“İbadette Eşitlik” ve “Şemsi Ana Camisi”

Bu haber 04 Temmuz 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.243 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Muğla’da sadece kadınların gittiği cami neden yok?

Şehir merkezinde bayanlar için ayrı kapalı abdesthanesi olan bir cami var mı?

Bu sözler AK Parti Menteşe İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Av. Nazlı Gökalp’e ait değil.

Bilmiyordum. Duymadık. Meğer geçen hafta yönetimden istifa etmiş.

Ben AK Parti eski yönetim kurulu üyesi Av. Gökalp’in ilk sorusunda kendisini ifade edemediğini düşünüyorum. Sadece kadınların gittiği cami nerede var ki? Gökalp’ın asıl sorusu bu olsa gerek:

Şehir merkezinde bayanlar için ayrı kapalı abdesthanesi olan bir cami var mı?”

xx        xx        xx

Av. Nazlı Gökalp’e ben tiwıtır sohbetimizde yine de ilk sorusu için “Nazlı hanım maalesef bu kadınları camide bile görmek istemeyenlerin taassubunun ürünü” diye karşılık verdim. AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özden de “Katılıyorum” diye tivit atıp onaylıyordu.

O gece twitter başında sahuru beklerken Nazlı hanım bu defa “İbadette eşitlik için camilerimizin bayanlara uygun hale getirilmesini istiyoruz.” diye tekrar devreye girdi.

Nazlı hanım o gece ne söylediğinin farkında mıydı bilmiyorum, ama bildiğim kadarıyla böyle bir talep ilk kez bu şekilde dillendiriliyordu!

İbadette eşitlik

xx        xx        xx

Bu anlamda ilk talep çıkışı “Cenaze namazlarını kadın erkek birlikte kılmak” olmuştu. Bu talebe önceleri tepki verilmişti. Kadınlar ısrarcı davrandı ve kabul ettirdiler, ama tepkiler kesildi, cenaze namazlarında kadınları görmeye devam etsek de namaza katılan sanki kalmadı!

Sonra “Cuma’ya biz de geleceğiz” dediler. Bunu tasvip ve teşvik eden cami imamları olduğu gibi tepki gösterenlerde çıkmıştı. Giderek tepkiler azaldı. Cuma’ya gelme isteği de… Tepkiler, istek azaldığı için mi kesildi onu da bilmiyoruz

Ama Nazlı hanım talebi ortaya net koydu:

İbadette eşitlik

Sosyal medya ortamı sohbetimiz Milletvekili Prof. Dr. Özden’in şu sözleri ile devam etti:
Kadınları caminin eşit kullanıcıları olarak kabul edince çözümü o kadar kolay ki. Kıran camisinde görebilirsiniz.

Kıran camisinde kadınlara ayrı giriş var. Ayrı tuvalet ve abdest yeri var, kapalı.

xx        xx        xx

Yüksel beyin yanıtını okurken, “Her mahalle bir milletvekili çıkarsın” diye düşünmedim değil, ama sonra “Yerkesik’te öyle bir tuvalet yok” deyip kendimi rahatlattım.

Tabi biz aramızdan 22. Dönem Muğla Milletvekili Dr. Seyfi Terzibaşıoğlu’nu çıkardık.

Doğruyu söylemek gerekirse AK Parti Muğla Milletvekilleri içinde en çalışkanı, Muğla’ya en çok hizmet edeni Seyfi bey oldu. Belki de yatırımlar O’nun dönemine denk geldi, ama ötekilerin dönemlerine denk gelen yatırımlar da oldu; Sandras Su Projesi, 2. Etap TOKİ, Ortaöğretim Kampusu, tarıma dayalı Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi

Hani nerede?

Ötekileri elbette biliyoruz. Olimpik spor tesisleri tamamlanmak üzere… Tıp Fakültesi Hastanesi inşaatı başladı. Doğal gazı gelecek kış kısmen kullanmamız ihtimali çok yüksek!

Ama bunlar 5-6 yıl önce olmuş bitmiş olabilirdi!

xx        xx        xx

Çalışkanlığı ve hizmet getirmekte inatçılığı ile hala anılan Diş Doktoru Seyfi Terzibaşıoğlu ama nedense dönemine bir cami sığdıramadı!

Prof. Dr. Özden ikinci döneminde köyü (şimdi mahalle) Kıran’a çok güzel ‘insani’ bir ibadethane kazandırdı. Seyfi bey hiç değilse döneminde Av. Nazlı Gökalp’in sorguladığı ayrı abdestlik ve tuvalet için Vakıfları harekete geçirebilirdi… Gelin görün ki Vakıflara (bakan talimatı da olmasına rağmen) Milletvekili Özden galiba söz geçiremiyor… Şahidi Külliyesi Muğla’nın kültürel, sosyal, manevi yaşamına katılmayı, Kurşunlu Camii de duvarlarının yıkılmasını bekliyor!

xx        xx        xx

Aldığım duyumlara göre, görmedim ama en yeni camilerimizden Muslihittin Camii’nde kadınlar için ayrı tuvalet, ayrı abdestlik düşünülmüş.

