Hükümet’e Destek Olmalıyız « Hamle Gazetesi

Hükümet’e Destek Olmalıyız

Bu haber 29 Haziran 2016 - 23:01 'de eklendi ve 1.090 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

DAEŞ (IŞİD) terör örgütü hilafet ilan edişinin 2. yılının arifesinde İstanbul‘da Atatürk Havalimanını hedef aldı.

İstanbul Atatürk Havalimanı dış hatlar terminalinde üç büyük patlama meydana geldi. IŞİD mensubu oldukları belirlenen 3 canlı bombanın saldırıları sonrası 41 kişi yaşamını yitirirken, 239 kişi yaralandı.

Bir kere daha canımız yandı, bir kere daha kahrolduk, bir kere daha sarsıldık.

Terörü bir kere daha kınıyoruz, bir kere daha kahrolmalarını istiyoruz, bir kere daha lanetliyoruz.

Bir kere daha ölenlerimiz için Allah’tan rahmet, yaralananlarımız için acil şifa, ölenlerin yakınlarına başsağlığı, sabır diliyoruz.

Aslında çok uzun zamandır sözün bittiği yerdeyiz…

 

xx           xx           xx

Türkiye 7 Haziran 2015‘ten 7 Haziran 2016‘ya seçim ve terör saldırılarının konuşulduğu bir yıl geçirdi. Komşularımızla kavgalı hale geldik, yalnızlaştık. Cumhuriyet tarihinin en büyük kanlı saldırılarını yaşadık. Türkiye olarak IŞİD ve PKK saldırılarının hedefi haline geldik, yüzlerce insanımız yaşamını yitirdi, yaralandı, sakat kaldı…

Teröre bir yılda toplam 261 kurban verilirken, 800’ün üzerinde insanımız da yaralandı.

İlk saldırı 20 Temmuz 2015‘te Şanlıurfa Suruç‘ta yaşanmıştı. Düzenlenen bombalı intihar saldırısında 34 kişi öldü, 100’den fazla kişi yaralandı.

10 Ağustos 2015: İstanbul Sultanbeyli‘de, Fatih Polis Merkezi‘ne bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. Saldırının ardından çıkan çatışmada bir polis memuru hayatını kaybetti, iki saldırgan öldürüldü, 10 kişi yaralandı.

10 Ekim 2015: Ankara‘daki ‘barış’ mitingi kana bulandı… Barış Mitingi‘nin toplanma yeri olan Tren Garı‘nın önünde iki canlı bomba ile yapılan saldırıda 95 kişi hayatını kaybetti, 177 kişi yaralandı.

23 Aralık 2015: Sabiha Gökçen Havalimanı‘nın peronunda patlama meydana geldi. Saldırıyı, TAK (Teyrêbazên Azadiya Kurdistan) adlı terör örgütü üstlendi. Saldırıda, temizlik işçisi 2 çocuk annesi Zehra Yamaç (30) hayatını kaybetti, bir kişi de yaralandı.

12 Ocak 2016: İstanbul Sultanahmet Meydanı’nda, Suriye kökenli 28 yaşındaki bir saldırgan, turist kafilesinin arasına girerek üzerindeki bombayı patlattı. Patlama sonucunda saldırgan dahil 13 kişi öldü, 16 kişi de yaralandı.

17 Şubat 2016: Ankara‘nın kalbine bomba… Bomba yüklü araç, Genelkurmay, TBMM ve kuvvet komutanlıklarının yakınında 5 askeri servis aracının geçişi sırasında patlatıldı. Saldırıda 28 kişi öldü, 61 kişi yaralandı.

13 Mart 2016: Başkent Ankara‘da son beş ayda üçüncü kez düzenlenen saldırı Ankara‘nın kalbi Kızılay‘da bomba yüklü araçla yapıldı. Saldırıda 34 kişi öldü, 125 kişi yaralandı.

19 Mart 2016: Taksim İstiklal Caddesi‘nde Beyoğlu Kaymakamlığı önünde intihar saldırısı düzenlendi, 5 kişi öldü, 37 kişi de yaralandı.

7 Haziran 2016: İstanbul Vezneciler‘de yapılan bombalı saldırıda 7’si polis  11 kişi öldü, 36 kişi yaralandı.

28 Haziran 2016: Atatürk Havalimanı‘nda dış hatlar terminalinin girişinde art arda patlama meydana geldi. 3 canlı bombanın saldırısı sonucu 41 kişi öldü, 239 kişi yaralandı.

Bu son olsun demekten başka söz bulamıyorum…

 

xx           xx           xx

Aslında ben bugün için “Şükürler olsun normalleşiyoruz…” diye başlayan bir turizm yazısı yazmıştım. Yazıda AK Parti İl Başkanı Kadem Mete’nin geçenlerde Muğla Basını’na verdiği İftar Yemeğinde yaptığı turizm değerlendirmesine yer verip, 2016 sezonunun düne kadar beklediğimiz “büyük yıkımla” sonuçlanmayacağını vurgulamıştım.

