Hiç Tükenmeyecek Şekilde Değil

Bu haber 12 Kasım 2016 - 0:00 'de eklendi ve 775 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İsmail Atasever

Şu sıra bir dizi toplantılar yapılıyor.

Aynı birliktelik hükümet nezdinde olduğu gibi iller bazında da gerçekleştiriliyor.

Tıpkı, hafta içerisinde yapılan “Su Yönetimi Koordinasyon Toplantısı” gibi.

Dolayısıyla çoğu illerde vali başkanlığında toplanan il koordinasyon kurullarında, susuzluğa çare aranıyor.

Zira söz konusu olan susuzluk.

Her ne kadar içinde bulunduğumuz mevsim koşulları gereği yağışlar etkisini göstermeye başlasa da, asıl olan yeterli olup olmadığı.

Özellikle kentlerde.

Bilhassa hep vurgulandığı gibi İstanbul ve Ankara olmak üzere aşırı nüfus barındıran yerleşim merkezlerinde.

Hal böyle olunca illerden birinci derecede sorumlu valiler başkanlığında toplantı üstüne toplantılar yapılıyor.

Ne yapılmalı, nasıl bir yol izlenmeli ki, susuzluğun önü alınsın.

Çoğu kentlerde, halkın içme suyunu sağlayan barajlardaki doluluk oranı alt seviyelere indiği belirlendiğine göre, mutlak bir çözüm yolu bulunmalıydı.

Aksi takdirde canlıların yaşam iksiri kabul edilen su bağlamında sıkıntılar yaşanması kaçınılmaz olurdu.

Bu nedenle ne yapıp edip, mutlak tedbirler alınmalıdır.

***

Bu nedenle geçtiğimiz Çarşamba Günü Muğla Valisi Amir Çiçek başkanlığında koordinasyon toplantısı gerçekleştirildi.

Ne var ki konunun asıl muhatabı DSİ’nin ilgili temsilcisi yoktu.

Buna tepki gösteren mülki amir, en kısa sürede yeniden bir araya gelip,

İlgililerin konuya ilişkin açıklamalar yapmaları gerektiğini vurgulamıştı.

Bu durumda hiç kimse Vali Amir Çiçek’in gösterdiği tepkiyi yadırgayamaz.

Muğla, içinde bulunduğumuz süreçte su gibi önemli varlığın akibeti adına belirsizlik içerisinde.

Yanı sıra yıllardır kentin ihtiyacını karşılayan Yatağan/Bahçeyaka kuyularındaki su seviyesi, her geçen yıl daha derinlere inince, yöre halkı tepki göstermeye başlamıştı.

Bunun üzerine ister istemez harekete geçen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığının arayışlara girdiğini, önceki yazılarımda kaleme almıştım.

Sonra, sade ben değil her kim olursa olsun aynı yaklaşım içerisinde olmalıydı.

Zira söz konusu olan, yaşamın temel iksiri su idi.

Bu nedenle ihtiyaç sahibi yerleşim birimlerinin sorunlarını gidermek, bir yerde kaçınılmazdı.

***

Aslında, gelinen nokta itibariyle Muğla adına tek çıkar yol, Köyceğiz İlçesi sınırları içerisinde konuşlanan Sandras Dağı’ndan su temin edilmesi kabul edildiği için beklentiler bu doğrultuda.

Eğer önümüzdeki süreçte bir sorunla karşılaşılmaz ise 2017 yılından itibaren çalışmalar başlayacak.

Bu konuda açıklama yapan Aydın DSİ 21. Bölge Müdürü Adnan Tanyeli;

Projenin hayal olmadığını, kısa süre içerisinde gerçekleştirileceğinin altını çiziyor.

Önceden vurgulandığı, konunun önemine binaen kaleme aldığım yazımda, Adnan Tanyeli’nin açıklamalarının can alıcı kısımlarını başlıklar halinde vermiştim.

Buna göre Sandras Dağı’ndan Muğla merkeze getirilecek olan su için güzergâh üzerinde bulunan Çiçek/Babadağ’da 12 km’lik bir tünel açılacak. Bu aynı zamanda Türkiye’nin en uzun tünellerinden biri olacaktı.

Tünelin etrafından 88 km’lik bir hat geçecek.

Bunun ihalesi 2017 yılında yapılacak.

Ardından çalışmalara başlanacaktı.

Bu arada bölge müdürü bir ayrıntının daha altını çizmişti ki, gerçekten önemliydi.

Bu bölgede büyük bir tesis planlıyoruz.

Suyumuz kaynak suyu olsa bile TSE standartlarına uygun su elde edeceğiz.

Bu proje ile Muğla’nın 2050 yılına kadar olan su ihtiyacı karşılanacak.

***

Hiç kuşku yok ki Muğla Valisi Amir Çiçek aynı birliktelikte, konunun önemi dolayısıyla asıl ilgililerin toplantıda bulunmasını istemişti.

Bu nedenle, önümüzdeki kısa sürede gerekli açıklamaları yapmalı vurgusu, meselenin üzerinde titizlikle durduğunun göstergesidir.

Vali Çiçek, konuyla ilgili kişisel görüşlerini açıklarken diyor ki;

Yaşam için elzem olan üç temel madde var.

Su, hava ve oksijen.

Bu nedenle mevcut kaynakları, en rantabl şekilde kullanmalıyız.

Tabi burada önemli görevler düşen kurum ve kuruluşlar var.

Yerel yönetimler olmak üzere Orman, DSİ ve diğer kurumlar.

Sonuçta yapılan değerlendirmelere göre Ege Bölgesi genelinde, özellikle yaşadığımız kent Muğla’da %33 oranında yağış azalması var.

Bu nedenle ilgili kurumlar, su adına imkanları sonuna kadar zorlayacaklardır.

Bunun ne anlama geldiği bilinmez olmadığına göre her birimize düşen görev, suyu hiç tükenmeyecek şekilde değil, bilinçli kullanmaktır.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.