Hiç bir şey olmasa da kesinlikle bir şeyler oldu.. « Hamle Gazetesi

Hiç bir şey olmasa da kesinlikle bir şeyler oldu..

Bu haber 27 Haziran 2019 - 1:20 'de eklendi ve 1.859 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Hafta başından beri çıkan yazılarım Yazıişlerine hafta sonunda “peşin” verdiğim yazılar. Sevgili Hayati Nizamoğlu paramı peşin vermedi, ama olsun…

Tatilde de olsam bu köşenin boş kalmasını istemedim. Senelerdir bu böyle. Bir yıla yakın hastanede kırıklarım ve enfeksiyon için tedavi görürken de yazmıştım. Birkaç gün daha peşin ama “aktüel” yazılarımı okuyacaksınız. Bu yazımı dün kaleme aldım. “İstanbul’u neden yazmıyorsun?” diye soranlar olduğu gibi “Herşeyin güzel olmasını istemiyor musunuz?” diye işi ileri götürenlerde çıkıyor…

Herşeyin güzel olmasını kim istemez?

Yanlış anlaşılma ve süpekülasyona yol açmamak için tatil dönüşünü beklemedim.

Ören’den yazıyorum. Ören’in Kazım Turan’ı aradığını da dönüşte yazarız…

 

xx           xx           xx

23 Haziran‘a dair sadece “Ne oldu?” sorusunun yanıtını vermek için bile bu köşe yetmez. Yine de bugünlük “Ne oldu?”, “Neden oldu?”, “Ne olacak?” sorularının yanıtını vermeye çalışalım.

Bir kere Ekrem İmamoğlu, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu‘nun elinde “Nutuk”; AK Parti Genel Başkanı Erdoğan‘ın elinde “Kuran” siyaset yaptığı ülkemizde; bir elinde Nutuk, bir elinde Kuran; her türlü ötekileştirmeden uzak; karşısındaki insanlara öfkesini değil, sevgisini geçirerek; samimiyetini hissettirerek; ailenizden biri havasında; lafı eğip bükmeden; insanı merkeze koyan ve bir “yeni nesil siyasetçi” ve bir “yeni nesil yerel yöneticifotoğrafı verdi.

Farklıydı… İnandırdı, sevdirdi ve sadece CHP’liler ile İYİ Partililerin değil, Vatan Partililer ile TKP’liler dışında Saadet Partililerin, AK Partililerin, MHP’lilerin ve özellikle de terörist başı Öcalan‘a rağmen HDP’lilerin ve Kürtlerin oyunu alarak “İstanbullularınBelediye Başkanı oldu…

 

xx           xx           xx

Bu seçimde bir “hezimet” vardı, yoktu tartışılır. Ancak Cumhur İttifakı adayı Binali Yıldırım tek başına da kaybetmedi. Dünya‘da aynı seçimi iki kere kazanmış ilk ve tek isim olan Millet İttifakı adayı Ekrem İmamoğlu, bir cephe karşısında 13 bin 500 oy farkını 806 bin 415‘e çıkararak zafer kazandı.

Abdullah Öcalan kaybetti, Selahattin Demirtaş ve HDP kazandı.

Bahçeli ve MHP kaybetti, Meral Akşener ve İYİ Parti kazandı.

Ertan Tan başta Havuz Medyası ile başta kabullenilen 31 Mart sonuçlarını itiraz için Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ı ikna edenler ve The Marmara kaybetti, Hemşericilik, Kürtçülük, Türkçülük, Mezhepçilik, her türlü ayrımcılık kaybetti; “İstanbulluluk” kazandı…

Az bir farkla da olsa İmamoğlu‘nun bu seçimi kazanacağı ve Yıldırım‘ın kaybedeceği baştan belliydi, ama İsmail Küçükkaya‘nın yenileni belli olmayan “tatsız, tuzsuz, başarısız” programından sonra AK Parti Genel Başkanı Erdoğan meydanlara çıkarak yenilgiyi Binali Yıldırım ile birlikte üstüne almış oldu.

 

xx           xx           xx

Neden oldu?” sorusunun yanıtına bakacak olursak çok şey söylenebilir.

Öncelikle AK Parti’nin stratejisi yanlıştı.

