Hüseyin Kocabıyık yaptı yapacağını

Bu haber 23 Mayıs 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.712 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Evet, Hüseyin Kocabıyık yine yaptı yapacağını. Arada bir, bir yazıyor sanırsınız 6 şiddetinde bir deprem…

Hamle’de 20 Mayıs 2013 tarihli yazısı CHP’yi salladı.

Kocabıyık Muğla’da hala büyük şehir seçiminin nasıl olacağının anlaşılamadığına dikkat çekerken şöyle devam etmiş:
Geçtiğimiz günlerde İlimize geldiğinde müjdeli bir haber verecek diye beklerken Sayın Kılıçdaroğlu’ndan bir ses de çıkmadı. Yatağan ve Muğla’da gençler tarafından açılan pankartta ön seçim istiyoruz, yazısına da bozulmuş Sayın Kılıçdaroğlu. Bu işin altında CHP İl Başkanı Mustafa Öztürk’ün olduğu söyleniyor. Yarınlarda bu yazı Öztürk’ü İl başkanlığından eder gibi geliyor bana. Sen parti disiplinini sağlayamazsan elbette olacak olanda bu olur.

Bence depremin nedeni bu sözler değil…

xx        xx        xx

Depremin nedeni yukarıdaki sözler değil. O sözlerin bir anlamı da yok. Çünkü ortalıkta öyle gençlere “Ön seçim istiyoruz”  diye yazdırabilecek bir il başkanı da yok!

Ki İl Başkanı Sayın Öztürk, CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu’nun gerektiği gibi ağırlanamadığı Muğla ziyaretinin ardından düzenlediği bir basın toplantısında, yeni il merkezi önünde  “Ön seçim istiyoruz”  diye pankart açan gençler için “Onlar bizim gençlerimiz değil. Bizim 3 aydan beri gençlik kollarımız yok.” demişti…

xx        xx        xx

Mesleğimizin duayenlerinden Kocabıyık 20 Mayıs tarihli yazısında, “Muğla Büyükşehir belediye başkanlığını diğer İlçelerin belediye başkanlıklarını hoş olmayan sözlerinle mi kazanacaksın? Olmuyor Mustafa Öztürk olmuyor.”  derken şöyle devam etmiş:

Muğla’da CHP’yi düşünüyorsan mutlaka bu görevden ayrılman gerektiği söyleniyor. Aksi takdirde Muğla CHP’sini zor duruma sokacaksın. Tabi anlayabildiysen? Son söz olarak CHP’nin genel başkanı Kılıçdaroğlu örgütlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Adnan Keskin’in bu konunun üzerine titizlikle gideceklerine inanıyorum.                                                                                                                          Yine ayrıca basına vermiş olduğu değişik türdeki demeçlerle de partilileri yanıltmaya çalışıyor. Muğla ve Yatağan basını da yapmış olduğu bu hatalar yüzünden Öztürk için acımasızca tenkit yazılarına devam ediyor. Benim bildiğim CHP İl başkanı dik durup söylemiş olduğu sözlerinin arkasında durmalı.                                                                                                                                                                         İl genelinde en çok konuşulan konular arasında da (Menteşe) belediye başkan aday adaylarının çoğunlukta olduğudur.

Desenize CHP içinde kıran kırana bir yarış var. Pardon önseçim olursa güzel bir yarış var. Ya atama gerçekleşirse o zaman ne olacak onu da söyleyelim. En büyük torpili olan da (Menteşe) belediye başkanı adayı olur diyorum. (Menteşe) belediye başkanlığına soyunan bu değerli isimlerin çoğu şimdiden kulisler yapıp evet bende varım, belediye başkan adaylığına soyundum diyorlar. Yarınlar ne gösterir bilemeyiz. En önemli konunun son sözü ise CHP İl Başkanı Mustafa Öztürk inşallah en kısa bir süre içinde görevden alınır da CHP içinde güzellikler olur diyorlar. Partide böylelikle daha dirilmiş olur. Biz daha ne söyleyelim aday adaylarının hepsine bol şans dilemekten başka?

Kocabıyık’ın deprem yaratan sözleri olsa olsa bu sözleri olabilir…

xx        xx        xx

Sevgili Kocabıyık’ın 20 Mayıs tarihli yazısının tamamına baktığınızda  “çelişkiler” olsa da kendi içinde “tutarlı” bir yazı…

Kocabıyık çok doğru bir durum tespiti yapmış.

