Hükümet Kurulsada!.. « Hamle Gazetesi

Hükümet Kurulsada!..

Bu haber 08 Temmuz 2015 - 19:30 'de eklendi ve 677 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Şu sıra Türkiye’nin gözü kulağı TBMM’de.

Parlamentoyu oluşturan partilerin bir koalisyon hükümeti kurup kuramayacakları hususu, ülke gündeminin en önemli maddesi haline geldi.

Değil mi ki 7 Haziran seçimlerinden hiçbir parti tek başına iktidar olamadı.

Koalisyon hükümetinden başka çare yoktu.

Öyleyse hükümet teşkili kaçınılmazdı.

Tabi bu birliktelik kolay olacak sanılmasın.

Her ne kadar, birkaç alternatif öne sürülse de partilerin her konuda uzlaşma sağlayıp hükümeti teşkil etmeleri, dedim ya gerçekten zor.

Bir farkla…

Şayet, 7 Haziran seçimleri sürecinde birbirlerine, asla bir araya gelmeyi öngören konuşmalar yapmamış olsalardı!

Daha açık bir ifadeyle birbirlerinin yüzüne bakacak yüzleri olsaydı, koalisyon hükümetinin teşkili zor olmayacaktı.

Ne var ki olmadı.

Seçim sathı mailinde AK parti, CHP, MHP ve HDP, aynı süreçte birbirlerine karşı öylesine acımasızca saldırdılar ki!

Tabir yerindeyse ne kaş bıraktılar ne de göz!

Bir yerde, bırakın koalisyon teşkil edilmesini, birbirlerinin yüzüne bakacak halleri kalmadı.

***

Buna karşın şu denebilir.

Siyasetin gereği böyle..

Politikanın doğasında bu tür saldırılar var.

Partiler bir adım öne geçebilmek için değişik hamleler yaparlar.

Kaldı ki dünyanın her ülkesinde seçim süreçlerinde benzer politikalar yapılır.

Doğru.

Doğru da kabul edelim ki bizdeki gibi acımasız değil.

Belden aşağı vurma hiç değil.

Ya biz?

Her seferinde çizmeyi aşıyoruz.

Buna karşın sanırsınız, aynı partilerin tarafları bir daha birbirlerinin yüzüne bakmayacaklar!

Oysa değil.

Bir yerde tam tersi..

Seçim sonrasında yemin edip meclis sıralarına oturduklarında, sanki hiçbir şey olmamış gibi tutum ve davranış sergiliyorlar.

Elbette beklentiler bu yöndedir.

Ne kırgınlık ne de küskünlük olsun istenir.

Yine de asıl olan, her platformda birbirlerine saygılı olmalarıdır.

Hal böyle olunca, acaba! diyorum.

Bu tür seçimleri demokrasinin gereği deyip, belirli sevgi ve saygı çerçevesinde politika yapsalar!

Etrafa kırıp dökmeseler…

Hiç kuşku yok, çok daha tasvip görürler.

Ama değil!

Yapamadık, yapamıyoruz.

Bir yerde düşman kardeşleri oynamakta üzerlerine yok.                                            

Dolayısıyla bu durum, koalisyon hükümetinin teşkilinde önemli rol oynuyor.

Bunun en belirgin göstergesi şu sıra kendini gösteriyor.

7 Haziran seçim sonuçları bir koalisyon hükümetini zorunlu kıldığı için partiler birliktelik sağlayabilecekler mi?

Tabi bu konuda en belirgin şekilde kırmızı çizgileri olan parti MHP.

Onlar kesinlikle HDP’nin de olacağı birlikteliğe yanaşmıyor.

Kırmızı çizgileri olmasa da bir başka zorunluluk, Ak Partisiz bir hükümetin teşkil edilemeyeceği.

Her ne kadar bir başka alternatif, CHP+MHP’nin oluşturacağı koalisyon hükümeti ülke yönetiminde görev alabilir yaklaşımı olağan olsa da, MHP bu konuda isteksiz.

Anlaşıldığı kadarıyla MHP, CHP ile koalisyon hükümeti oluşturmak eğiliminde değil.

Aslında MHP açısından bu tür birliktelikteki en büyük engel HDP.

Onlar, hangi şart ve koşulda olursa olsun HDP ile bir araya gelmek istemiyorlar.

Tabi şu andaki gelişmelere göre durum böyle.

Bakarsınız şartlar her türlü birlikteliği zorunlu kılabilir.

Bu tür birlikteliği olumsuz kılacağı gözlenen bir başka ayrıntı, mecliste en büyük sandalyeye sahip Ak Partinin takınacağı tavır.

Dahası Ak Partinin, kendi dışında oluşacak bir koalisyonun rahat çalışmasına imkan vermeyeceği.

Yine de her şey önümüzdeki süreçte belli olacak.

Ama realite o ki, nasıl bir koalisyon hükümeti teşkil edilirse edilsin, Türkiye’nin en fazla 2 sene sonra seçime gideceğidir.

NOT:  2 Temmuz 2015 tarihli “MENTEŞE BELEDİYESİ” başlıklı yazımın bir bölümünde;

Ülkemizin kurtuluş mücadelesine atıldığı süreçte Muğla Kuvayı Milliye Mücahitleriz arasında önemli yer eden Pisi’li Hocanın maşat mevkiinde yıllarını geçirdiği vurgusu sehven yazılmıştır.

Aslı, duayenimiz Ünal Türkeş’in bilgilerine göre, Pisili Hatipoğlu Mehmet Çavuş’un Maşat mevkiinde yıllarını geçirdiği düşünülebilir.

O Mehmet Çavuş ki,1.Dünya Savaşının Filistin Cephesinde 4.Ordu komutanı Cemal Paşa’nın serçavuşluğunu yapmıştır.

Savaşın bitiminden sonra bir grup arkadaşıyla Şam Çöllerini yaya geçip Adana’ya bin bir müşkülat içerisinde ulaşabilmiştir.

Türk askerlerinin yollarını kesen Arap eşkıyalarından kendilerini bin bir zorlukla koruyup, İstiklal Savaşına yetişebilen Pisili Mehmet Çavuş’tur.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.