İstanbul 23 Haziran seçiminde CHP ve İYİ Parti yoktu, Ekrem İmamoğlu vardı… Karşısında ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ertan Tan ve havuz medyası, AK Parti trolleri, başta Süleyman Soylu olmak üzere Bakanlar ve de Devlet Bahçeli vardı… Hatta Doğu Perinçek.. Çoğaltabilirsiniz.

Çoğu 31 Mart‘ta, tamamı 23 Haziran‘da var olan bu cephe ile 31 Mart seçiminin iptali ve İmamoğlu‘nun “tarzı” kendisini seçimin ‘mağduru‘ haline getirdi.

Bir bakıma perşembenin gelişi çarşambadan belliydi…

Yetmiyormuş gibi, “Trol” olarak adlandırılan AK Partili ve onlara göre az da olsa MHP’li sosyal medya kullanıcılarının paylaşımları ters tepti. Öyle ki sağduyu sahibi AK Partililerden de “tepki gösterenler” çıkmaya başladı. “Ekrum, Pontus, Terörist, Yunan, Yalancı, PKK” tanımlamaları ters tepti.

Mursi‘nin, Sisi‘nin seçimde kullanılması, 31 Mart‘ta oyların çalındığı iddiaları AK Parti‘ye avantaj sağlamamakla birlikte Ahmet Kaya’nın mezarına ilişkin açıklama, Neçirvan Barzani’nin ziyareti ve terörist başı Öcalan‘ın mektubu da kararsız ve milliyetçi seçmen üzerinde olumsuz etki yaptı.

Ki Binali Yıldırım’ın %3’lük oy düşüşü buradan kaynaklanıyor olmalı…

The Marmara Otel‘deki görüşme ile ilgili iddiaların, Demirtaş ve HDP‘nin “İmamoğlu’na destek” açıklamaları, Ordu‘daki VİP krizi de bunarın gölgesinde kaldı.

Demirtaş’ın çağrısının karşısına terörist başının çağrısını koymak ve buradan bir netice elde etmeye çalışmak da Cumhur İttifakı lehine olan tüm argümanları bitirmiş oldu…

 

xx           xx           xx

Geldik “Ne olacak?” sorusuna.

İmamoğlu‘nun seçimin ardından yaptığı konuşmalarda altı çizilen sözlerden biri “Bu bir zafer değil, bu bir yeni başlangıçtır” sözü oldu. Bunu her türlü yorumlamak mümkün. Şimdilik “İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde; Cumhuriyet Halk Partisi’nde ve Türkiye siyasal, soyal, ekonomi yaşamında yeni başlangıçlar” diyelim de sonra bir başka yazıda açarız.

Millet İttifakından ittifakın devam edip etmeyeceğine dair bir açıklama henüz yok, ama gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerekse Bahçeli ittifakın devam edeceği mesajlarını verirken, İmamoğlu da Kılıçdaroğlu da erken seçim çağrısında bulunmadılar. Bahçeli ise “Erken seçim bahsi açmak en büyük kötülüktür” diye açıklama yaptı. Bu “Meral Akşener korkusundan” kaynaklanan bir ifade olabilir, ama doğru söz…

Şimdi “Önümüzde seçimsiz 4.5 yıl var” deniliyor, bu da iyi bir şey, ama Bahçeli‘nin son koalisyon hükümetini bozup erken genel seçime yol açtığı da unutulmamalı.

Bir de CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu‘nun “erken seçim” dememekle bilikte “Partili Cumhurbaşkanı sistemini referanduma sokalım” çağrısı önemli bir atak oldu. Eğer o referandum yapılırsa, bu AK Parti ve Erdoğan için yeni bir “yenilgi” olabilir. O yüzden, bakarsınız Cumhurbaşkanı Erdoğan referanduma gerek olmadan “genel başkanlıktan” vazgeçebilir…

 

xx           xx           xx

Bu seçimin yenilenleri arasında sayılan başka isimlerde var… Tabi sonuç ne olursa olsun Binali Yıldırım partisinin kurmayları arasında yer almaya devam edecektir.

Ancak ne İstanbul’da, ne Türkiye’de, ne de AK Parti’de hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı da ortada…

31 Mart Seçimi iptal edilirken “Hiç bir şey olmadıysa bile, mutlaka bir şeyler olmuştur.” sözüyle ünlenen AK Parti Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz‘a göre bu seçimde de bir şeyler olmuş mudur bilemeyiz, ama kendisine her an bir şeyler olabilir!

