HOYRATLIKTA ÜZERİMİZE YOK

Bu haber 26 Kasım 2012 - 0:00 'de eklendi ve 569 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bir realite var ki aksini söylemek ve de düşünmek olası değil.
Ne yazık ki hoyratlıkta üzerimize yok.
Hem de sahip olduğumuz emsalsiz değerlerin korunup, kollanıp geleceğe taşınması noktasında.
Hal böyle olunca tek söyleyebileceğimiz, sahip olduklarımızın kadri kıymetini bilmediğimiz.
İster bilinçli olsun ve de bilinçsiz, geçmişten günümüze takındığımız tavır aynısıyla vaki.
***
Hangi birinden dem vurayım?
Geçmişin izlerini taşıyan nice tarihi eserlerimizin kadri kıymetini bilmediğimiz için yurt dışına kaçırılmasına kayıtsız kaldığımıza mı?
Yoksa aynı değerdeki eserleri kaderine terk ettiğimize mi?
Hele bunlar göz göre göre tahribata uğradığı halde gereğini yerine getirmiyorsak!
Böylelikle aradan yıllar geçer.
Ne zaman tarihi değere haiz eserlerin neler ifade ettiğinin bilincine erdik.
Ancak harekete geçebildik.
Geçtik ya pek çok eserler adına iş işten geçmişti.
Her ne kadar son yıllarda, aklımız başımıza geldiği için mi?
Ve de kaçırılan eserlerin kıymetinin idrakine vardığımızdan olsa gerek, “tarihi değere haiz eserler, ait oldukları yerlerin malıdır” gerçeğini dikkate alarak, geri iadesi çabaları sürdürüyoruz.
Buna karşın iade edilir mi?
Veya bir kısmı mı geri verilir?
Bekleyip göreceğiz.
***
Fazla uzağa gitmeden kendi ilimiz Muğla sınırları içerisinden yurt dışına kaçırılan tek bir eser dahi her şeyi anlatıyor.
Dünyanın 7. harikası olarak kabul edilen Bodrum’da yer almakta iken kaçırılan İngiltere’ye kaçırılan Mausolleum Heykeli.
Eğer bugün aynı heykelin bulunduğu yerde yeller esiyorsa, başkaca ne söylenir?
Belediye başkanlığının öncülüğünde aynı yerde sahtesi yapılmış olsa dahi, hiçbir zaman aslının yerini tutamaz.
***
Şimdi ise bir başka doğa harikasının tahribata uğradığını, kahrolarak seyrediyoruz.
Seyrediyoruz diyorum.
Buna ilişkin bir takım çabalara karşın tahribat devam ediyor.
Bu kez Akyaka Beldesinde bulunan “Kadın Azmağı” söz konusu olan.
Her ne kadar geçmişten günümüze Akyaka Yerel Yönetim Platformu’nca “Kadın Azmağı Yok Olmasın” adı altında birçok kez sempozyum düzenlenmiş olsa bile azmak yine tehdit altında.
Konuya ilişkin olarak en son yapılan sempozyumda, alınan tüm tedbirlere karşın azmak yine tehdit altında açıklaması her şeyi anlatıyor.
Oysa aynı azmak sıradan değildi.
1.200 KM uzunlukta doğal akvaryum özelliğinde olduğu halde azmak kenarındaki doldurma faaliyetleri bir yana, kıyıların ticari alana dönüşmesiyle doğal yaşam döngüsü sonlandırılıyor.
Daha bir önemlisi ne biliyor musunuz?
“Azmak kenarı çevre düzenleme projesi” uygulamaya konduğu halde tahribatın önüne geçilemediği.
Ne yazık ki, ÖÇK tarafından doğal çizgi değiştirilemez vurgusuna karşın Azmak’ta doğal kıyı değişikliğe uğruyor.
Azmak’la ilgili söz konusu açmazları vurgulayan ilgili ve yetkililer dışında belde adına asıl yükümlülük sahibi Belediye Başkanı Ahmet Çalca;
3 yıl önce başlatılan Azmak Kıyı Düzenlemesi ile kıyıyı korumak ve yeniden doğaya kazandırmak için elimizden geleni yaptık.
Buna karşın azmak kıyısında özel mülkiyetler var. Bunların sazlar ve ağaçları kesmesine engel olamıyoruz. Kesimleri önlemek için bazıların ağaçlarını satın aldık. Özel mülkiyetlerin % 90’a varan kısmını kıyıya terkini sağladık.
Yine de en önemli sorun tekneler. Bu anlamda biran önce tekne çekek yeri sorunun çözülmesi gerekiyor.
İşte olaya ilişkin açıklamalar.
Yine de bu denli doğa harikası Kadın Azmak’ı koruyamazsak, gelecek nesiller tek bir şey söyler.
Yazıklar olsun!
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.