Hizmetin Kapitale Dönüştürülmesi « Hamle Gazetesi

Hizmetin Kapitale Dönüştürülmesi

Bu haber 22 Mayıs 2015 - 0:43 'de eklendi ve 930 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Küreselleşme demek, dünya çapında, ekonomi, siyaset, kültürel, sağlık ve sosyal hayat demektir… Ayrıca da küreselleşme bir noktada meydana gelen olayların, başka yerlerdeki olayları etkilemesi ve meydana gelen olaylardan etkilenmesi demek. Mesela Arap Baharı’nı buna örnek gösterebiliriz. Küreselleşme terimi 1980’li yıllarda daha çok ticaret ile ilgili kullanılan bir terim iken, günümüzde her alanı etkileyen ‘değişim ve dönüşüm’ aracıdır, ibaresi yaygın olarak dillendirilen bir fikirdir. Küreselleşme adına yapılan tartışmaların temelinde; küreselleşmenin istenen bir gelişme mi, yoksa istenmeyen bir gelişme mi, olduğu hususunda iki görüş belirgindir.

Küreselleşmenin gerekli ve bunun bir dönüşüm süreci olduğunu belirten var iken, küreselleşmenin mevcut düzene ve değerlere karşı bir tehdit olarak da gören fikirler de vardır.

Anlaşılacağı üzere küreselleşme hayatın her alanıyla ilişkilidir.

Teknolojik gelişmeler ve politik kararlar, ekonomik baskılar, sosyal ve çevresel sorunlar küreselleşmeyi etkilemektedir. Küreselleşme ve sağlık alanındaki ilişkileri oldukça karmaşık olup, DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü ) küreselleşmenin sağlıkla bağlantılarını direkt ve indirekt olarak ayrıştırmaktadır. Direkt etkilerini sağlık sistemi ve sağlık politikalarına olduğunu belirtmekte, indirekt etkiler olarak, sağlık sektörünün ulusal sermaye ile beslenme, yaşam koşulları vb faktörlere bağlı çıkan etkilerini saymaktadır. Her sektörde küreselleşme ve etkileri baskın iken, sağlığa da etkileri olmaz mı?

Sağlıkta küreselleşmenin etkileri DSÖ’nün kurulması ile başlamış olup ve giderek artan üye sayısı ile DSÖ, global sağlık politikalarında temel belirleyici bir güç olarak durmaktadır.

DSÖ, Sağlık Asambleleri ve Sağlık Bildirgeleri ile, ülkelerin hep gündeminde oldu. Yine 2000 yılında Herkes İçin Sağlık Bildirgesi’ni yayınlamış ve Alma Ata Bildirgesi’nde yer alan ve Dünya Bankası (DB) tarafından metne eklenen “Maliyetin vergilendirme ile karşılanamayacağı ve bireylerin cepten ödeme yapması gerektiğine ilişkin ifadeleri göz ardı edilmişken, yaşanan finansman sorunları sonucunda, sorunların çözümünde 1994’de Uluslar Arası Sermayenin Uruguay Toplantısında” Hizmetin de mal gibi, kar gibi kapitala dönüştürülmesi anlayışı ortaya çıkmış olup, sağlık hizmeti alanların sağlık hizmetlerine doğrudan ödeme yapması kavramı sistemleştirilmiş olup sağlık hizmetlerinden yaralananların finansmanına katılabileceği, fiyatlandırılabileceği ve pazarlanan hizmetler olarak piyasa ekonomisi tarafından yarı kamusal mal niteliği kazandırılmıştır.

Sağlık hizmetleri merkezi yönetimin, güdümünde devlet, üniversite ve özel sağlık birimlerinde sunulur. Özel sağlık kuruluşlarından cepten ilave para ödeyerek kamu hastanelerinden daha iyi koşullarda sağlık hizmeti alabilir. (Otelcilik Hizmeti Satılıyor.) Önemli diğer bir ayrıntıda, sağlık hizmetleri devlet bütçesinden finanse edilmekle birlikte hizmetlerin arzı özel kesim tarafından gerçekleştirilmektedir.

Sağlık sistemi en zor sistemlerden birisidir ve finansmanını da yönetmek o kadar kolay değildir.

Sistem sistem diyoruz nedir diye akla gelebilir. Bizler bu konuyu açıklar iken; sağlık hizmetlerinin arzı, finansmanı, mevzuat ve politikasından oluşan bütünsel kavramların tümünü ifade eder. Dünya’da her ülke kendine göre bir sistem geliştirmiş olup, temelini de sosyal, kültürel ve ekonomik farklılıklar yaratmıştır.

Sağlık politiklarını belirleyenlerin gündeminde, sağlık hizmetlerinin finansmanı ve sağlık harcamalarının ekonomik gelişmişlik düzeyinden aldığı pay en önemli konular arasındadır. Her ülke kendi finansman modelini geliştirirken finansman modeli içinde vatandaşına kalite ve hakkaniyetli erişim sağlama çabasındadır.

Ülkemizde sağlık hizmetlerinin finansmanın da ağırlıklı olarak kullanılan yöntem Genel Sağlık Sigortası kanunu ile GSS fonlarıdır. Cepten katılımda önemli finansman kaynağını oluşturmaktadır.

Kamu ve özel sektörle birlikte, sağlık hizmeti arzı yapılmakta olup yine finansmanında kamu fonları ve özel sigortalar gibi fonlarda kullanılmaktadır.

Almanya Bismark Modeli’ni geliştirmiş ve model çerçevesinde hizmet sunmaktadır…

İngiltere, Danimarka, İsveç, Norveç,İzlanda gibi Kuzey Avrupa ülkeleri Beverage Modeli uygulamaktadır. Bu modelde finansman ve hizmet sunumu devlet tarafından yapılmaktadır.

Küba zaten devletçi bir model uyguluyor. Çok başarılı bir sağlık modelleri var.

Her ülke kendi ekonomik gücüne, kültürel değerlerine, sosyal yaşamına göre bir finasman sistemi geliştirmiş olup, bizlerde diğer sistemlerin en olumlu yönlerini kendi sağlık sistemimize adapte etmeliyiz.

Küresel dünyaya gözümüzü dikip baktığımızda ve sağlık reformları alanında yapılan girişimleri incelediğimizde, merkeziyetçilikten tamamen uzaklaşıldığını ve hizmetlerin yerelleşme gösterdiğini ve ayrıca da hizmet sunumunda özelleştirme ve serbestleştirmenin var olduğunu görmekteyiz…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.