Hüseyin Nizamoğlu

Bu haber 07 Haziran 2018 - 10:37 'de eklendi ve 1.001 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

İllede Başkanlık

 2013’de Gezi Parkı olayı ve pabuç içinde dolar meselesi 2016’da 15 Temmuz ihtilal denemesi olayı başkanlığı zorunlu kılmıştır.

Bir yakınımız yazarın Gezi hakkında yazdıklarının tam tersi olduğuna ispat için, o tarihte yazdığım yazımı tekrar vereceğim. Ancak yazı o tarihte bilmediğimiz FETÖ şebekesinin sonradan ortaya çıktığını ilave edeceğim. Gezi olayını yapan aynı ekip 17 ve 25 Aralık 2013 olayını da yapanlardır. O tarihte Koç Holding’e ait Divan Oteli ilkyardım hastanesi olarak kullanılması şüphelendirmişti ama kesin bilgi yoktu.  CHP liderine hava pompalayanlar kimdi? FETÖ mü? Almanlar mı? Yahudiler mi? ABD’mi? Orada MHP’nin ne işi vardı? (CHP liderinin, bu hükümet gitmeden biz buradan ayrılmıyoruz) sözü ne oluyor. Güvenlik güçlerinin sorduğu sual var. Suale verilen cevap var. Sual ne istiyorsunuz? Cevap; yapılmakta olan dünyanın en büyük havalimanı, yapılması başlanan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Çılgın Kanal yapılmasın istiyorlar. Neden acaba? Sizler kime satıldınız? Siz de Türk müsünüz?

GEZİ PARKI OLAYLARI AKP’NİN OYLARINI YÜKSELTTİ (30.07.2013 H. Nizamoğlu)

Gezi Parkı olaylarının kirli tarafları açıklandıkça, olayı destek olanların oyları düşerken, AKP’nin oyları yükselmektedir. Yapılan kamuoyu tespitlerin de vatandaşlara sorulan soru ve cevaplar şöyledir; Bu olayların AKP aleyhine yapıldığını söyleyenler yüzde 52 olurken olayları gençlik sorunu olarak destek olanların miktarı yüzde 21 olarak çıktı. İlk önce olayı red etmişken, sonradan,  masum gençlik ve haklı istek diyenlerin miktarı ise, yüzde 13 çıktı. Bu rakamlar partilere göre değerlenince, AKP‘nin oyları yükselirken diğerleri geri gitmektedir. Buna benzer olayları seçime yakın zamanlarda teşebbüs eden özellikle CHP her defasında oy kaybetmiştir. Meclisin 367 vekilin mevcudu ile açılması, Cumhurbaşkanını seçtirmemek için Anayasa Mahkemesinin bir CHP uydusu gibi hareket etmesi, AKP’nin kapatılması davası zorlaması neticesinde, Ergenekon şirketinin birden ortaya pat diye çıkması ile bütün kepazelikler ortaya dökülüverdi. Hala da Ergenekon örgütünü savunanların nedenlerini fazla araştıran yok gibi ama ille de istiyorlar… Elbette ki mecbur ettiler, öyle bir yerden başlanacak ki, 27 Mayıs olayının davacıları, şahitleri, peşin karar verip kukla mahkemenin önüne koyanlar ve daha neler!…

PALA OLAYI

Gezi Parkı olaylarını devamlı canlı tutmak isteyenlerin her gün puan kaybederek eridiklerini kendilerine nasıl anlatmalı? Park’ta pala ile görünen adam, fırın da börek ve etli yiyecek yapan adam. Kendisinin o caddede işyeri vardır. Günlerce iş yerini açamamıştır. İşçileri haftalık ister. Dükkânın camları kırılmış, arabasını parçalara ayırmışlar. Olay günü bir cesaretle dükkânı açmış ama çalışmak mümkün değildir. Bu halde üzerine gelenlere karşı börek bıçağı ile korkutmuş, korkanlar bu defa emirlerindeki kadını adamın üzerine salmışlar.

MEHTER MARŞI’NA ALERJİSİ OLANLAR

Bazı yazarlarımız özellikle Osmanlıdan hatıra olan ve Milletimizin çok sevdiği Mehter Marşı ile Cumhuriyetin onuncu yıl marşını karşı karşıya getirmekten medet umuyorlar. Oysa bu marşların ikisi de bizimdir. Siz ne yapıyorsunuz? Dede ile torunu birbirinden ayırmakla suçlusunuz. Ama artık yeter.

BÜTÜN BUNLARA CEVAP AKP GENEL KURULUNDA VERİLDİ

Genel Başkan Tayyip Erdoğan’ın konuşmasından birkaç parça vereceğim.

Bizim yolumuz, Alp Aslanın yoludur. 1071’de bir Cuma sabahı Allah’a karşı, Malazgirt’te elli dört bin er, bestelediler en güzel marşı, Allah-u Ekber Allah-u Ekber. Benim yolum Alp Aslan’ın,  Melik Şahın, Kılıç Aslan’ın yoludur. Muhafazakârım geçmişimle öğünürüm, Şeyh Edibali’nin Osman Bey’e vasiyetini aynen tatbik ederim. Benim Yolum Fatih’in, Gazi Mustafa Kemal’in yoludur. Benim Yolum, Menderes’in yoludur. Benim yolum Turgut Özal’ın yoludur.  Erdoğan’ın okuduğu şiir den sonra kısa bir yorum yapacağım: “Ey sevgili, uzatma Dünya sürgünümü benim. Sakın kader deme, kaderin üstünde bir kader vardır. Ne yapsalar boş;  Göklerden gelen bir karar vardır. Gün batsa ne olur? Geceyi onaran bir mimar vardır. Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır. Senden ümit kesmem, kalbinde Merhamet adlı bir çınar vardır..” Bütün yaşanan bu olgu birçok sebep yüzünden İnsanları en çok inançları yüzünden, baskı rejimi kuranlar, milletin parasıyla alınan harp silahları ile gözdağı verenlere ve onlara kul olanlara: Karşı durun yeter diyen sivil ordu komutanı anlatıyor. Geçmişte yaşananları Atatürk ilkeleri diye diye 1938’de dine karşı bir mason laikliği getirenler, Ata’nın ölümünden hemen sonra, onun resmini paralardan pullardan kaldırıp, yerine Milli şefin resmini koyanların devamı 73 yıldan beri hiç değişmedi. İşte bu oyunun artık sonuna gelindiği için ülkede heyecan son safhalara varmıştır.

Her şey normale döndü dediğimiz bir sırada, bazıları tekrar 1990’lara dönmek istediğini açıkça anlatıyor! Cumhurbaşkanımızın kızını kapalı diye Sabancı Üniversitesi Rektörü geri çevirmiştir… Bu kızı okula alamam, YÖK’den korkarım, okulu kapatırlar diyor. Ne olacak şimdi? Ben cevap vereyim, korkunun ecele hiç faydası yoktur. Bu oyunu evvelce oynayanların, şimdi nerelerde olduğunu neden hatırlamıyorlar?

15 Temmuz 2016

Bu tarihte yukarıdaki adı geçen kuruluşlar ile paşalar birlikte yapacakları ihtilalin %50’sini başarmış vaziyette iken önlendi. Bundan sonra başkanlık acil olarak mecburen gündeme gelmiştir. Başkanlık sistemi asıl bu seçimden sonra yürürlüğe girecektir. Bilindiği gibi; ABD, Fransa, İngiltere gibi ülkelerde başkanlık sayesinde milletleri kendi ülkeleri aleyhine hiçbir zaman hainlik etmiyorlar, edemiyorlar.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.