“Hüseyin Anıl Gözaltında”

Bu haber 19 Kasım 2016 - 0:01 'de eklendi ve 1.528 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

 Cumhuriyet Halk Partisi’nin Muğla Milletvekili adaylarından Hüseyin Anıl partisinin Muğla İl Başkanlığı tarafından “tedbirli” olarak disipline sevk edileli bugün 44 gün oldu. Anıl’a kendi deyişi ile adeta “gözaltı” uygulanıyor.

Hepimizin bildiği gibi CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu gazetecilerin ve milletvekillerinin gözaltına alınmalarına karşı çıkıyor.

Bir yerde tutulmuyor ama Hüseyin Anıl da “her türlü parti faaliyetinden alıkonulmuş” olarak, bir bakıma gözaltında!

Kılıçdaroğlu bu durumdan haberi olsa ne yapardı?” diye sormayacağım bile… Elbette soruşturmanın hemen sonuçlandırılmasını, gereğinin ivedi yapılmasını isterdi.

Merak ediyorum, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu atama belediye başkanlarının partisini ne hale getirdiklerinin farkında mı acaba?

 

xx           xx           xx

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Anıl’ın durumundan haberi var mıdır?

Yoktur tabi…

Anıl disipline dair tebligatı aldığında, uzun yıllar İlçe Başkanlığı da yapmış biri olarak ve deneyimlerine dayanarak, kendisine yöneltilen suçlamaların “suç” olmadığının bilinci içinde “Sen ne dersin?” diye benim görüşümü de almıştı.

O günlerde (1 aydan biraz fazla oldu) gündemde CHP İlçe Danışma Kurulu toplantıları vardı. Anıl’a “Tedbirli olarak disipline verildiğine göre, danışma kurullarında konuşmanı engellemek istemişler” dedim.

Eğer düşündüğüm gibi ise başardılar.

İlçe Danışma Kurulları bitti. Anıl konuşmak bir tarafa hiçbirine alınmadı…

 

xx           xx           xx

İlçe Danışma Kurulları tamamlandığına göre Anıl ile ilgili “tedbirin” kaldırılması gerekmez mi?

Gerekmiyor demek ki!

Çünkü daha İl Danışma Kurulu var…

Hüseyin Anıl ise bıkkın, bezgin ve haklı olarak isyanlarda.

Sosyal medyayı yeniden sallamaya başlamış,

Hüseyin Anıl CHP Yüksek Disiplin Kurulu’na ve CHP Muğla İl Başkanlığı’na ayrı ayrı dilekçe ile başvurmuş ve gözaltında tutulmasına son verilmesini istemiş.

Hatta Yüksek Disiplin Kurulu’ndan bir de CHP Muğla İl Başkanı Mürsel Alban’ın partiden ihracını istemiş…

 

xx           xx           xx

Hüseyin Anıl partisinin Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığı’na 11.11.2016 tarihinde yaptığı başvuruda, CHP Muğla İl Başkanlığı’nın kesin ihraç istemiyle “tedbirli” olarak İl Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini, kendisine tebliğ edilen yazının ikinci paragrafında “disiplin kuruluna sevk edilişinin karşılığı olan CHP Tüzüğündeki ilgili maddelerin sayılarak” 15 gün içinde suçlamalara açıklık getirmesinin ve göndermesinin istendiğini belirterek, şu ifadelerde bulunmuş:

Ben de bu yazılara bakarak 12 Ekim 2016 günü CHP Muğla İl Başkanlığı’na, suçlandığım bahse konu facebook ve mesencer yazılarımın birer kopyasını bana ulaştırmalarını ancak öyle yanıtlayabileceğimi bildirmiştim. Bugün 10 Kasım 2016 gününe geldik. ‘Tedbir’ durumum devam ederken ne CHP Muğla İl Başkanlığı’ndan ne de CHP Muğla İl Disiplin Kurulu’ndan hiçbir yazı almadım. Özetlersem bugün itibariyle tam 35 gündür ‘Tedbirli’ bulunduğumdan hiçbir parti faaliyetine katılamıyorum. Örneğin; geçtiğimiz günlerde kendi ilçem Bodrum dahil tüm Muğla İlçelerinde yapılan danışma kurullarına katılamadım. Belki de tedbirden murat ve istenen bu idi.

 

xx           xx           xx

CHP Yüksek Disiplin Kurulu’ndan henüz bir yanıt yok.

