Hoş Geldin Uzlaşmacı-Demokratik-Karizmatik Liderlik…

Bu haber 29 Kasım 2013 - 9:21 'de eklendi ve 1.208 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Gülten Şimşek
Kışa ramak kaldı derken, kış köşeden yüzünü göstermeye başladı.
Nasıl da güzel günler yaşadık.
Tadı dimağımızda kaldı.
Yıldızlı geceleri…
Esen sıcak meltemleri…
Buram buram terlediğimiz ve kana kana su içtiğimiz anları.
Gülün ateş kırmızısını…
Mavinin berrak rengini.
Yeşilin çiviti ile sarhoş olduk.
Gecenin gündüze bürünürken, bizleri sevgiyle okşamasını, dolu dolu yaşamıştık…
Haftalar haftaları kovaladı, zaman akıp gitti. Renk cümbüşünden kendine entari yapmış ‘ hazan ve hüzün ‘ mevsimi gelip çatı.
Bir konfeti misali caddelerde yapraklar ayaklarımızın altında yürüyoruz…
Güneşin yüzünü görüyoruz bize sevgi ile gülümsüyor… Sonra aniden inci taneleri olan yağmuru.
Karadeniz insanının aniden gelen, sel gibi öfkesi vardır. Yağar gürler. Tıpkı patlayan volkanlar gibi. Aniden de durulur. Güz yağmurları da ansızın bizleri sırılsıklam ederken, tebessüm ettik yağan yağmura. Yağmurun toprakla buluşması sonrasında, o enfes kokuyu içimize kana kana çektik.
Bulutları gözlemledik nereden nereye gittiklerine dair…
Rüzgarın sesi nasılda tılsımlı gelmişti kulaklarımıza. Tınısı yüksek, ninniler gibi. Her nedense severim rüzgarları ve seslerini.
Eğer ki kışa ramak kalmış ise,
Mevsimlerden hazandır.
Yaprakların seromoni yaptığı merasimli mevsimdir.
Yağmurun elleri birbirine kenetlenmiş sevgililere yağdığı.
Poyrazın delice esip savururcasına estiği.
Güllerin solupta taç yapraklarını yollarımıza döşediği…
Hüzün ve özlem depreşiyorsa, kışa ramak kaldı demektir.
Ve artık arama denizin berraklığını ve masumiyetini ki, O, alabora olup, coştukça delicesine coşacaktır. Güvenli bir liman değildir artık.
Ve artık arama, güneşin bir kedi gibi, doğanın koynunda mayıştıran sıcaklığını.
Ve artık arama, başını yasladığın gecelerde, sana gülümseyen yıldızları.
Ve artık ramak kalmıştır kışa…
HOŞ GELDİN KIŞ deme zamanıdır şimdi…
Ben bir de HOŞ GELDİN UZLAŞMACI-DEMOKRATİK-KARİZMATİK LİDERLİK demek istiyorum…
Lidersiz yaşam olamaz…
İnsanlar topluluk halinde yaşadıkları için, yaşadıkları toplulukları yönetecek, istenen hedeflere yönlendirecek ve ulaştıracak bir lidere ihtiyaç duyarlar. Doğanın dengesinde kaçınılmaz bir gerçektir bu.
Çünkü, insanlar isteklerini gerçekleştirmek ve hayallerine ulaşmak istemektelerdir…
Bu doğrultuda insanların bir araya gelip ortak hareket ederek hedeflere ulaşmada ‘lider’e ‘ ihtiyaç duymaktadır.
İnsanlık tarihinin her döneminde liderlik vardır. Toplumların gelişmesinde ve yükselmesinde çok önemli bir rol oynamasının yanı sıra aynı zamanda onların çöküşünü hazırlayan liderler de vardır…
Liderlerin sahip olduğu vizyon o toplumun istek, ihtiyaç ve düşünceleri ile paralellik gösteriyorsa, arkasını rüzgarı almış yelkenli misali, katbe kat toplumsal yaşama güzellik sunabilir…
Lider çok şey demekte, çatışmacı ruhta olmamalıdır…
Ki toplumla çatışmacı lider tipleride topluma fayda sağlayamamakta ve çatışmacı iklimde, toplumsal yapıyı germekte ve kutuplaşmaları artırmaktadır.
Anlaşılacağı üzere toplumların içerisinde bulunduğu duruma göre liderlerin sahip olduğu kişisel özellikleri ve yönetim becerileri farklılık göstermekte olup, farklı farklı liderlik modellerini ortaya çıkmaktadır.
Bir çok liderlik modelleri var.
Karizmatik liderlik.
Otoriter liderlik. Uzlaşmacı liderlik. Demokratik liderlik vs…
Liderlik doğal bir olgu. Grup üyelerinden birisi rol farklılaşmalarından dolayı zaman içinde liderlik tahtına, kimi zaman da doğal bir süreçten sonra oturmaktadır.
Liderlik zor zanaat. Siyasi liderlikte en zoru. Aslında en evrensel ve en insanı bir olaydır liderlik ve siyasi liderlik.
Senelerce toplumbilimciler, tarihçiler, felsefeciler, yazarlar, çizerler, düşünürler ve toplumun bireyleri sadece liderliğin doğuştan gelen özellikler olduğu üzerinde yaygın bir kanı ile durmuşlardır. Artık günümüzde liderliğin doğuştan gelen yeteneklerin, geliştirilen farklı donanımların, dünya ve toplumları anlama ile taçlandırıldığında, evrensel liderliğe gitmede önemli olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç olarak liderler toplumu ve bireyi iyi analiz edebilmelidir… Kişisel, örgütsel ve toplumsal farklılıkların içinde ortak amaç ve hedeflere ulaşmada liderlik tipleri önemlidir ve otoriter liderlikten ziyade, uzlaşmacı, demokratik, karizmatik liderlik, evrensel liderliğe giden yolda iyi bir pusula olacaktır…
Öyleyse Yaşasın Uzlaşmacı, Demokratik, Karizmatik liderlik demek kalır bize.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.