Hey Gidi Atam Hey

Bu haber 28 Şubat 2009 - 16:24 'de eklendi ve 1.343 kez görüntülendi.
Hafize Nizamoğlu Acarhafize@muglahamle.com.tr

İçkisini, sigarasını, aşkını, abartılan yalnızlığını değil,
“Gelecek nesillerin Türkiye de Cumhuriyetin ilanı günü, ona en merhametsizce hücum edenlerin başında, cumhuriyetçiyim iddiasında bulunanların yer aldığını görerek şaşıracaklarını asla farz etmeyiniz! Bilakis, Türkiye’nin münevver ve cumhuriyetçi çocukları, böyle cumhuriyetçi geçinmiş olanların hakikî zihniyetlerini tahlil ve tespitte hiç de tereddüde düşmeyeceklerdir”
İşte tüm bunları söylerken aslında neler demek istediğini anlayabilmekti önemli olan.

Hey Gidi Atam hey
Hafize Nizamoğlu

İlkokul sıralarındayken aldık 10 Kasımların hüznünü üzerimize.
Ağlamaklı olurduk. Ata’ya gösterdiğimiz bir dakikalık saygı duruşlarında.
Çıt çıkmamalıydı.
Gülmek yasaktı.
Kimse kıpırdamayacaktı.
Öyle olunması gerekiyormuş. Biz de öyle olurduk.
Ta ki içimizden biri kıkırdayana kadar…
Atatürk iyi tanıtıldı bize.
Hepimiz O’nun nerede doğduğunu, annesinin Zübeyde Hanım olduğunu ve Ali Rıza Efendiyi iyi biliyorduk. İlke ve inkılâplarından, devrimlerinden haberdardık. Gençliğe hitabesini sular seller gibi ezberlemiştik.
***
Oysa Atatürk’ü bilmekten daha önemli şeyler vardı;
İlkelerini, inkılâplarını anlayabilmek,
O’nun çağdaşlıktan kastını anlayabilmek,
Milliyetçiliğini, Cumhuriyetçiliğini anlayabilmek,
Gençliğe Hitabını anlayabilmek,
Nutkunu anlayabilmek,
“Okul; genç kafalara, insanlığı, saygıyı, ulusu ve ülkeyi sevmeyi, bağımsız yaşamayı öğretir.”
“Bilim, fen, teknik için Avrupa’ya gidelim, fakat kültürde, yani dilde, ahlakta, sanatta ve hayat anlayışında hep Türk kalalım.”
“Cumhuriyeti biz kurduk, onu siz yaşatacaksınız.”
“Bugünkü hükümetimiz, devlet teşkilâtımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet teşkilâtı ve hükümettir ki, onun ismi Cumhuriyettir. Artık hükümet ile millet arasında mazideki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millettir ve millet hükümettir. Artık hükümet ve hükümet mensupları kendilerinin milletten ayrı olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır. 1925 (Atatürk’ün S.D. II, S. 230)”
“Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir.”
İçkisini, sigarasını, aşkını, abartılan yalnızlığını değil,
“Gelecek nesillerin Türkiye de Cumhuriyetin ilanı günü, ona en merhametsizce hücum edenlerin başında, cumhuriyetçiyim iddiasında bulunanların yer aldığını görerek şaşıracaklarını asla farz etmeyiniz! Bilakis, Türkiye’nin münevver ve cumhuriyetçi çocukları, böyle cumhuriyetçi geçinmiş olanların hakikî zihniyetlerini tahlil ve tespitte hiç de tereddüde düşmeyeceklerdir”
İşte tüm bunları söylerken aslında neler demek istediğini anlayabilmekti önemli olan…
***

kayseri evden eve nakliyat
eşya depolama
kayseri eşya depolama
kiralık asansör

Yetmiş yıldır unutmadığımız ve hiçbir zaman unutmayıp unutturmayacağımız Atamızı milletçe bir kez daha andık 10 Kasım’da.
Her sabah selam verip geçtiğim ve “hey gidi Atam hey” diyebildiğim heykelinin önünde çelenk törenleri düzenledik.
Saygı duruşunda hepimiz hazır durduk.
İstiklal Marşımızı okuduk.
Kimimiz O’nu anlayamadı hüzünlendi,
Kimimiz anladık yasını tuttuk…
***
Bizler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak büyük lider, yüce Türk Atatürk’ü anlamaya çalışmalıyız. Kurduğu Cumhuriyet’i ancak ve ancak O’nu anladığımız zaman ve gelecekte de… ilelebet yaşatabiliriz. Çünkü Atatürk Cumhuriyet’i, O’nu anladığını düşündüğü biz Türk gençlerine emanet etti.
***
Pazartesi günü, Özcan Özgür yazısına, “Mustafa” filmine de tepkilenip “Kimsesiz, çaresiz, derbeder Atatürk…”başlığı atmış.
Aslında O, hala kimsesizlerin kimsesi, çaresizlerin çaresi olmaya devam ediyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.