Hüseyin Nizamoğlu

Hüseyin Nizamoğlu

NERDE KALMIŞTIK
HüseyinNizamoğlu ve diğer yazarlarımızın gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Hilesiz Seçim Olursa Oylar Hedefini Buluyor

Eklenme : 10.9.2020 00:00:00
Görüntülenme: 183

7 Haziran seçiminde pek çok hile olduğu biliniyor. Bir kasım seçiminde ise hile yapanlar bilinerek gerçekleşti. Peki bu hile yapanlar ayni şekilde yasaksız olarak ortalıkta dolaştıkları halde neden bu defa hile yapamadılar? Çünkü, Güney Doğu'daki vatandaşlar, artık yataklık yapmıyor. HDP halkın desteğini kaybetti. Çünkü her aile içini yüreğini yakan bir yara almış, bazıları evlat acısı, bazıları eşini ve kardeşini öldürenlerin iç yüzünü öğrendi. HDP liderleri terör ün cenazesinde tören yaptılar. HDP'li belediyelerin devlete karşı yollara kanallar kazmışlardır. Devletin yaptığı asfaltları bozarak geçit yerlerine patlayıcı gömerek, tam asker geçerken patlatanları bilen vatandaş mı bunlara oy verecek!. Buna rağmen, Diyarbakır'da bu teröristlere bu kadar oy vermeleri hala normal değildir. Milleti korkutmuşlar ve hala her mahallede ispiyoncular böcekler aynen duruyor ve büyük baskı hep devam etti. Belki bu defa, yalancı dindarlar fazla etkili olamadı amma başkaları iş başında olmasaydı birkaç vilayette seçmenin rahat oy kullandığından şüphe ediyorum.

BU SEÇİMDE BAZI PARTİLERİN TABANI ASLINI ARADI

Bu seçimde MHP kimliğini aradı. MHP'nin kurucusu Alpaslan Türkeş tek milletvekili olarak en kritik oylamalarda hep Adalet Partisi'nin yanında olmuştur. Çünkü Ülkücü gençler Adalet partili ailelerin çocukları idi. Adalet Parti'nin devamı bize göre Anavatan Partisi'dir. 1980 öncesi sokak hareketlerini Ecevit hükümeti destek oluyordu. Ana bütçeden milyonlar Halk Evlerine tahsisat ayrılıyordu. Ben bu konuda çok yönlü yaşadığımız ve hele senatoda şahit olduğum bir olayı ve nedenleri ile birleşik olarak anlatmak istiyorum.

SENATO BAŞKANI ATASAGUN - DEMİREL BAŞBAKAN İDİ

Deniz Gezmiş ve arkadaşları için idam kararları oylanacak. Çok sert tartışma yapılıyordu. Söz Ahmet Yıldız da diyor ki; Banka açmak suç olmuyor ama o sömürücü aygıtı soymak suç oluyor. Ülkeye insan hakkı getirmek için mücadele eden vatan evlatlarına, bu günkü uyduruk mahkeme idam cezası veriyor. Dedi ama devam edemedi. Çünkü başkanın daha evvel hatibe vaktin doldu ikazına dinlemeyen ihtilalci, Ahmet Yıldız, başkana dönerek, gücün yetiyorsa sustur beni... dediği an başkan sesi kesti. Yüksek bir ses tonu ile söz sırası sayın başbakanındır dedi ve buyurun sayın Demirel demeye kalmadı Demirel sanki iki adımda kürsüde idi. Aynı salonda İsmet Paşa'da vardı.

DEMİREL; Sizin derdiniz ne!.. Menderes merhumu astınız, çıkarıp bir daha mı asacaksınız? Milletin sırtına bindiniz inmek aklınıza gelmiyor. Kimi savunuyorsunuz? Hırsızları mı? Boğaz köprüsü inşaatını gece gündüz kendi terörist olmuş çocuklarımızdan koruyoruz. Bu böyle devam eder mi sanıyorsunuz? Sizin devletin parası ile beslediğiniz bu hainlerle namuslu aile çocukları mücadele ediyorlar. Ne yazıktır ki bir çatışma da netice ne olursa olsun her zaman suçlanan Ülkücüler olmaktadır. Bunun hesabını yalnız siz değil, size siyasi destek ve cesaret verenler bu suçluları aylarca Ortadoğu Teknik Üniversitesi mahzenlerinde saklayanlarda hesap verecek dedi ve kürsüden inerken Adalet Partisi gurubu ayakta alkışladı.

ERGENEKON İHTİLALCİ BİR ÖRGÜT

AKP iktidar olduğu tarihte ülkenin her işine karışan ( MGK) Milli Güvenlik Kurulu vardı. Önemli konular önce MGK karar verecek, sonra meclise gidiyordu. Mecliste aynen istendiği gibi kanunlaşıyordu. Bu usul 1997 yılından itibaren uygulanıyordu. Bu örgüt kendilerini Atatürk'ün vekili olarak görüyordu.

2000 yılında Cumhurbaşkanı seçiminde aday genel kurmay başkanının emri ile kabul edilmiş ve iktidarın ortağı olan üç parti emrin olur paşam dedi.. Çünkü hükümet üyeleri askerlerin emrine girmesi yetmedi birde cumhurbaşkanı hükümetin başına dert olmuş hali devam ederken, erken seçim yapıldı. Bu seçimde, iktidar ortaklarının üçü de sandıktan çıkamadı. Sandıktan 365 üye ile AK Parti çıktı ve iktidar oldu.

AKP İKTİDAR OLUNCA

Evvela o tarihten 10 yıl önce söylediği bir şiir sebebiyle AKP liderini seçilmemiş saydılar. Üstelik hapse attılar. Bu ayıp ile batı aleminden utandılar arlandılar da hapisten çıkarıp yeniden seçime girip çıkardılar. Hatta hapisten çıkınca Meşhur cumhurbaşkanı dedi ki; onu başbakan tayin etmem... Şöyle bir cevap geldi; yapma da görelim. İşte bu cevap onu bugün Türkiye başkanı yapmak üzeredir. AKP kapatılmak üzere iken deniz kuvvetleri komutanının günlükleri basının eline geçti ve yayınlandı. Kendi dertlerine düştüler.

Bu hıyanet çetesinin siyasi ortakları olan CHP onlardan milletvekili seçti. MHP'de aynı, HDP'de aynı idamla yargılanan sözde paşalar veya sivil ortakları milletvekili oldular.

AK PARTİ BU BADİRELERİ DE ATLATINCA

Anayasanın 27. maddesini değiştirdi. Bu oylamaya CHP, MHP, HDP ve kendilerini Demokrat Parti hayranı sayanlar oylamada red oyu kullandı. Netice olarak anayasa değişimi oylamasına yüzde 58 vatandaşımız evet dedi. Sırası ile cumhurbaşkanını halkımız seçsin maddesi de bu kadar muhalife rağmen kabul edildi. Şimdi 7 Haziran seçimi neden öyle oldu da, 1 Kasım seçimi neticesi böyle oldu, diyenler olabilir. Bunun temelinde 27 Mayıs, 12 Mart, 28 Şubat ve Ergenekon'un destek olduğu PKK olayları yatıyor.

Şimdi sırada yeni anayasa ve başkanlık sistemi var. Buna mani olmak isteyenlere kendi günahları mani olacaktır.

 

 

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

Powered by BilgiSoft