Hüseyin Nizamoğlu Vet. Hekim Yusuf Kayacık

Bu haber 04 Ocak 2017 - 0:01 'de eklendi ve 943 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Hüseyin Nizamoğlu Hamle’nin kurucularından olmakla birlikte bizim mesleğin birkaç duayeninden biridir. Bana sorarsanız bunların yanında “muhafazakar-demokratlarınMuğla’daki tek güçlü kalemidir. Ödünsüz, kalemi keskin, sıkı yazardır…

Yazdıklarının hepsine katılmasam da haftalık yazılarının sıkı takipçilerinden olduğumu söyleyebilirim.

Bazı yazıları beni de kızdırsa bile yaşama Hacı amcanın penceresinden de bakmanın bana hep katkıları olmuştur…

Giden yılda son yazısının başlığı “Uyan Muğlam, Güzelliklere Uzaktan Bakma…”  oldu.

Eğer yaşı biraz daha genç olsa, yazısını okuduktan sonra arayıp “Hacı amca hayırlı olsun. Galiba belediye başkanlığına adaysın…” diyebilirdim…

xx           xx           xx

AK Partili olan Hüseyin Nizamoğlu’nun “2’nci kuşak muhafazakar demokrat” olduğunu söyleyebiliriz. Vet. Hekimleri Odası eski Başkanı Yusuf Kayacık içinde “3’ncü kuşak muhafazakar demokrat” diyebiliriz.

O da “gazeteci” değil, ama Dalaman Çukuru’nda yayınlanan haftalık gazetelerden birinde kalem oynatıyor.

O’nun da giden yılda son yazısının başlığı “Yazmasaydım çatlardım” oldu.

AK Parti kurmayları bu yazıyı okuyup, dikkate alıp, gereğini yaparlar mı bilemem, ama ben yazıya bayıldım. Eğer konuyu bugün köşeme taşımasaydım ben de çatlardım…

xx           xx           xx

Yusuf Kayacık yazısında “AK Parti Muğla, Aydın ve İzmir gibi illerde neden başarılı olamıyor?” sorusunun yanıtını aramış. Aslında oldukça isabetli bir yanıtta vermiş.

Son iki genel seçimden ilkinde AK Parti’den “Muğla Milletvekili Adayı” olan Kayacık Muğla siyasetinin renkli isimlerinden biridir.

KayacıkAK Parti Muğla, Aydın ve İzmir gibi illerde neden başarılı olamıyor?” sorusunu sormadan yanıtını Hüseyin NizamoğluUyan Muğlam, Güzelliklere Uzaktan Bakma…” başlıklı yazısında vermiş.

Tesadüf işte…

Aslında Hacı amcanın yazısı için “AK Parti Muğla, Aydın ve İzmir gibi illerde neden başarılı olamıyor?” sorusunun yanıtından çok “AK Parti Muğla’da ne yaparsa seçim kazanamaz?” sorusunun yanıtı denilebilir…

xx           xx           xx

Hüseyin Nizamoğlu Hamle’de 29.12.2016 tarihli köşesinde 6 Mart 2014’de çıkan yazısını tekrar yayınlamış.

Hacı amcanın vardır bir bildiği…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Muğla’ya “Başbakan” olarak geldiği Mart 2014 de kaleme alınmış bir yazı bu. İşte o  yazıdan bir ifade:

2 Mart Günü AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan R. Tayyip Erdoğan, Muğla Menteşe yeni meydanında bütün ülkeye hitap etti. Her zaman olduğu gibi yapılan ve yapacaklarını anlattı.

Yeni Meydan

İlginç değil mi? Diline yağ bal…

Hacı amcanın yeni meydan dediği yer Eski Garaj Alanı…

Neredeyse herkesin gönlünden geçen bu… Demek ki Hacı amcanın gönlünden geçen de o… Belki de o zaman yazısını yazarken içine doğdu. İnşallah…

xx           xx           xx

Hüseyin Nizamoğlu’nun yazısı şöyle devam ediyor:

Meydan da bilirkişilerin açıklamasına göre, 45.000 Muğlalı bulunuyordu. Seyirci çok heyecanlı ve coşkulu idi. Bunun en büyük sebebi, muhalefet parti liderlerinin yalan olan iftira olan oyunları cemaat ile birlikte yapmakta oluşları idi. Cemaatin devlet bünyesine adeta yuva yapmış olmasını aynı zamanda devlet sırlarını Yahudilere aktarmasını bilerek hala savunan Zaman Gazetesi ile Bugün Gazetesi ve Samanyolu TV için hala inanamadığım hallerini benzeyenini hiç görmemiştim.

xx           xx           xx

Yeni Meydan’da 45 bin Muğlalı nedense aklıma Osman Bölükbaşı’nı getirdi…

Yeter, söz milletindir!” sloganıyla kurulan Demokrat Parti’nin genç hatibi Osman Bölükbaşı’yı (o zaman 33 yaşında) gazeteci ve politikacı Cihad Baban, şöyle tarif eder:

Özellikle, cesur. Meydanlarda rakip tanımayan, sözünü esirgemez ve söz söylemede usta bir politikacı. Ateşli bir hürriyetperver. Sonra, güçlü bir hâfızaya sahip ve nüktedan, hazırcevap. Yalan ve ikiyüzlülükten uzak. Fikir cephesinde değil ama, aksiyon bakımından üst düzeyde, yorulmak bilmeyen bir savaşçı.

