güya ken­di­le­ri­ne güç bul­muş gibi his­se­den PKK’nın söz­cü­sü olan si­ya­si par­ti­nin af­ra­sı­nı taf­ra­sı­nı ak­lı­nız­dan hiç­bir şe­kil­de çı­kar­ma­ma­nı­zı is­te­rim. Neden? Çünkü 7 Ha­zi­ran­da Tür­ki­ye’de tek ba­şı­na ik­ti­dar yoktu. On­la­rın ara­dı­ğı is­tik­rar­sız bir Tür­ki­ye, on­la­rın ara­dı­ğı karar ver­mek­te zor­la­nan bir Türki’yeydi. On­la­rın ara­dı­ğı işte tam biz bu Tür­ki­ye’yi diz çö­ker­ti­riz de­di­ği, is­te­di­ği­mi­zi ya­pa­rız de­dik­le­ri gün bir ta­raf­tan Varto’dan, bir ta­raf­tan Nu­say­bin’de, bir ta­raf­tan Cizre’de biz özerk­lik ilan ettik de­di­ler. Hadi bugün gel de özerk­lik ilan et gö­re­lim seni. Bu ül­ke­nin 1960’dan beri çok sı­kın­tı­sı oldu. Bunu hep bir­lik­te ya­şa­dık. Gün oldu mez­he­bi­miz üze­rin­den, gün oldu etnik kö­ken­le­ri­miz üze­rin­den ayır­dı­lar. Gün oldu kı­ya­fet­le­ri­miz üze­rin­den fark­lı­laş­tır­ma­ya ça­lış­tı­lar. Oysa şuan da bütün dün­ya­nın göz be­be­ği olan bu coğ­raf­ya sü­rek­li ayak­la­rı­nın üze­rin­de du­ra­maz bir hale ge­ti­ril­me­ye ça­lı­şıl­dı. Biz bun­la­rın hep­si­ni ya­şa­dık. Bu ül­ke­de bir gün baş­ba­kan, Dış İşleri Ba­ka­nı, Ma­li­ye Ba­ka­nı as­tı­lar. Bu ül­ke­yi kim ayağa kal­dır­mak is­ti­yor­sa, her gün ba­şı­mı­za türlü türlü iş ge­tir­di­ler. Çünkü bir sis­tem oluş­tur­muş­lar­dı. Çünkü kendi ku­ral­la­rı­nı yaz­mış­lar­dı is­te­dik­le­ri gibi kendi ku­ral­la­rı­nı yaz­mış­lar­dı. Mil­le­tin oyunu, ira­de­si­ni önem­se­mi­yor­lar. Siz ik­ti­dar ola­bi­lir­siz ama bu ül­ke­de muk­te­dir olup yö­ne­te­mez­si­niz deyip sü­rek­li bize ayar ve­ren­ler, sü­rek­li bu ül­ke­nin sa­hip­li­ği­ni bizle ya­pan­lar bu sis­te­mi ken­di­le­ri yap­tı­lar. Bizim in­san­la­rı­mız ev­le­rin­de yal­nız­dı, en­gel­li­le­ri­miz yal­nız­dı, in­şa­la­rı­mız an­ne­si­ni sır­tın­da has­ta­ne­ye gö­tü­rü­yor­lar­dı. Bizim ne­yi­mi­zey­di ki in­san­sız hava aracı yap­mak bizim ne­yi­mi­zey­di ki Mar­ma­ray, 3. Boğaz Köp­rü­sü yap­mak. Bizim ne­yi­mi­zey­di ki dünya ka­çı­şır­ken 3 mil­yon in­sa­na sizi zulme bı­rak­ma­ya­ca­ğız an­la­yı­şı or­ta­ya koy­mak. Bize di­yor­lar ki siz akıl­lan­ma­ya­cak mı­sı­nız? Size Men­de­res’in, Özal’ın ne ol­du­ğu­nu gös­ter­dik. Siz bu gün Av­ras­ya Tü­ne­li ile Os­man­ga­zi Tü­ne­li ile 81 ilde üni­ver­si­tey­le, milli ge­li­ri 11 bin dolar ge­tir­mey­le akıl­lan­mı­yor mu­su­nuz bu­ra­dan hay­kı­rı­yo­rum biz akıl­lan­ma­dık ve akıl­lan­ma­ya­ca­ğız. Biz mil­le­ti­mi­zi yan­lış bir şey söy­le­mek­ten, yan­lış öneri or­ta­ya koy­mak­tan Allah’a sı­ğı­nı­rız. Ülke yö­net­mek sa­de­ce günü ye­ri­ne ge­tir­mek de­ğil­dir. Ta­ri­hin ve me­de­ni­yet­le­rin so­rum­lu­luk­la­rı­nı üze­ri­miz­de ta­şı­mak­tır. Yıl­lar­dır bu ül­ke­nin ba­şı­na gelen fe­la­ket­le­rin ba­şı­na gel­me­me­si için yep yeni bir sis­tem öne­ri­yo­ruz. Mev­cut sis­tem ifade etmek is­ti­yo­rum ki bi­ri­le­ri­nin bu ülke üze­rin­de ira­de­si ol­ma­sı­nı is­te­yen bin sis­tem­dir. 300 yıl­dır ilk kez ayak­la­rı­mı­zın üze­rin­de gi­di­yo­ruz. Av­ru­pa sen­de­le­di Tür­ki­ye’yi sen­de­let­me­ye ça­lış­tı­lar. Ama güçlü bir li­der­lik­le gi­di­yo­ruz. Kıy­met­li Cum­hur Baş­ka­nı­mız Recep Tay­yip Er­do­ğan’ın ön­der­li­ğin­de, her­ke­si kabul eden bir an­la­yış­la gi­di­yo­ruz. He­def­le­ri­ne dolu diz­gin giden bir Tür­ki­ye’yi 16 Nisan’dan sonra hep be­ra­ber ku­cak­la­mak du­ru­mun­da­yız. Bizim he­de­fi­miz Cum­hu­ri­ye­ti­mi­zin 100. yı­lın­da he­def­le­ri­mi­ze ulaş­mak.”