Yavuz da bu seçimin kaybedenlerinden oldu. AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak ta öyle. Aynı şekilde İstanbul Teşkilat Başkanı, Kadın Kolları Başkanı bu seçimde çok yoruldukları için dinlenmeye alınabilirler.

Yerel Yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, AK Parti Sözcüsü Medya Tanıtım Başkanı Mahir Ünal, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Kadın Kolları ve Gençlik Kolları Genel Başkanları da fazlasyla yorulmuş olabilir.

Hatta 31 Mart Seçimlerinin yorgun il başkanları ve teşkilat başkanlarının da dinlenmeye alınabileceği söyleniyor…

 

xx           xx           xx

Aslında “büyükşehir kayyumu” olarak İstanbul Valisi de çok yorulmuş olabilir. O‘nun yerine Ordu Valisi‘nin atanmasını isteyenler bile var. Hatta Ordu Valisi dava açsın, İmamoğlu‘nun önü kesilsin diyenler bile çıkıyor. Bu AK Parti‘yi girdiği çıkmaz sokaktan kurtarmaz. Sadece “Bu bir zafer değil, bu bir yeni başlangıçtır” diyen İmamoğlu‘nu bir daha “mağdur” eder ve ilk seçimde Cumhurbaşkanlığı kapısını zorlar…

Ben Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın 31 Mart-23 Haziran temizliğinin ardından (yaparsa) gerilimden uzaklaşıp, kuruluş ayarlarına döndüreceği partisiyle AB‘ne girmenin koşullarını yerine getirmeye başlayacağını, gerçek anlamda bir hukuk reformu yaparak, demokratikleşme ve basın özgürlüğünde önemli adımlar atmasını, Türkiye‘yi yabancı sermaye için cazip hale getirmesini, ekonomiyi toparlamasını ve sonrada “buyrun seçime” demesini bekliyorum.

Ki, İmamoğlu, seçim gecesi yaptığı ilk konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan’a diyalog ve uzlaşma elini uzattı. “Ben sizinle uyum içinde çalışmaya hazırım ve talibim. Bunu bütün İstanbul önünde duyuruyorum” diye seslenip, canlı yayında randevu talep ederken, Erdoğan da hemen tvitır hesabından İmamoğlu’nu tebrik etti.

İşte bu Türkiye’nin görmek istediği bir tabloydu…

 

xx           xx           xx

Evet, bu defa seçime itiraz da edilmediğine göre, herşey güzel olacak veya daha güzel olacak… Güzelliklerden zarar gelmez… İmamoğlu’nun başarısı 2023’e giderken muhalefetin de kaderini belirleyecek. Halk yerel yönetimlerde muhalefetin önünü açarak, “Eğer başarılı olursan 2023’te yeni bir durum değerlendirmesi yaparım” mesajını verirken, AK Parti’ye ise “Artık alternatifsiz değilsin. Bir alternatif doğdu. 2023’e kadar kendine çekidüzen ver” dedi.

O gece İmamoğlu‘nun “Egemenlik kayıtsız koşulsuz milletindir” sözü ve bir de şu sözleri akıllarda kaldı:

Ne mutlu bana ki sevgi kazandı. Biz bu şehrin o güzel çocukları, bu şehrin vicdanı olan kadınları, bu şehrin enerjisi olan gençleri ve bu şehirde yaşayan herkes için çok çalışacağız.

Seçimler bitti. 4.5 yıl seçim yok. Şimdi çalışma zamanı…

———————————–                                                                   ———————————–

GÜNÜN SÖZÜ: Ahirette “Ömrünü nerede geçirdin?” diye sorduklarında hepimiz “Facede” diycez….

Allah bizi kahretmesin emi.. (Alıntı)

ÇİVİ

Arkadaşım “Madem Türkiye, Suriyelilerin duası ile ayakta ise, kendi ülkeleri için dua etmemişler mi?” dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Reşat Öztepe 27 Haziran 2019 / 15:10

Gocuman; Yazınızı okudum.“yeni nesil yerel yönetici” (Yazınızdan aldım.) bu cümlenin altını dolduracağınızdan eminim sevgi ve saygı.