İçimizdeki Suriyeliler

Bu haber 11 Temmuz 2016 - 0:02 'de eklendi ve 829 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İsmail Atasever

Türkiye olarak şu aşamada yüz yüze geldiğimiz bir önemli konu var.

Suriyelilerin durumu.

Yani içimizdeki Suriyeliler.

Neresinden bakarsanız bakınız 3 milyonu geçen bir rakamda ülkemizde konuşlandıklarına göre, bir soru cevap arıyor.

Bunların akıbeti ne olacak?

Suriye’de devam eden savaşın sona ermemesi halinde, bu ülke halkı için ne yapılacaktı?

Son zamanda ülke gündeminde yer ettiği şekliyle, aynı Suriyeliler Türk vatandaşlığına mı geçeceklerdi?

Kısaca, gelinen nokta itibariyle yüz yüze geldiğimiz konulardan biri bu durum.

Üstelik bir kalemde çözüme kavuşacak gibi de görünmüyor.

Hani dense ki, aşağı tükürsen sakal, yukarısı bıyık.

Aynısıyla vaki.

Kim ne derse desin, nasıl bir yaklaşım içiresinde olsa da sıkıntılı bir konu.

***

Tamam da bu ülke halkının akıbeti ne olacaktı?

Hükümet kanadı için olduğu kadar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görüşleri doğrultusunda, Türk vatandaşlığına kabulü bağlamında bir yol izlenecek miydi?

Sergilenen tavır üzerine, aralarında kalifiye elaman konumunda olanlar, içimizden birileri mi olacaktı?

Bu şekilde yaklaşım gösterilmesi halinde geri kalanlar ne olacaktı?

Kısaca sıkıntılı bir konu olduğuna kesinlikle şüphe yok.

Dolayısıyla nasıl bir çözüm bulunacak, merakla bekleniyor.

Buna karşın, sağlıklı bir çözüme kavuşması adına tereddütler var.

Hani dense ki, atsan atılmaz satsan satılmaz.

Aynısıyla vaki.

Türk vatandaşlığına kabul etseniz bir türlü, etmeseniz ayrı.

Sıkıntılı bir konu demem bu yüzden.

Yine de her şeye karşın bir çözüm bulunacak.

En azından bulunması gerekir.

Ümit edilir ki sağlıklı bir çözüm olur.

***

Bu konuda ne düşünüyor diyerek Muğla Milletvekili Nihat Öztürk’ün görüşlerini aldık.

Bayramlaşma töreni nedeniyle Öğretmenevi Bahçesinde gerçekleşen, vali Amir Çiçek’in de bulunduğu birliktelikte Öztürk Diyor ki:

Ülkemizde yaşayan Suriyeliler konusu birileri tarafından istismar ediliyor.

Oysa Türkiye Cumhuriyeti, geçmişten bu yana hep mazlumların yanında olmuştur.

Dün farklı coğrafyadan gelen insanlara kapılarını açan devletimiz, bugün de Esad’ın zulmünden kaçanlara kapısını açtı.

Bu insanlar savaştan, zulümden kaçarak ülkemize geldiler.

Bunlar farklı bir şekilde günlük hayatımıza dahil oldular.

Maden ocakları olmak üzere çeşitli iş kollarında çalışarak hayatlarını devam ettirmeye çalışıyorlar.

Biz, bir şekilde ekonomik hayatımıza dahil olan bu insanların içinden gerçekten önemli özellikleri olan, kalifiye elaman durumundakileri, ekonomimiz ve kültürümüze katkı sağlamaları bağlamında kazanmalıyız.

Bu Müslüman kardeşlerimize sahip çıkmalıyız.

Hiç kuşku yok ki Muğla Milletvekili Nihat Öztürk de hükümet kanadı ve Cumhurbaşkanının sergilediği yaklaşım içerisinde.

O da size aman diyenlere sırt çeviremezsiniz yaklaşımı sergiliyor.

Milletvekili devamla, her Suriyeli Türk vatandaşı olacak değil.

Güvenlik araştırmasından geçmişse ve ülkemize bir katkısı olacaksa, Türk vatandaşlığına geçirilecek.

Bu arada acaba! diyorum.

Türk vatandaşlığına geçmeleri noktasında haklarında araştırma yapılacak yaklaşımı, başlangıçta gerçekleştirildi mi?

Yoksa, her kim olursa olsun sınırımızdan içeri girdi mi?

Milletvekili Öztürk konuşmasının sonunda;

Söz konusu süreçte bu insanların ülkemiz ekonomisine sağlayacakları katkı da göz önüne alınacak.

Birilerin dediği gibi 3 milyon Suriyeliyi alıpta Türk vatandaşlığına geçirmeyeceğiz.

Böyle bir şey söz konusu değil.

Bu konuyla ilgili, belirlenen vatandaşlığa geçiş kriterler uygulanacak.

Bu konuda kimler nasıl bir yaklaşım içerisinde olur bilmiyorum ama bildiğim Suriyelilerin durumunun sıkıntılı olduğudur.

Dolayısıyla bir çırpıda çözüme kavuşacak türden değil.

Buna karşın elbette bir çözüm bulunacak.

Ümit edilir ki, her iki taraf için sağlıklı bir şekilde çözüme kavuşur.

Kavuşmalı da.

Zira, hem ülkemiz hem de Suriye halkı için tek çıkar yol başkası olamaz.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.