Ko­nuş­ma­sın­da 15 Tem­muz darbe gi­ri­şi­mi­ne de­ği­nen Bakan Soylu, “15 Tem­muz’da ya­şa­ma­say­dık geçti o gün­ler di­ye­bi­lir­dik. Ama bil­me­ni­zi is­ti­yo­rum ki hep bir­lik­te ya­şa­dık. Hep bir­lik­te bu acıyı çek­tik. 15 Tem­muz 20. yüz­yıl­da değil 19. yüz­yıl­da değil sanki dış dünya dev­let­le­ri­nin hiç­bi­ri­si­nin ha­be­ri ol­ma­dan ger­çek­leş­miş bir olay gibi gün­ler­ce bize bir geç­miş olsun di­lek­le­ri­ni ilet­me­di­ler. Onlar is­ti­yor­lar ki Tür­ki­ye baş­sız kal­sın, onlar is­ti­yor­lar ki ayak­la­rı­nın üze­rin­de du­ra­ma­sın­lar. Her­kes duy­sun ve bütün dünya bil­sin ki 780 bin ki­lo­met­re kare Ay Yıl­dız­lı Bay­ra­ğı­mız dal­ga­la­na­cak ve Ezan-ı Mu­ham­me­di­miz din­me­ye­cek­tir. Cum­hu­ri­ye­ti­mi­zin iki temel ol­gu­su var­dır. İlki tam ba­ğım­sız­lık di­ğe­ri ise ege­men­lik ka­yı­tı­şız şart­sız mil­le­tin­dir sö­zü­dür. Bugün Tür­ki­ye’nin 300 yıl­dır en güçlü ol­du­ğu dö­nem­de­yiz. Eğer be­ce­re­bi­lir­sek, eğer tam ba­ğım­sız­lı­ğı­mı­za ula­şa­bi­lir­sek bil­me­ni­zi is­ti­yo­rum ki onu bugün ger­çek­leş­ti­re­bi­li­riz. Biz enf­las­yo­nun yüzde 5 al­tı­na in­me­si­ni is­ti­yo­ruz, iş­siz­li­ğin yüzde iki­le­re in­me­si­ni is­ti­yo­ruz” dedi.
Bakan Soylu ko­nuş­ma­sı­nı şöyle ta­mam­la­dı:
“ Ha­ya­tın­da tek bir çivi çak­ma­mış in­san­la­rın ve sü­rek­le vasi sis­te­min ema­net­çi­si ola­rak si­ya­set­te bu­lu­nan­la­rın, bugün Tür­ki­ye’ye el­bi­se biç­me­ye ham­la­rı yok­tur. Ne 1960 dar­be­si­ni di­ren­di­ler, ne 1971 muh­tı­ra­sı­na, ne 1980 dar­be­si­ne ne 28 Şubat’a di­ren­di­ler onlar için pat­ron mil­let değil, onlar için pat­ron bu ku­ral­la­rı ya­zan­lar. O gün­ler artık geçti on­la­rın bo­ru­su artık öt­mü­yor. Artık Mil­le­tin bo­ru­su ötü­yor. Biz bunu aşar­sak ancak kıy­met­li Cum­hur­baş­ka­nı­mız ile aşa­rız. Bu ülke, cum­hu­ri­yet ve bu asil mil­let bu ka­ra­rı ve­recek. Yıl­lar­dır bu­ra­ya gelir gi­de­rim ve teş­ki­lat­la­rı­mız ile eli­miz­den ge­le­ni yap­ma­ya ça­lı­şı­rız. Ama bu karar fark­lı ve önem­li bir ka­rar­dır. Artık ge­le­ce­ği­mi­zi bi­ri­le­ri­nin karar ver­me­si­ne izin ver­me­ye­ce­ği­miz anah­ta­rı­nın mil­let­te ol­du­ğu, yü­rü­yü­şü­mü­zün do­lu­diz­gin devam ede­ce­ği bir ka­rar­dır.” Bakan Sü­ley­man Soylu, par­ti­si­nin da­nış­ma ku­ru­lu top­lan­tı­sı­na ka­tıl­dı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.