Buna karşılık CHP İl Başkanı Mustafa Öztürk de Hamle’nin Yazı İşleri Müdürlüğü’ne bir yazı göndermiş. Öztürk, “Biz CHP yöneticileri, basına ve basın emekçilerine verdiğimiz değer ve saygı takdirlerinize” diye başlayan yazısında 16 Mayıs Perşembe akşamı Yatağan ve Kavaklıdere Danışma Kurulu toplantısının basına kapalı bölümünde yaşananları şöyle aktarmış:
“Diğer basın mensuplarının dışarı çıkmasına rağmen, bir basın mensubunun çıkmak istemediği tarafıma iletildi… basın mensubu arkadaşımız bizi yalnız bırakırsa sevinirim dedim. Sayın Hüseyin Kocabıyık çıkmayacağını, basın mensubu olmadığını, köşe yazarı olduğunu ve polis çağırmamı istedi. Ben de basının önünde toplantının gerçekleşemeyeceğini, toplantıyı iptal edeceğimi söylemem üzerine ‘Seni bitireceğim. Sen kimsin gibi” sözlerle toplantıyı terk etti.

Muğla’mızla özdeşleşmiş, Hamle Gazetemizde köşe yazısı yazan, bunu tüm seçilmiş ve üyelerimizin önünde “… seni bitireceğim.” sözlerinin sarf edilmesi, toplantımızın sabote edilmesi bizleri çok üzmüştür.

Hamle olarak biz de üzüldük…

xx        xx        xx

Ama Sayın Kocabıyık’a da sorduk. “Ben köşe yazarıyım çıkmam, sözünün dışındakiler benim değil. Sayın İl Başkanı bu yalan yanlış açıklaması ile bir kere daha kendini ele vermiş.” dedi.

Ben Kocabıyık’a inanıyorum…

Kendisi deli doludur, ama mesleği ile kimseyi tehdit etmeyeceği kadar da akıllıdır…

Bu olay beni Sayın Mustafa Öztürk’ün il başkanı seçildiği günlere götürdü…

xx        xx        xx

Sayın Öztürk’ün il kongresinde üç büyük vaadi  “Adayların ön seçimle belirlenmesi. Basınla fikir alış verişi içinde olmak. Parti il merkezini çukurdan çıkarmak.” şeklinde idi. Sayın Öztürk parti merkezini çukurdan çıkardı. Kutluyoruz. Ama ne oldu ise ön seçim vaadi tedavülden çabuk kalktı. Kendisinin hala ön seçim mi ne istediği belli değil… Basınla ilişkileri de ortada… Doğrusu bu güne kadar hiçbir siyasetçi Hüseyin Kocabıyık’ı karşısına alma beceresini gösterememişti!

Muğla’da hiçbir gazetecinin Sayın Öztürk ile sorunu yok. Ama Sayın Öztürk’ün basınla sorunları artmaya başladı. Aynı anda hem Yatağan’dan hem Muğla’dan gazetecileri karşına almak maharet gerektirir…

Sayın Başkan keşke o maharetini Muğla’nın ön seçim talebinin arkasında durabilmekte gösterebilseydi…

xx        xx        xx

CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu da son kurultayda “Parti içi demokrasiyi getirme” sözü vermişti… Parti içi demokrasi geldi mi?

Hala adaylar için ön seçim mi atama mı tartışması yapılıyor. Bir il başkanı çıkıp “Benim üç aydır gençlik kollarım yok” diyebiliyor. Elinden mi aldılar? Atanmalarını neden gerçekleştirmedin?

Senin görevini Milas’tan Ahmet Dinçkol’un mu yapması gerekiyordu?

Dinçkol gitmiş parti Genel Merkezi’ne CHP Muğla İl Gençlik Kolları ile ilgili atamayı yaptırmış.

CHP İl Başkanı nerede?

Ben Sayın Başkanı anlayabiliyorum. Alkol aldığı zaman başka, almadığı zaman başka… Bunu biz biliyoruz ama herkes bilmiyor ki…

Aklıma takılanlar; Kocabıyık olayında Divan varken, İl Başkanı’nın müdahalesi doğru mu? Bir de Hamle’ye gönderdiği yazıda Sayın Öztürk, “Ben de basının önünde toplantının gerçekleşemeyeceğini, toplantıyı iptal edeceğimi söylemem üzerine..” diyor… Bu da Divan’ın görevi değil mi?

Hem bu ifade bir acziyet göstermiyor mu?

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.