Huzur’un Huzurunda

Bu haber 11 Nisan 2017 - 8:44 'de eklendi ve 677 kez görüntülendi.
İsmail Zorbaismailzorba@hamlegazetesi.com.tr

İsmail ZORBA

Aytekin Çelikdemir kardeşime.

Kelimeler huzuruna gelmekten çekiniyorlar. Bir çıkış yolu arıyorlar kendilerine. Seni gördükleri yerde bir cümlede tamamlanma cesareti geliyor kendilerine. İşte sen, orada duruyorsun. Bütün sükunetinle, tevazunla, her zamanki mülayimliğinle. O küçük odada, işte o pencerenin önünde.. O hep aynı duruş, aynı oturuş, aynı mütebessim bakış..

Köprülerden geçiyoruz, mana köprülerinden. Yolumuzdaki bütün grift bilmeceler, sorular sığlaşıyor. Aynı zamanda, aynı mekanda değiliz; belki sen çok ötelerdesin. Öylesine, işte öylesine bir kenara iliştirilivermiş gibi duran ama durduğu noktada sabitlenen manasına hükmetmekte bir insan.

Bir insanın bir duruşu olmalı dedirtiyorsun önce. Fazla ayrıntılarda boğulmanın da gereği yok. Sükunetin genişlettiği, huzurun aydınlattığı kendi içinde küçük ama bir o kadar bir mana okyanusuna daldırıyorsun. Sözler kalabalıktan kurtuluyor. Ne kadar da gereksiz ayrıntılarda boğuluyormuşum oysa dedirtiyorsun.

Bir ışığın arayışındayken en parlak aydınlıkların sahte, titrek bir mum ışığının nuruyla aydınlanmanın çekilen çile nispetinde huzura erdireceğini gösteriyorsun. Bak, bu yolda bile ne kadar acemiyim dostum! Daha varılacak yere çok ırağız, yol çok meşakkatli ve de uzun, daha kat edilecek mesafeler var. Yok, yok gözüm korkmuyor bu uzun ve meşakkatli yoldan. Sen, sözde kalmış bütün niçinleri, nasılları, niyeleri kafamdan silip attırıyorsun. Tek bir cevap var; aranan aslında, varılacak tek bir hedef: “Sadece insan olmak!”

Hakikatte yaşanması gereken neyse, sadece onu yaşayacaksın. Sen ne kadar kaçarsan kaç, elinden bir şey gelmez. Ortaya sereceğin bütün bahaneler seni tüketir, yolundan alıkoyar. Yapabilecekken yapamamanın vicdan azabında kaybolursun. Oysa yol belli, gaye belli.

Huzur Beğ, sen gerçekte var mısın? Hep böyle aynı mısın? Hiç korkuların yok mu? Ya endişelerin, kızgınlıkların, çaresizliklerin, isyanların?.. Var diyorsun! Yaşanılacaksa o menzilden kaçış yok; yaşanılacaksa elbet yaşanılacak. O halde elimizden ne geliyorsa tüm benliğimizle, gayretimizle yola koyulursak başlanılan her iş tamamlanır. Bak, yine, sözlerle başım dertte. Tek bir cümlede tamamlanmıyor söylemek istediklerim.

Oysa ne demiştin? Bu kadar çok kelimeyi yormanın manası yok!. Bütün mana “Bir”de, “Biz”de.. Tamamlanmada!. Eksiğini görmeden nasıl tamamlanasın ki!.. Evet, eksiklerimizde, kusurlarımızda!.. Kendimizde!.. Huzur Beğ’in huzurunda huzura ermekten öte bir muradım da yok aslında! Aslında seni anlatmaktı meramım, ne yaptın ettin yine kendime döndürdün bir pergel gibi.

Demek huzur, kendi içinde dönüp durduğun yerdeymiş. Aynı minval üzere hükmünü sende başlatmış ve yine sende bitirecek. Bütün sessizliğinde huzuru bulmuşuz, tevazunda, mülayimliğinde kendimize gelmişiz. Bırak kahkahaları, gürültüyü bırak, mütebessim bir bakış da mutlu olmak için yeterli. Bırak isyanları, haykırışları, bak bir damla gözyaşı da huzura ermek için yeterli.

Özü bir mum gibi yanmak, içten içe. Yandıkça aydınlanmak, aydınlandıkça yanmak. Mum kendi dibine ışık verir oysa.. Işık vermekte huzur. Huzur sessizlikte. Huzur sadelikte. Huzur sadece içimizde…

Huzur Beğ, biliyor musun sana sorulacak daha çok sorumuz, senden öğrenilecek daha çok şeyimiz var.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.