HSYK krizi ve referandum paketi

Bu haber 23 Ağustos 2010 - 0:00 'de eklendi ve 869 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Hakim ve
Savcılar Yüksek Kurulu’nda (HSYK) unvanlı hakim ve savcıların atamasında
beklendiği gibi kriz çıktı. Sorunun kaynağını Adalet Bakanı Sadullah Ergin
açıkladı:

“Ana
taslaktan kalan 67 hakim ve savcı ile unvanlılar taslağındaki 79 hakim ve
savcının durumlarının görüşülmesi sürerken, HSYK üyelerince, 84 kişinin
isimleri görüşülmeyi bekleyen kararnameye eklenmek üzere, 140 kişinin isimleri
ise durumları değerlendirilerek gerekirse kararnameye eklenmek üzere teklif
edildi.”

Bakan
Ergin, “başta İstanbul, Erzurum ve Diyarbakır olmak üzere özel yetkili
(CMK 250) mahkemeler ve savcılıkların yapısını tamamen değiştirmeye dönük
önerilerin de bulunduğunu” ifade etti. Ne demek bu? Birincisi, HSYK
üyelerinin bu şekilde hazırlanan taslağa alternatif “korsan liste”
oluşturmaya yasal hakları yok. İkincisi, Ergenekon, Poyrazköy, Balyoz darbesi,
Andıç soruşturması, Erzincan davası ve faili meçhuller gibi kamuoyunun da
yakından takip ettiği davaların özel yetkili savcı ve hâkimlerinin toptan
değiştirilme girişimi söz konusu. HSYK’nın bu şekilde krizler çıkararak daha
önce atadığı isimlere bakılırsa, “korsan liste”nin amacı yürümekte
olan davaları etkilemek. Erzincan’da 4 özel yetkili savcıyı tek bir savunma
bile almadan görevden almıştı HSYK. Şimdi ise kritik davalara bakan isimlerin değiştirilmesi
talebinin yanı sıra yerlerine atanacak “korsan liste” de
oluşturulmuş. Bu tecrübelerin ışığında HSYK kararlarına da atamalarına da nasıl
itibar edebiliriz? HSYK son dönemlerde neredeyse tamamen ideolojik bir tavır
takınmaya başladı. HSYK Başkanvekili Kadir Özbek dün “mücadelemiz sonuna
kadar sürecek” açıklamasını ekranlarda tekrarladı. Ne mücadelesi, kime
karşı? Eğer idari görevinizi bir savaş gibi görüyorsanız, nasıl objektif ve
tarafsız kararlar alabilirsiniz ki? Özbek’in atama listeleriyle ilgili geçmiş
dönemde eski Bakan Seyfi Oktay ile görüşmeler yaptığı ve onay aldığı telefon
konuşmalarıyla ortaya çıkmıştı. Seyfi Oktay, Adalet Bakanı ile yaptığı mezhebi
kadrolaşma ile öne çıkmıştı. Şimdi de Ergenekon’un yargı ayağını oluşturmaktan
hakkında soruşturma yürütülüyor. Acaba yeni “korsan liste” de böyle
bir görüşme trafiğinin ardından mı oluştu? HSYK’nın yapısı, 12 Eylül’de
referandumdan “evet” çıkması halinde bir ay içerisinde değişecek.
Sanırım HSYK üyeleri, bu döneme ait atama ve tayinleri “son fırsat” olarak
görüyorlar. Bu sebeple de kritik davalara bakan bütün isimleri yer değiştirip,
yerlerine de “korsan liste”den atama yaparak, görevlerine “huzur
içinde” son vermek istiyorlar. Ne de olsa kendilerini bir
“mücadele” içinde görüyorlar. HSYK’da yaşanan bu kriz, 12 Eylül
referandumunun sistemin tıkanan damarlarını açmakta ne kadar önemli olduğunu
bir kez daha ortaya koydu. Anayasa Değişiklik Paketi’nin içerdiği maddelerden
birisi de HSYK’nın yapısında değişiklik. Kürsü hâkim ve savcılarını öne çıkaran
yeni düzenleme, Avrupa Birliği standartlarında. Venedik Komisyonu da
düzenlemenin evrensel standartlarda olduğunu teyit ediyor. Türkiye’nin, 12
Eylül darbesinin ürünü bir yapı içerisinde daha fazla kriz yaşama ve gereksiz
enerji kaybetme lüksü yok. 12 Eylül referandumunda “evet” çıkması
halinde, HSYK krizleri ve HSYK’nın kritik dava süreçlerine müdahale girişimleri
de sona erecek.

ERHAN
BAŞYURT    BUGÜN GAZETESİ    19/08/2010

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.