Hüseyin Anıl ve Oligarklar…

Bu haber 15 Aralık 2015 - 0:01 'de eklendi ve 1.472 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Bugün ayın 15’i. 5 gün sonra ayın 20’si. CHP Muğla İl Kongresi’ne 5 gün var.

Halihazır da İl Başkanı Mürsel Alban kongrenin tek adayı.

CHP’nin son İl Genel Meclisi Üyeleri’nin büyük bölümünün geçen Cuma akşamı bir araya geldikleri Bodrum Toplantısı’ndan il başkanı adaylığı için adı geçenlerin içinden Hüseyin Anıl çıktı. Anıl’ın adaylığının Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar ve Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon tarafından da desteklendiği belirtildi.

Bu gelişme ile Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün parti yönetiminde de etkili olmasına doğal olarak karşı olanların adeta çıbanı delin. Muhalefette sinerji yarattı

 

xx           xx           xx

Üç kere milletvekili adayı olup, sandıktan 6’ncı, 7’nci sıralardan çıkan ve bu durumunu “Oligarkların engellemesi” olarak yorumlayan Hüseyin Anıl ile son İl Genel Meclisi Üyelerinin Bodrum Toplantısı’nın hemen ardından görüştük. “Hayırlı olsun” dedim. Teşekkür etmedi. “Önce yazdığım yazıyı oku, sonra konuşalım” dedi. Ardından, “Oligarkların mutlaka önüne geçilmesi, parti içi demokrasinin işletilmesi ve emeğin hakkının teslim edilmesi gerekiyor. Ancak bu benim meselemmiş haline gelmemeli. Kimse benden tetikçilik yapmamı beklememeli” diye ekledi.

Aşağı yukarı böyle… Şaşırdım. “Adaylığını pazarlık konusu mu yapmak istiyor?” diye de düşündüm.

 

xx           xx           xx

Yazıyı merak ettim. Hüseyin Anıl’ın gazetesinin web sitesine baktım, bulamadım. Meğer sözünü ettiği yazıyı Facebook’ta kaleme almış. “Oligarşiler yasaklansın, oligarklar partiden çıkarılsın. (emeğin kutsal olduğu yer (!) yalnızca fabrikalar işyerleri değildir.) Parti emeği insana hizmet için yapılan, ücreti olmayan bir emektir. Oda diğer emek çeşitleri gibi kutsaldır. Parti emeği oligarşilerden korunmazsa partiler çöker.” demiş.

Ardından da gerek kongrelerde, gerek gazetesindeki yazılarında ve gerekse sosyal medya paylaşımlarında ortaya koyduğu “oligarşi” ve “oligarklar” tanımlamalarına açıklık getirmiş. “Peki, nedir bu oligarşi denilen şey?” diye sorup, devam etmiş;

Parti içindeki demokratik seçim ve gelişmeleri kontrol altına alma amaçlı bir araya kümeleşen ve kamu gücünden kaynaklı güçlerini, her tür parti içi seçim sonuçlarını etkileme, değiştirme, yönlendirme yolunda baskı kurup kullanan her yapıya oligarşik yapı denir. Bu oligarşik yapılarda iş tutanlara da oligarklar denir. Oligarşiler parti içi demokrasinin en büyük düşmanıdırlar. Oligarklar ise partinin en büyük emek ve hak gaspçılarıdır.

Bu satırların altına imzamı atarım. Ama “Hüseyin Anıl’ın adaylığı ile ne alaka?” diye düşündüm.

 

xx           xx           xx

Söz konusu yazıyı “Acaba Anıl’ın kongre konuşması mı?” diye okumaya devam ettim.