Bölükbaşı, politika hayatımızın en uzun konuşan, en fazla nükte yapan ve eteğinde hiç taş bırakmayan bir siyaset adamıdır. Miting meydanlarında kendisini coşkuyla dinleyen büyük kalabalıkların, seçim sandığında partisine oy vermemeleri konusunda Bölükbaşı şunları söylemiştir:

“- Bizim tanesi çıkmayan harmanımız boldur. Sapı uzun, tanesi kıt Türk milleti; meydanlarda veriminiz bol, benden alkışlarınızı esirgemezsiniz, ama sandık başına gidince başkasına oy verirsiniz.

– Bizim kümeste tavuk çok… ama hep başkalarının folluğuna yumurtluyorlar.

– Bu millet Bölükbaşı’yı alkışladı; İnönü’yü karşıladı; oylarını Menderes’e verdi.

Şunu söylemem gerekir ki, Muğla’da AK Parti’nin aldığı oyun tamamı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın isminin aldığı oydur… (!)

xx           xx           xx

Yazısının sonunda “Yazımın başlığında, Uyan Muğlam güzellikleri bize Denizli’de değil kendimizde göster, diyorum. 40 yıldan beri şu memlekette yaşayan hakiki Menderesçiler ızdırap çekiyor. İlk yıllarda anıtlar kurulunu kullanarak Demokratların binalarını tarih ettiler. Kendilerinden olanları kolladılar. Bu konuda birçok belge elimdedir.” diyen bugünün fanatik AK Partilisi Hacı amca şöyle devam etmiş:

Belediye değişirse neler olacak: Uğur Mumcu Caddesi’nin adı Üniversite Bulvarı olacak. Caddenin sit tarafı 300 metre yola paralel olarak Yaraş Mahallesi’ne kadar devam edecek. Recai Güreli Caddesi’ne ilave edilen parazitler (Abdi İpekçi Caddesi) kalkacak. Her meydan ve yol isimleri Muğla’ya hizmet edenlerin adı konacak. Suyumuz pınar suyu olacak, kirli hava yerine doğal gaz bu yıl içinde gelecek. Organize sanayi bize de gelecek. TOKİ yeniden fakirler için evler yapacak. Bu defa bir kısmını Belediye el koyamayacak. Güzellikler gelecek. Bizimde belediye başkanlarımız bakan olacaklar. Ama Belediyesi ile dargın veya bakanı ile dargın belediye olamayacak.

Doğrusu cadde isimleri ve koruma meselesini görmezden gelirsek kulağa hoş geliyor…

xx           xx           xx

Osman Gürün’ün CHP’den ilk kez Muğla Belediye Başkanı seçildiği 18 Nisan 1999 yerel seçiminin oy dağılımı oldukça ilginçtir. Başkan Gürün’ün karşısında ANAP adayı Hayati Nizamoğlu, DYP adayı ise Seyfi Terzibaşıoğlu’dur. DSP ve MHP’nin adaylarını anımsamıyorum!

Bugün adaylarını anımsayan olmasa da o seçimde DSP 2 bin 699, MHP bin 684 oy almıştı. Lider partilerinde adayın önemi olmuyor tabi!

CHP 8 bin 856 oyla seçimi kazanırken, ANAP 6 bin 187, DYP 3 bin 567 oyda kalmıştı.

Aslına bakarsanız 2004’te AK Parti ile İl Genel Meclisi’nde “iktidar” olan “Muğla sağı” Muğla Belediyesi’ne 1999’da Hayati Nizamoğlu ile yakın olduğu kadar hiçbir seçimde yakın olamadı!

O seçimde Terzibaşıoğlu seçime asılmamış olsaydı, Hayati Nizamoğlu da ANAP’ın “Liberal Muhafazakarları”nın oylarını alabilmiş olsaydı bugün Muğla siyasetindeOsman Gürün” diye bir isim olmayabilirdi…

Başkan Gürün’ün Muğla’da ANAP’ın liberalleri ile son “DYP’lilere” ve “DP’lilere” bir teşekkür borcu olmalı…

Tabi sağcılar “Ovayı imara açacağız” derken, solcuların “Açmayacağız, açtırmayacağız, SİT’i koruyacağız” deyip seçim aldığı Muğla’da Hüseyin Nizamoğlu tavır ve söyleminin o seçime yansımaları saptanmış değil…

Yarın devam ederiz.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.