IŞİD terör örgütü yazıma Atatürk Hava Limanı’nda tüy dikti!

Türkiye son bir yılda “Yurtta Barış, Dünyada Barış” sözünden neredeyse tamamen uzaklaşmıştı.

Uçaklarını düşürmemiz sonucu Rusya ile yaşamakta olduğumuz kriz ortadan kaldırıldı.

Davos’ta “One mınute” çıkışımız sonucu İsrail ile yaşamakta olduğumuz krizde ortadan kaldırıldı.

Şimdi de Mısır ile yakınlaşma başladı. Esad Suriyesi ile de yakınlaşılabilir.

Bunlar güzel gelişmeler. Atatürk’ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” sözüne yeniden dönüşün sözleri…

 

xx           xx           xx

Başbakan Binali Yıldırım, partisini son Olağanüstü Büyük Kongresi’nde AK Parti Genel Başkanı ve dolayısıyla Başbakan sıfatlarını alırken, Türkiye’nin komşuları ile “sorunsuz” günlerine dönmesi gerektiğinin altını çizip, bunu yapacaklarını söylemişti. Sanıyorum şu anda Rusya, İsrail ve Mısır yakınlaşması bu sözlerin sonucu.

Şu anda Atatürk’ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” sözünden dün neden uzaklaşıldığının, Dış Politika da yanlışlar yapıldığının hesaplaşmasını yapmak gibi bir lüksümüz ise yok.

Elbette yaşananlar “Olan oldu” deyip geçiştirilemez.

Ama bugün AK Parti iktidarının komşularımızla yeniden yakınlaşma sürecine girme politikasını, Atatürk’ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” sözüne dönüşüne destek vermeliyiz.

Gelinen nokta, turizmi nefes aldıracak, ekonomiyi rahatlatacak, geleceğe dair umutları yeşertecektir.

Bunu hiçbir terör örgütü istemez… (!)

 

xx           xx           xx

Tabi iktidarın muhalefeti terör örgütleri ile bir olmakla; muhalefetin iktidarı terör örgütlerinden birini kollamakla suçladığı bir ülkede yaşıyoruz.

Hal böyle olunca toplumda da ayrışma ve ötekileştirme yaşanıyor.

Türkiye son bir yılda Atatürk’ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” sözünden sadece komşuları ile köprüleri atarak, gemileri yakarak uzaklaşmadı. Aynı zamanda insanlarımızı ötekileştirerek ayrıştırarak ta uzaklaştık…

Bu durumda bir an önce “iç barışı” yani “toplumsal barışın” adımlarını da atmalıyız.

Putin ile; Netenyahu ile görüşebilen Cumhurbaşkanımız başta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere muhalefet liderleriyle de görüşebilmelidir.

Muhalefet liderleri de Beştepe’den bir çağrı gelmesi halinde ipe un sermemeliler, duyarlı ve sorumlu davranmalılar. Ülke olarak çok yorulduk. Bir soluk alalım.

Bu soluklanma seçimlerde hesaplaşmayı engellemez!..

 

xx           xx           xx

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan insanlık dışı saldırı ile ilgili yaptığı açıklamada, Türkiye’nin terör örgütleriyle olan mücadelesine, ödediği tüm bedellere rağmen sonuna kadar devam edeceğini belirtirken şöyle diyordu;

(…) bu tür eylemlerin, 79 milyon Türk vatandaşıyla birlikte 7,5 milyar insanın tamamına yönelik olduğunu da hatırlatmak isterim. Bugün İstanbul’da patlayan bombalar, terörün hain karakteri gereği, dünyanın herhangi bir şehrinde, herhangi bir havalimanında da gerçekleşebilirdi. Herkes şundan emin olsun ki terör örgütleri için İstanbul ile Londra’nın, Ankara ile Berlin’in, İzmir ile Şikago’nun, Antalya ile Roma’nın bir farkı yoktur. Şayet tüm devletler, tüm insanlık olarak el ele verip terör örgütlerine karşı ortak mücadele yürütmezsek, bugün aklımıza getirmekten dahi korktuğumuz ihtimallerin hepsi de birer birer gerçekleşecektir. Atatürk Havalimanı saldırısının, Batı ülkeleri başta olmak üzere, tüm dünyada terör örgütlerine karşı verilecek ortak mücadele için bir milat, bir dönüm noktası olmasını temenni ediyorum.

Bu temenniye katılmamak mümkün değil. Bu temenninin yanına “Bu kanlı olay ülkemizde toplumsal barışın sağlanması için bir milat, bir dönüm noktası olsun” temennisini de koymamızda yarar var.

Her türlü terörü işte o zaman yeneriz…

Turizm mi? Yarın bakarız…

—————————————————

Günün Sözü;

Tanrı’ya inanan adam olmak kolay, asıl zorluk, Tanrı’nın inanacağı adam olmakta.

Dücane Cündioğlu

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.