Heyecan Dorukta

Bu haber 06 Nisan 2015 - 0:25 'de eklendi ve 999 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Şüphesiz şu dakikalar itibariyle en heyecanlı olanlar, 7 Haziran seçimleri için milletvekilliğine adaylığını koyanlar.

Nasıl heyecan içerisinde olmasınlar!

Bir gün sonra, beklentilerin karşılık bulup bulmayacağı belli olacak.

Zira ait oldukları partinin yetkili kurulları, müracaatları değerlendirecek.

CHP dışında, AK Parti olmak üzere bir kısım partiler, adayların belirlenmesi adına temayül, partiye kayıtlı üyeler, yanı sıra delegelerin oyuna başvursalar da, bütünüyle uyulacağını sanmıyorum.

Zira geçmişte de benzer girişimler olmuştu.

Kimi partiler delege bazında aday belirlenmesi yoluna giderken, bazıları partiye kayıtlı üyelerle değerlendirmeler yapmıştı.

Görüldü ki hepsi göstermelikmiş!

Aksi olsaydı, temayül yoklaması da olsa partiye kayıtlı üyeler ve de delegelerin tercihlerine itibar edilirdi.

Onun için, hakim nezaretinde yapılmayan benzer değerlendirmelerde ortaya çıkan sonuç, çok önem arzetmiyor.

***

Bu arada, afaki yaklaşım içerisinde olduğum düşünülmesin.

Gördük ki, yıllarca gerçekleştirilen benzer girişimler sonrasında ortaya çıkan sonucun bir önemi yok.

Hepsi aldatmacaymış.

Aslında partilerin bu eğilimine sus payı! dense, yalan değil.

Yıllar boyu hep tanık olduk.

Her seçim öncesinde, mutlaka partimize kayıtlı üyeler ve delegelerin dediği olacak dendi.

Buna karşın uyulmadı.

Ardından bir sonraki seçimde, geçmişte bir hata yapıldı ama bu defa öyle olmayacak.

Bu kez, mutlak surette önseçimle belirlenen isimler aday olacak dediler.

Yine lafta kaldı.

Özellikle CHP’nin aynı yola tevessül etmesi, daha büyük sükût-u hayal yarattı.

Oysa onlar son dönemler hariç, yıllar boyunca parti içi demokrasiyi uyguladılar.

Benzer seçimler öncesinde gerçekleştirilen milletvekili tespitlerinde, delegenin belirlediği isimler üzerinde değişiklik yapmadılar.

Bu nedenle tüm kesimler tarafından örnek parti olarak gösterildi.

Haksız değillerdi.

Hani dense ki siyasi teşekküller içerisinde demokrasiyi uygulayan tek parti CHP.

Kesinlikle bunda abartı yoktu.

***

Böylelikle son yıllara gelindi.

Son yıllar derken bir seçim dönemi öncesi sanılmasın.

CHP’de bundan önce gerçekleştirilen 3 seçim döneminde aynı yola başvurdu.

“Üzüm üzüme baka baka kararır” misali, diğer partilerin izlediği politikayı takip ederek, adayların delegelerle belirlenmesi yerine, genel merkez devreye girdi.

Dolayısıyla son seçimler öncesinde halkın iradesi hiçe sayıldı.

Bu yüzden kabul edilsin edilmesin, CHP bu tür antidemokratik yol izlemenin faturasını ağır ödedi.

Bilmem aksi iddia edilir mi?

Oysa bir dönem parlamento dışında kalmasının en büyük nedeni de başkası değildi.

Ama şimdi iş değişti.

Daha doğrusu CHP değişti.

Bir yerde doğru yolu buldu.

7 Haziran seçimlerine ilişkin milletvekili adaylarının tespitinde belirleyici delege dendi.

Öylede yapıldı.

Türkiye genelinde konuşlanan 81 ilin 41 tanesinde, milletvekili adaylarını delegeler belirledi.

Yaşadığımız kent Muğla dahil.

Geri kalan illerde ise milletvekili adaylarını CHP genel merkezi tespit edecek.

İlişkin olarak şu denebilir.

Neden 81 il değil de 41 il?

Eğer bir parti, şu sıra CHP’de olduğu gibi her hangi bir kişinin mutlak surette adaylığını düşünüyorsa, kontenjandan göstermek zorundadır.

Partisine mutlak değer katacağı düşünülen adayların birçok ilden adaş gösterilmesinin nedeni budur.

Şu sıra CHP bu eğilimi zorunlu gördüğü için 40 ilde kontenjan kullanmaktadır.

Asıl sıkıntılı partiler diğerleri.

Ak Parti ve MHP.

Daha doğrusu aynı partiler adına adaylığını koyanlar.

Olmak veya olmamak anlamında.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.