HEVESİMİZ KURSAĞIMIZDA KALDI…

Bu haber 10 Eylül 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.001 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz Cumartesi gecesi Türkiye’nin gözü kulağı Arjantin’in başkenti Boines Aires’e çevrilmişti.
Hem de 7’den 70’şe.
2020 yılında yapılacak olan Dünya Olimpiyat ve Paralimpik Oyunlarının nerede yapılacağı belirlenecekti.
İstanbul’la birlikte İspanya’nın Madrid, Japonya’nın Tokyo kenti de adaydı.
Aynı saatlerde, bu tür büyük organizasyonlar öncesinde olduğu gibi artı ve eksilerimizi iyiden iyiye irdelemediğimiz için yine ayaklarımız yere basmıyordu.
Kime sorsanız, bu defa tamam diyordu.
Daha çarpıcı olan, ulusal bazda yayın yapan medya organlarında gelişmeleri değerlendiren pek çok gazeteci ve spor yorumcusu da farklı düşüncede değildi.
Bilhassa 2020 Olimpiyatlarının hangi kente yapılacağının belirleneceği Arjantin’in Bounes Aires kentine gidenler, bir yerde yüreklerimize su serpmekten geri kalmadılar.
Onlara göre, İstanbul en şanlı il idi.
***
Neticenin alınacağı saatler yaklaşmıştı.
Nihayet Türkiye saati ile 21.00 de Dünya Olimpiyat Komitesi tarafından oylama başlatılır.
Aradan çok fazla zaman geçmemişti ki, hepimiz birden havaya sıçradık.
Zira ilk oylama neticesinde İstanbul ile Madrid aynı oyu almıştı.
Bunun anlamı, İstanbul’un ilk turda elenmemiş olmasıydı.
Tokyo’nun ismi telaffuz edilmeyince bazılarımız, galiba bu şehir elendi! diye yorumladı.
Oysa, ilk oylamada en fazla oyu Tokyo almıştı.
Bu defa İstanbul ile Madrid’in aldığı oylar eşit çıkınca, 2.bir oylama yapıldı.
Neyse ki, Madrid’i geride bırakmıştık.
Böylelikle Tokyo ile baş başa kaldık.
O sıra yorumlara baktım.
Nasılsa Madrid elendiği için Avrupa oylarını İstanbul için kullanır! diyenler hiçte az değil.
Şahsen, içimde bir şüphe olsa da böyle olur mu? diye düşünmedim değil.
Ama ne gezer?
2020 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunlarının nerede yapılacağını belirleyen son değerlendirme sonucu açıklandığında, donup kaldık.
Delegeler, 2020 olimpiyatlarının Tokyo’da yapılmasından yana oy kullanmıştı.
Böylelikle, hevesimiz bir kez daha kursağımızda kaldı.
Nasıl kalmaz?
Bizatihi adayın belirleneceği Arjantin’e, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Gençlik Spor Bakanı Suat Kılıç dahil, pek çok kişi gitmişti.
Türkiye Olimpiyat Komitesi Üyeleri de hazırdı.
Ne var ki sonuç açıklandığında, her birinin tarifi imkansız üzüntü içerisinde oldukları ekranlara yansıyan görüntülerden net anlaşılıyordu.
Zaten Türkiye, 2024 ve daha sonraki yıllarda yapılacak olimpiyatlara yeniden aday olacak mı? sorusuna, yarım ağızla cevap vermeleri her şeyi açıklıyordu.
***
Şimdi…
Tüm bu ayrıntılar dışında İstanbul’un neden 2020 Olimpiyat oyunlarına hak kazanamadığına bakalım.
Bir kere, zaman zaman benimde yanıldığım, farklı dil, din ve kültür farklılığı egemen oldu vurgusunu bütünüyle katılmadığımı söylemek isterim.
Elbette hiç etkilemedi değil.
Ama, tek sebebin bu olmadığı, önümüzdeki süreçlerde bazı Müslüman Ortadoğu ülkelerinde benzer olimpiyatların yapılabileceği kararının alınmasıydı.
Bu da bu tezin bütünüyle doğru olmadığını gösterir.
Aynı organizasyonun İstanbul’a verilmemesinde temel rol oynayan, atletizm ve halter dalında yarışan birçok sporcumuzun adının Doping skandalına karışmasıydı.
Bir 2.si, her ne kadar İstanbul son yıllarda, spor kompleksleri ve alt yapı bağlamında önemli hamleler yapsa da, belli ki inceleme komisyonu yeterli görmemiş.
Bir başka unsur, demokrasi bağlamında insan hakları ihlallerin değerlendirmede göz önünde bulundurulmasıdır.
Bunlardan ayrı, lobi faaliyetlerinin egemen olması.
Aksi olsaydı, 2 sene öncesinde Japonya’nın Hukişima kentinde meydana gelen Nükleer sızıntıyı dikkate alırlardı.
Bütün bunları alt alta koyanlar, ne yazık ki 2020 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunlarının İstanbul yerine Tokyo’da yapılmasını karar altına aldı.
Böylelikle beklentiler bir başka bahara sarkmıştı.
Yine de tek tesellimiz, finalde kaybetmiş olmamız oldu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.