HİLE

Bu haber 29 Ağustos 2009 - 0:00 'de eklendi ve 805 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Basit gibi görünen, aslında öngördüğü eylem itibariyle tehlikeli bir kelimedir hile.
Zira içeriğinde saklı olan aldatma fiilidir.
Günlük yaşantımızın her safhasında karşılaştığımız bu durum, insanoğlunun sahip olduğu hasletlerin hiç biriyle bağdaşmaz.
Dolayısıyla asla tasvip edilemez.
Zaten kişilerin değerlendirilmesinde esas alınan kriterlerinden biri de budur.
Birileri için iyi insan diyebilmek, onun ne denli dürüst, sözünün eri olduğuna bağlıdır.
Kısaca hileye, hurdaya karışmayandır makbul olan.
***
Bu gibi özellikler sadece kişiye özgü değildir.
Yani hile yapmak bireysel olmaktan da çıkar.
Dolayısıyla bir kurum veya kuruluşun hileye başvurduğu çok haller olmuştur.
Kimi zaman bizatihi devletin kendisi dahi hileye tevessül eder.
Bu bir yerde, hani bazen denir ya, günah sayılmayacak ölçüde yalan söylemek mubahtır.
Oysa cevahiri kurtarmaktır.
Aldatma, kandırmadan başka bir şey değildir.
Yine de istisnai haller, hileyi mubah kılan göstergeler olarak karşımıza çıkıyor.
Bu konuda yüzlerce, binlerce örnek vermek mümkün.
Zira hayatımızın her safhasında o denli hile içeren olaylarla karşılaşıyoruz ki.
Siz ne denli kaçmaya çalışsanız da hileli yollar gelip sizin yakanıza yapışıyor.
İşte o zaman hile’nin bazı hallerde mubah olduğu sav’ı sanki geçerlilik kazanıyor.
Bunun en çarpıcı örneğinin görüldüğü bir gelişme, her şeyi tüm çıplaklığıyla anlatmaya yetiyor.
Geçtiğimiz hafta içerisinde Aydın/Didim İlçesinde Marina açılışına katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, konuşma sırasında bir önemli ayrıntının altını çiziyor.
Bundan böyle gemi ve teknelere uygulanan ÖTV ile KDV oranlarını büyük oranda düşüreceğiz.
Çarpıcı bir açıklamaydı.
Ne zamandır birçok kesimin muzdarip olduğu bu konu, defalarca gündeme getirilmesine karşın çözüme kavuşamamıştı.
Onlara göre deniz araçlarına uygulanan ÖTV ile KDV oranları gerçekten çok yüksekti.
Hal böyle olunca birçok deniz aracı mendireklerine yabancı bayrak açmak zorunda kalıyordu.
Evet yanlış değil.
Birçok Türk gemi ve tekneleri, denizde dolaşırken yabancı ülke bayraklarını asıyordu.
Nedeni açık.
Yüksek vergi, deniz araç sahiplerini bu yola itmişti.
En azından onların açıklaması bu şekilde.
Anlaşılan, ters bir durum olarak algılasak bile, devletin öngördüğü vergilerin çok yüksek olması, bu tür hileli yolun tercih edilmesine neden olmuştu.
Nasılsa yürürlükteki müeyyideler mucibince, deniz sularında dolaşan yabancı gemi ve teknelerine uygulanan fiyat, Türk deniz araçlarına göre çok düşüktü.
Hal böyle olunca hileli yola başvurmak zorunda kalmışlar.
***
Bu uygulamada tümüyle devleti suçlamak olası değil.
Belli ki amaç, yabancı deniz araçlarına uygulanan vergi ve benzeri yaptırımlarda oranın düşük tutulması, dışarıdan para akışını sağlamak için.
Siz ülkenize ne denli döviz girdisi sağladınız.
O oranda muhtaç ülkelerin kanını emen IMF’ye muhtaç olmayacaksınız demektir.
Bu sadece bir örnek.
Daha birçok alanda karşılıklı hileye başvurulduğu açık.
O zaman ister istemez bir soru cevap arıyor.
Bu haliyle Türk gemi ve teknelerin yabancı bayrak taşıması hileye girer mi?
En azından devletin öngördüğü müeyyidelerin hile yoluyla ihlal edilmesi midir?
Meseleyi devleti aldatmak olarak görürsek, elbette ki yanlış.
Ama belirlenen vergi tarifesi, hileli yola sapmayı zorunlu kılıyorsa, bu defa devleti yönetenler hatalı demektir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.