Hürriyet gibi aydınlık….

Bu haber 26 Nisan 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.398 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Yazılarım hayatımın rengidir.
Bazen kış, bazen bahardır yaşadıklarım…
Kara kışın üstüne, daima kardelenler gibi bahar çiçeklerini serpiştirip en güzel tabloyu oluşturmayı severim…
Hüzünde, mutlulukta kabulümdür… Hüzün olmadan mutluluğun kıymeti anlaşılır mı ki?
Hayatı bir sarkaç olarak görür isek, salındıkça dört mevsime gider geliriz.
Kimi zaman yağan doluların arkasından, ümit ışıklarıyla doğacak güneşi bekleriz… Önemli olan her kara kıştan sonra güneşin ışıması ile içimizi ısıtan baharın geleceğini bilmektir.
Anlaşılacağı üzere hayat dört mevsimli bir döngü hayat…
Bu günlerde baharın hazzını hepimiz yaşıyor muyuz acaba?
Gözlerin güzel, ama bakmasını bilmiyorsan, bakıyorsun ama görmesini bilmiyorsan.. Ne anlamı var ki baharın ve aşkın..
Ne diyeyim…
Görmek, görebilmek… Hissetmek, hissedebilmek…
Hani bazen olur ya, dalar gideriz… Kim bilir nerelerdeyiz… Hangi sevdanın içindeyiz.. Hangi engin düşüncelerin alaborası içindeyiz…
Göremeyiz en nadide güzellikleri.. Hissedemeyiz en naif sevgileri..
Anlaşılacağı üzere ‘ bakmak ve görmek ’ aynı familya da iken, aralarında şiddetli bir geçimsizlik var…
Bakmanın ruhu yok iken; görmenin ruhu vardır..
Dimağımda hatırladığım bir söz var; gözün neyi görürse, kalbin neyi hissederse sen o kadarsın… Unutamam bu sözü ve ben duygu insanıyım…
Bu günlerde baharın hazzını hepimiz yaşıyoruz. Bakmakla görmek arasındaki perdeyi alaşağı edersek, en nadide güzellikleri görebiliriz… Ve büyük sevgileri hissedebiliriz…
Ben de ‘‘Hoş geldin bahar, hoş geldin… ’’ demek istiyorum.
Diyorum da, ama Nazım Hikmet’in “Hoş geldin kadınım” şiirinin sözleri, dimağımı istila ediyor.
Daha önce de yazmıştım… “Ben zaten şiire aşığım, şiirde aşka aşık..” demiştim.
Galiba benimkisi karşılıksız bir aşk… Yapacak bir şey yok…
Baharın yüzünü göstermeye; insanı aşk sarhoşu yaptığı; Orhan Veli Kanık’a “Beni bu güzel havalar mahvetti” dedirten şu günlerde şimdi gelin Nazım Hikmet’in şiirini paylaşalım.
Ne de güzel yazmış bu şiiri usta şair..
Yüreğinden kopan duygularla;
Hoş Geldin Kadınım…
Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin.
Yorulmuşsundur;
Nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını.
Ne gül suyum, ne gümüş leğenim var.
Susamışsındır;
Buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
Acıkmışsındır;
Beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam ki
Memleket gibi yoksuldur odam..
Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin
Ayağını bastın odama.
Kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi
Güldün;
Güller açıldı penceremin demirlerinde
Ağladın;
Avuçlarına döküldü inciler.
Gönlüm gibi zengin
Hürriyet gibi aydınlık oldu odam.
Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin…
Şiir aşka; aşk şiire aşık…
Bende karşılıksız delice bir aşığım…
Sevdam ülkeme… Ülkeme olduğu kadar ilimize… İlimize olduğu kadar şiire…
Baharın içindeki sevda kıvılcımları buram buram tüm doğayı sarmış iken, tekrar tekrar haykırmak istiyorum:
Hoş geldin bahar. Hoş geldin…
Baharın gelişi ile güller açsın hayatımızda…
Ama sevgi için ne gül suyuna, ne de buzlu şerbete ihtiyaç var.
Sevgi için ‘hisseden kalbe’ ihtiyaç var…
Hayatınız hürriyet gibi aydınlık, bahar gibi sevgi dolu olsun…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.