Acaba diyorum, kadınlar 5 vakit namaza gelmedikleri, gelseler bile iş yerlerinden çıkıp gelmedikleri için “Abdestlerini evlerinde alabilirler” diye mi düşünüldü? İyi de “Tuvaletinizi de evinizde yapın gelin” denilemez ki!

Hayırseverlerce en son “Rüya Camii” 9 ayda Ramazan’a yetiştirilip, ibadete açıldı. Acaba orada ayrı tuvalet, abdestlik var mı?

Milletvekili Özden’in Rüya Camii ile ilgili olarak da iddiaları olmuştu. “CHP’li Başkan Gürün koskoca Menteşe Mahallesinde cami yapılmasına izin vermeyince ormanın mesire yerine yapalım dedik, ona bile izin vermedi.” demişti. Ben itiraz etmeye kalkınca devamı şöyle gelmişti:

Müftü Hasan Başiş’i para cezası ile tehdit etti. Çok konuşuldu o günler. Duymadığınızı düşünemedim. Konuyu o zaman Belediye Meclisi Üyesi olan Ziya Ercan arkadaşımız biliyor.

xx        xx        xx

Konuyu o zaman meclis üyesi iken bu gün Büyükşehir Belediyesi Başdanışmanı olan Yavuz Kayı da biliyormuş. İddiaların asılsız olduğunu söyledi. Muğla Belediyesi’nin bütün mahallelerde olduğu gibi yeni mahallemiz Menteşe’de de eğitim ve ibadet alanları ayırdığını savunan Kayı şu bilgileri verdi:

Cami yapılması gündeme geldiğinde ayrılan yer küçük bulundu. Onun iki katı yer gösterdik. Bunları Ziya Ercan bilir. Gösterdiğimiz yeri de burada hafriyat çok olur diye kabul etmediler. Sonra ormandan yer bulundu. Orman alanında inşaat yapılabilmesi için o yerin mesire alanı olarak gösterilmesi gerekiyor. Bunun için gerekli imar planı değişikliğini de yaptık. Hangi engelden söz ediliyor. Eski müftümüz Hasan Başiş’e tehdit söz konusu olamaz. Yeni cami yeri belirlenince hemen temel kazısı başlatmışlar. Müftü beye, daha ruhsat çakmadı. Ruhsat olmadan başlarsanız suç olur. Siz bürokrat insansınız, üzülürsünüz, dedik. Bu uyarı tehdit mi oluyor. Bunlar ayıp şeyler.

xx        xx        xx

Tekrar Av. Nazlı Gökalp’in anlamlı talebine dönersek… Bu talebi Yavuz Kayı’ya da ilettim. “Yerel yönetimler ibadet yerlerini ayırır, inşaat talebi geldiğinde ruhsat verir. Yerel yönetimlerin ibadethane yapma görevleri olmadığı gibi, proje üzerinde müdahaleci olamaz. Abdestliğin, tuvaletlerin nasıl ve ne şekilde yapılacağına onlar karar verir. Belediye projenin imara uygun olup olmadığına bakar.” dedi.

Yavuz Kayı, “Ama biz belediye mülkü olan şehirlerarası garajda kendimiz cami ölçeğinde bir mescit yaptık. Nazlı hanımın haklı talebini biz orada yıllar önce gerçekleştirdik. Kadınlar için ayrı tuvalet ve abdestlik bulunmakta.” diye devam etti.

Garajdaki imamı ve müezzini de olan mescidi rahmetli Nail Çakırhan gibi mimarlık okumamış mimarlarımızdan Çerkezoğlu Şevki Özer yapmış. Onun elinden çıkan sanat eseri gibi oluyor. İçindeki süslemelerin şehrimizdeki eski, yeni hiçbir camide bulunmadığı söyleniyor. Mescidin adı da pek güzel; Şemsi Ana Camii…

Camilerimizin avluları malum küçük, ama günümüzde yer altı kullanımları oldukça yaygın. İstenirse camilerimize yer altında kadınlarımız için tuvalet ve abdestlik yapılabilir. Hiç değilse tuvalet yapılmalı.

Milletvekili Yüksel Özden’in isyanını da pazartesi günü ele alırız.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reşat öztepe 04 Temmuz 2014 / 17:48

Gocaman;iki üç gündür İbadet ve camii ile ilgilenir yazılar ile bizlere ışık tutmaya devam ediyorsunuz.İbadette eşitlik lafını hiç mi hiç beğenmedim.Zaten İbadette eşitlik olmaz olamaz.Sebebi fıkıh alimlerince uzun uzun izah edilmiştir.İslamiyette neyin ne zaman olup biteceği hakkında mezhep İmamımız İmam-ı Azam hazretleri ictihatlarında belirtmiştir.Kadınların camiye cemmate nasıl geleceğini müslümanlık ta tartışmaya açmak yakışlık almaz.zaten kayıtlarda mevcut.Kadın Camiye geleceğinde (eğer gelecekse) hazırlığını evinde yaparda gelir.sevgi ve saygı