Anıl paylaşımında, oligarşilerin, bu yapıların üyeleri oligarkların parti içinde emeğin, sadakatin, çalışkanlığın ve liyakatin öz değerinin öne çıkıp, takdir görmesinin en acımasız düşmanları olduğunun altını çizerken, “Bu yüzden oligarkların hepsi birer kariyer hırsızıdır. Oligarşiler parti emeğinin çalındığı gizli (!) örgütlerdir.” savında bulunup devam etmiş;

Oligarşiler partideki yeni fikir ve ideolojik akımlar yerine, kendi kişisel çıkar ve kariyer planlamalarını öne alırlar. Bazen ülke genelindeki oligarşik yapılar birleşerek, parti içindeki büyük hizipleri oluştururlar ve bir ahtapot gibi partiyi sarıp ele geçirirler. Çok çalışkan parti üyeleri bu yapılar (oligarşi) ve bu yapıların üyeleriyle (oligarklar) umarsızca mücadele etmekten harap, bitap ve umutsuz düşerler. Ülkenin tüm aydınları ve emekçi yığınlarıyla partinin bağı kopar. Cumhuriyetin kurucusu bu parti; CHP çok uzun yıllardan beri parti içindeki bu oligarşik yapılardan ve hiziplerden ötürü ve sırf bu yüzden iktidar yüzü görmüyor.

Partimizin bilimsel ve sosyolojik gelişmesinin önündeki en büyük engel bu oligarşik yapılardan ve oligarklardan tez elden ve acilen ve bu kurultayda kurtulmalıdır.

Gerçekten de güzel ve yerinde bir tespit olmuş.

Kongre ve hatta kurultay konuşması haline de getirilebilir.

 

xx           xx           xx

Hüseyin Anıl’ın paylaşımını Pazar günü yapılacak kongredeki konuşmasının provası kabul edersek, Anıl’ın konuşabilmesi için kendisine engel çıkarılmaması gerekir. Milas Kongresi’nde Divan Başkanlığı yapan Milletvekili Ömer Süha Aldan’ın “Kongre Delegesi ve Doğal Delege olmayanlar konuşamaz” deyip engellediği gibi, oligarklar pazar günüde Anıl’ı engelleyecek bir divan başkanı bulacaklardır!

Hüseyin Anıl ne kongre delegesi ne de doğal delege… Pazar günü konuşabilmesi için il başkanı adayı olması gerekecektir. Ki bunun içinde kongre üyelerinin “onayı” istenebilir… (!)

Yok, eğer o konuşma Kurultay Konuşması provası ise Anıl’ın “kurultay delegesi” olması ve bunun içinde il başkanı adayı olup seçilmesi gerekir!

 

xx           xx           xx

Bana göre Anıl, Pazar günü kongrede konuşamayacak. Aday mı, değil mi net değil…

İnsan düşünür. Yakıştıramazsınız, söylemek istemezsiniz, ama bazen düşündüğünüzü paylaşmanız gerekir. Anıl’ın “Formun Üstü

Kimse benden tetikçilik yapmamı beklemesin” sözü beni “Acaba Anıl il başkanı adaylığını pazarlık konusu mu yapmak istiyor?” diye de düşündürdü.

Yanlış düşünüyor olabilirim, ama anlamaya çalışıyorum.

Pazar günü yapılacak olan il kongresinde Hüseyin Anıl veya bir başka aday daha çıkmazsa “oligarşi” diye tanımlanan yapı “hakimiyetini” perçinleyecektir.

Böyle bir durumda, CHP’nin Muğla’da ve ülkede geldiği nokta konusunda “Bilimsel Sosyalizm” penceresinden çözümler yapan bir “devrimciye” görev verildiyse, o görevin yerine getirilmesi için “fedakarlık” ta yapılır…

Ben Hüseyin Anıl o fedakarlığı yapar diyorum. O olmazsa Süleyman Uslu yapar, Dursun Kaplan yapar, biri yapar… Sadece CHP’liler değil, o fedakarlığı Muğla’da unutmaz!
xx           xx           xx

İl Başkanı Mürsel Alban’ın karşısında kongrenin kazanılamayacağı kaygısı taşıyanlar olabilir mi?