Bir şekilde gelir. Ancak halen İl Disiplin Kurulu’ndan yanıt verilmemiş olması manidar…

Aslında çok da manidar değil… (!)

Bakarsınız İl Danışma Kurulu yapıldıktan sonra dosya kapatılır!

Bugün 44 gün oldu. Eğer bugüne kadar dosya sonuçlanmış ve beklendiği gibi Anıl’da aklanmış olsaydı gelip İl Danışma Kurulu’nda söz alabilirdi.

Zaman Gazetesi’ne verilen ilanlarla Fetullahçı Terör Örgütü’nün değirmenine su taşınıp taşınmadığını sorabilirdi…

İzin verirler mi?

İzin verecek olsalar soruşturmayı sonuçlandırırlardı!

Hatta Hüseyin Anıl “eleştiri hakkı” ve “düşünce özgürlüğü” çerçevesinde Disiplin Kurulu’na verilmemiş olurdu…

 

xx           xx           xx

Anıl CHP İl Başkanlığı’na 10 Kasım ve 14 Kasım tarihlerinde iki ayrı yazı gönderirken, bir de soruşturmanın 29’ncu gününde Muğla İl Disiplin Kurulu Başkanı Av. Nihal Coşkun’u telefonla arayıp durumunu anlamaya çalışmış. Ne yapması gerektiğini sormuş. İl Disiplin Kurulu Başkanı Av. Nihal Coşkun da “İl Başkanlığı’ndan henüz bize ulaşan yazınız yok. Bu yazı bize ulaşınca sizden savunmanızı isteyen yazıyı göndeririz.” diye karşılık vermiş.

Oldukça dikkat çekici ve manidar…

Kafam karıştı… Hüseyin Anıl’a 10 Kasım’da yapılan tebligatta 15 gün içinde savunmasını yapması bildirilmemiş miydi?

İl Disiplin Kurulu Başkanı Av. Coşkun’un, Anıl’a yanıtına göre, henüz ulaşmayan yazı neyse önce o yazı İl Yönetimi’nden İl Disiplin Kurulu’na ulaşacak. Soruşturmanın 29’ncu günü olmuş, sonra da Anıl’dan savunması istenecek… (!)

Bugün soruşturmanın 44’ncü günü. Hala İl Disiplin Kurulu’na İl Yönetimi’nden yazı gelecek ve Anıl’ın savunması istenecek… (!)

Savunmanın ne zaman alınacağı bile belli değil, ama Anıl hala “tedbirli”… Yani tüm parti faaliyetlerinden yasaklı… Aslında partiden ihraç edilmiş gibi bir şey…

Hüseyin Anıl İl Başkanlığı’na gönderdiği yazısını haklı olarak şöyle noktalamış:

TCY’unda (Türk Ceza Yasası) bile gözaltının bir süresi var. Yargıç karşısına çıkarılmadan 35 gündür gözaltı kararı uyguluyorsunuz. Bu kabul edilemez bir durumdur. Ya tedbirimin derhal kaldırılmasını ya da disiplin kuruluna sevkimin derhal yapılmasını ve tarafıma bilgi verilmesini bilgilerinize sunarım.

Anıl’ın disiplin kuruluna sevk edildiğini belirten yazı 06.10.2016 tarihinde tebliğ edildiğine göre, Hüseyin Anıl kendi deyişi ve bugün itibariyle ve 44 gündür gözaltında…

 

xx           xx           xx

Yaptığı başvuru tarihi itibariyle kendisine 35 gündür mobing uygulandığını, hukuksuz hak gaspına uğratıldığını belirterek “CHP Muğla İl Başkanı 35 gündür şahsıma karşı mobing ve hukuksuz hak gaspı yaparak parti içi itibarımı hedef almıştır. Partililerimin bilmesinde yarar gördüğüm hiçbir bilgiyi partililerimle paylaşamadım. Bu tüzük ve yönetmelik ihlaliyle yapılan uygulama parti içinde OHAL uygulamasından daha da beter bir durum yaratmıştır. Tüm bu durumlara bakarak bugün 10 / 11 / 2016 Perşembe günü itibariyle kendilerine ( CHP Muğla İl Bşk. lığı) sizlere yine (ekte sunduğum ek 3) yazımı gönderdim. Özcesi ‘Ya tedbirimi derhal kaldırın’ ya da ‘Derhal disipline sevk edin, yargılayın’ dedim.” diye devam etmiş.

