Hey gidi demokrasi beşiği….

Bu haber 01 Şubat 2010 - 0:00 'de eklendi ve 876 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Muğla’da Tıp Fakültesi Hastanesi, mevcut Devlet Hastanesi’nin geleceği ve bu hastaneyi Muğla’nın ekonomisinin çökmesi pahasına ortadan kaldıracak yeni hastane yapımı girişimi üzerine ne yazı yazan gazetecimiz ne de bu konuda görüş ortaya koyan meslek odası başkanlarımız var…
Hey gidi “Demokrasinin beşiği Muğla” hey…
Bir zamanlar “Hoşgörü limanı Muğla”, “Demokrasinin beşiği Muğla” diye övünürdük. Siyasilerimiz, meslek odası başkanlarımız ne zaman konuşma yapsalar, bu ‘nitelendirmelerle’ söze başlarlardı…
Meğer “Demokrasi limanı”, nitelendirmeden çok “yakıştırma” imiş!…
“Hoş görü limanı” ise doğru bir nitelendirme imiş… Ki bakın, Muğla, olup bitenleri hoş görü ile sineye çekiyor!
xx xx xx
Neyse ki olup bitenlerle ilgili Hamle Yazarlarından İsmail Atasever de yazıyor.
Geçen Perşembe günü “Muğla’da Sağlık Kompleksi” başlığı ilginçti. Atasever’in “kompleks”ten kastının “tesis” olduğu belli… Sanıyorum, “kompleksi” değil de “kompleks” demek istemişti.
Ama, sorun Muğla’nın, Muğlalının sessizliğine rağmen “kompleksimize” dönüşmeye doğru gidiyor:
Milletvekillerimizin kompleksi, rektörlüğümüzün kompleksi, belediyemizi yönetenlerin kompleksi…
xx xx xx
İsmail Atasever, Rektör Prof. Dr. Şener Oktik ile Hamle TV’de yaptıkları söyleşiyi konu etmiş köşesinde. Yazısına, “Muğla merkez ilçede yeni bir hastane yapılmasıyla ilgili görüşler tartışıladursun, en mantıklı ve de kent adına geçerli açıklama Rektör Prof. Dr. Şener Oktik’ten geldi.” diye başlamış.
Neymiş o geçerli ve mantıklı açıklama?
Rektör Prof. Dr. Oktik, “Biliyorsunuz, büyük bir olasılıkla önümüzdeki eğitim ve öğretim yılında Tıp Fakültesine öğrenci alımları gerçekleşecek. İlk yıllarda şart olmasa bile zaman içerisinde öğrencilerin pratik yapmalarını öngören hastane yapımı, olmazsa olmaz koşul. Başlangıçta devlet hastanesi veya özel hastanede öğrenciler staj mahiyetinde çalışmalar yapabilir ama bir noktaya kadar. Ne zaman öğrenci sayısı gittikçe arttı. Üniversite bünyesinde bir hastane kaçınılmazdır.” demiş.
Rektör Oktik, Atasever’in “Nerede?” sorusuna yanıt verirken, milletvekillerinin açıklamalarını ve ODTÜ Raporunu kastederek, şöyle devam etmiş:
“Evet, gelişmelerden bende haberdarım. Ne var ki, üniversite olarak bizim öngörümüz, önümüzdeki projeksiyon dahilinde Karadağ Mevkii. Şayet, kampus alanı karşısındaki Karadağ’ın yapılaşmaya müsait kesimi bize tahsis edilirse, günü kurtarmaktan öte gelecek adına önemli adım atılmış olacaktır. Bunu biraz açar mısınız? Üniversite senatosu olarak söz konusu yeri talep ederken, burasının zaman içerisinde sağlık kompleksine dönüşeceğini düşündük. Dolayısıyla bu teşekkül sadece Tıp Fakültesiyle sınırla kalmayacak. Sağlık kompleksi olarak nitelendiğimizin oluşum içerisinde Eczacılık, Diş Hekimliği ve diğer yan kuruluşlar yer alacak.”
xx xx xx
Sevgili Atasever’in Rektörün bu sözlerini mantıklı ve geçerli bulması doğal. Çünkü sözler, mantıklı ve doğal görünüyor! Ama bir de yaşamın gerçekleri var…
Programı yapan ben olsaydım, “Sayın rektör, elinizde sınırı Ula’ya dayanan bir kampus olduğu halde, Tıp Fakültesi ve Hastanesi’ni neden ormana ait Karadağ’da kurup, Eczacılık ve Diş Hekimliği ile geliştirmek istiyorsunuz? O yerin ormandan devri mümkün olmadığı halde neden diretiyorsunuz?” diye sorardım.
Ardından da “Sayın Rektör milletvekilleri siyaset yapıp, politik davranabilirler. Sizin siyaset yaparak bir kentin geleceği ile oynamaya hakkınız var mı…” diye eklerdim…
xx xx xx
Rektör Prof. Dr. Oktik, sevgili Atasever’in programında, amaçlarının sadece bir Tıp Fakültesi kurmak değil, Muğla’da “Sağlık Turizmi”ne olanak verecek bir “sağlık kompleks-i” yaratmak olduğunu söylemiş. “Fakültenin kendi hastanesi olmalı.” demiş.
Aynen katılıyorum… Günlerdir de böyle olması gerektiğini yazıyorum, ama neden lebiderya üniversite kampusu içinde değil?!!
Sanki, milletvekilleri, belediye başkanı, rektör herkes işi yokuşa sürmek için elbirliği yapmış…
xx xx xx
Sevgili Atasever, yazısını, “Şimdi, aklın yolu bir noktasından baktığımızda, hangimiz Rektör Oktik’in görüşlerine karşı çıkabilir? Ülke ekonomisinin bu denli zorluklar içerdiği süreçte, lokomotif görev üstlenen turizmin daha bir ivme kazanmasında sağlık ünitelerinin fonksiyonunu yadsımak mümkün olmadığına göre, rektörün çağrılarına kulak tıkamak akıl karı değil.” diye noktalamış.
Ben kulak tıkamıyorum, ama karşı çıkıyorum…
Rektör Oktik’i samimi bulmuyorum. Bana “aklın yolu bir” dedirtemiyor. Ben hala Muğla’nın ‘ortak aklı’ üretebileceğine inanıyorum… Hele bir başkanlarımız, ataleti, suskunluğu üzerlerinden atabilsinler!..
Acaba diyorum, sayın Atasever ile ben birlikte “ortak program” yapsak, milletvekillerimiz, belediye başkanımız, rektörümüz ve Tıp Fakültesi Dekanımız o programa konuk olsalar “ortak aklı” üretemez miyiz?
Var mı cesaretleri halkın önünde tartışmaya?…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.