Soruyu son il genel meclisi üyelerine sordum. Yanıtları şöyle oldu:

Bu kongre bir bakıma tasfiye kongresi gibi görünüyor. Ancak o kadar da değil. Korkunun ecele faydası da olmaz. Muğla’da son nüfus değişiklikleri partilere yansıdı. Şu anda en çok delege Bodrum, Milas ve Marmaris’te… Bodrum ve Marmaris’in yanına Kavaklıdere ve taksimpark.com Köyceğiz kondu mu dengeler değişiyor. Ayrıca Ortaca ve Dalaman Belediye Başkanları delegeye baskı yapmayacaktır. Biz bu kongreyi kongre salonunda alırız.

Bence de alırlar… Muhalif hareketi sayılan ilçelerle sınırlamak da doğru değil. “Cesaret sahibi” insanlar elbette öteki ilçelerde de vardır!

 

Ben Anıl’ın adaylığını “pazarlık konusu” yapmak gibi bir düşüncesi olduğunu sanmıyorum. Velev ki oldu, o zaman muhalefet “öyle şey mi olur” deyip, Süleyman Uslu veya Dursun Kaplan ile kongreye gidebilir… Bu ihtimal de var.

İyide kongreye 5 gün var denilirse, politikada 5 gün çok uzun bir zamandır da…

 

xx           xx           xx

 

Hafta sonunda Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir ziyaretime geldi. Tıp Fakültesi Hastanesi’nin Mayıs ayına yetişip yetişemeyeceği ile birlikte Pazar günü yapılacak kongreyi de konuştuk. Bu konuda geçenlerde yazdığım bir yazıyı anımsatarak, “Galiba tek liste ile kongre yapacaksınız. Mürsel Alban’ın karşısına bir naylon aday çıkartılır artık.” dedim.

Milletvekili Demir, “Öyle şey olmaz. Burası Muğla. Merak etme aday çıkar.” dedi.

Çıkar tabi… Bakalım “çakma” mı olur, yoksa “fedakar” mı?

Pazar günü Muğla’da CHP tarihi bir kongre yaşayacak. Bakalım o gün kongre salonunda şu soruları soran çıkar mı;

Son genel seçimde Datça damadı (o zaman genel başkan yardımcısıydı) Yakup Akkaya’nın Muğla’dan kontenjan adaylığını kim engelledi? Ömer Süha Aldan’ın atama aday olması için ilçe başkanlarından, belediye başkanlarından kim imza toplayıp Ankara’ya götürdü? Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin danışmanları, şirketlerinin yönetim kurulu üyeleri kimlerdir, maaşları ne kadardır?

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
haydar ekber 15 Aralık 2015 / 20:01

Hüseyin Anıl hiç bir şeyin pazarlığını yapmadan devrimci duruş sergileyecek ve meydana çıkacak. Bunu yaparsa bu örgüt onu mutlaka ödüllendirecektir. Tarihte böyle kritik dönemlerde rol oynayanlar kahraman olmuştur. O gün kaybetseler de gelecek günlerde ödüllerini alacaklardır. Dünya devrim tarihinde bunun örnekleri çoktur. Tufan Doğu 12 eylül öncesi Muğla anti faşist mücadelesinde yer almıştır. O günün gençlerine sahip çıkmıştır. Daha sonrada Muğla Milletvekilliği ile ödüllendirmiştir. üye bazında yapılan ön seçimden 1. sırada çıkmıştır. Muğla gibi devrimci geçmişi olan çağdaş demokrat bir yaşam standardı olan Muğla’da CHP nin il kongresinin oligarkların gölgesinde geçmesi devrimci demokrat herkesi rahatsız ediyor. Eğer Hüseyin Anıl aday olma cesaretini gösterirse Halk kahramanı olacaktır. Bu bilgi notu gaz vermek için yazılmamıştır. Ayrıca da Hüseyin Anıl hoca akıllı adamdır. Gaza gelmez. Bu gün anahtar rolünü oynayanlar geleceğin kapısını açarlar. Muğla CHP si içten içe kaynıyor. Kimse farkında değil. Fark ettiklerinde de iş işten geçmiş olacak. Şimdiden söylemiş olalım.