Anıl, yazısında ayrıca disiplin kuruluna sevkinden sonra “tedbirli” olduğu için Disiplin Kurulu’nun 3 gün içinde olağan toplantıları varsa o toplantıda, eğer yoksa olağanüstü toplanarak disiplin yönetmeliğinin gereğinin yapılması gerektiğine dikkat çekmiş.

 

xx           xx           xx

CHP Yüksek Disiplin Kurulu’na yaptığı başvuruda ya hakkındaki tedbirin kaldırılmasını ya da disiplin işlemlerinin bir an önce yapılmasını isterken CHP Muğla İl Başkanı Mürsel Alban’ın da disipline verilmesini istemiş ve şöyle demiş:

Bana yapılan bu antidemokratik ve hukuk dışı uygulamayı şiddetle kınıyorum. Bu içi boş yalnızca parti etkinliklerine katılmamı engellemek ve beni susturma amacı taşıyan baskıyı uygulayan ve bazı çıplak gerçekleri söylememi partililerime ulaştırmamı bilerek engelleyen ve bu durumdan siyasi yarar sağlayan kişileri parti içi çok küçük bir oligarşik çevreyi memnun ediyor etmeye çalışıyor.

Bunları yapan şahsıma ve partimize zarar veren CHP Muğla İl Başkanı Mürsel Alban hakkında suç duyurusunda bulunuyor, partimizden kesin ihracını talep ediyorum.

Anıl’ı disipline verenler aslında CHP’yi sınava sokmuş bulunuyorlar.

CHP’de parti içi demokrasi var mı yok mu? Hep birlikte göreceğiz…

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI
Ali Ceylan 19 Kasım 2016 / 09:35

Dünya alem biliyor ki, İl Başkanı oraya Osman abi olmasa gelemezdi. Gelebilemezdi. Bu disiplin işini Osman abi çözer. Onunda hoşgörüsü ve affı pek olmaz. Abimizin mübarek elini öpmeden bu iş olmaz. CHP de pati içi demokrasi Diyarbakır’da var. Hakkari’de hepten var. Şırnak’ta dibine kadar var. Yani parti yerel rantları elinde bulundurmadığı yerelde rant dağıtmadığı her yerde parti içi demokrasi sonuna kadar var. Ha İlimiz İlçelerinden Kavaklıdere’de parti içi hiç sorun yok. CHP parti içi iktidar mücadelesinde demokrasi yerine yerel krallar yarattı. Başkanlık sistemi parti içi krallığı son verecektir. Başkanlık adaylığına soyunan genel başkan başkanlığı kazanamazsa milletvekili de seçilemeyecektir. Yüzde 25 oy başarı sayılmayacak başarının ölçüsü başkanlığı kazanmak olacaktır. Başkanlık sistemi parti içi demokrasiyi getirecektir. Referandum sandığını hasretle bekliyoruz.

reşat öztepe 19 Kasım 2016 / 10:46

Gocuman; “‘ANIL'” kelimesinden hareket edersek ,Aslan Sosyal Demokrat Muğla Teşkilatı doğrusunu yapıyor. Hüseyin Bey’e öyle bir şey yapalım ki, Uzun yıllar Anılsın. Hakikaten bu şekilde düşünmek lazım. sevgi ve saygı.

Bulut Adıvar 21 Kasım 2016 / 20:11

İl Başkanı Mürsel Alban bugüne kadar hangi CHP’linin derdini dinlemiş. Hangi CHP’linin sorununu çözmüş. Büyükşehir Başkanı tarafından üst yönetime atananlar Belediyede uğraşmadığı, sürmediği, emekliliğe zorlamadığı CHP kalmadı. İl Başkanlığı demek Büyükşehir Başkanının sekreterliğini yapmak değildir. İl Başkanı Genel Başkanın İldeki temsilcisidir. Muğla İlinin her kurumunda, ilçesinde, beldesinde, köyünde, belediyesinde (özellikle büyükşehir) bulunan CHP’lilerin hakkını aramak ve savunmaktır. İl Başkanı Fetö ilanını çıkaran Hüseyin Anıl’la uğraşacağına Fetöcü gazeteye ilan verenlerle uğraşsın. Büyükşehire atanıp CHP’lilere kan kusturan CHP, sol ve Atatürk düşmanlarını tespit edip Genel Merkeze rapor etsin.