“Hesap Verin”, “Ayrımcılık Yapmayın”…

Bu haber 19 Aralık 2017 - 1:48 'de eklendi ve 1.497 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Bir Laz Fıkrası vardır, “Değdi mi, değmedi mi?” diye.

Fıkra uzun… Köşem yetmez. Tıklayın gogıl hazretlerini, fıkra önünüzde. İşte o fıkra…

Kaç gündür Muğla CHP’de de durum aynı.

Tartışmaktan helak oluyorlar;

Dedi mi demedi m?” veya “İşaret etti mi etmedi mi?

Nasrettin Hoca’nın fıkrasındaki gibi “Sende haklısın, sende…” de diyemiyor insan.

Ben de dünkü yazımı şöyle noktaladım:

Tabi Hüseyin Anıl’ın asıl muradı ‘Kılıçdaroğlu Başkan Gürün’ü işaret etti mi?’ sorusunun yanıtını almak. Önceki günkü ‘Kılıçdaroğlu ‘Başkanımız Nerede’ Dedi… (!)’ başlıklı yazımda da ‘Başkan Gürün’ü işaret etmedi’ dedim. Yarın ‘Neden etmedi?’ onu paylaşırız…

Önce Kemal Özcan’dan paylaşımda bulunalım…

 

xx            xx            xx

Tes-İş Sendikası Yatağan Şubesi Teşkilatlanma Sekreteri Kemal Özcan’ın Kılıçdaroğlu’nun ardından yaptığı paylaşımı dün bu köşeye aldık, ama yarım kaldı. Tamamlayalım…

Kemal Özcan paylaşımında Kılıçdaroğlu’nun konuştuğu GMKA Kültür Merkezi bahçesi ile ilgili “Alanın ortasına bir çadır kumuşlar, bütün aristokratları oraya oturtmuşlar. Kafalarına yağmur değmesin, güneş geçmesin. 70-80 yaşındaki nineler, dedeler Kılıçdaroğlu’nu saatlerce ayakta beklediler.” derken şöyle devam etmiş:

AKP’de öyle yapıyor değil mi? Yazıklar olsun size! Seçimlerde köylere oy istemeye giden adayın, minibüsün içinden, oturduğu yerden millete el sallaması gibi. Yaşlı insanlardan oy istemeye gittiklerinde, evlerine ayakkabılarını çıkarmadan girdikleri gibi. Halk kendisiyle beraber ayakta beklemeyen, beraber yürümeyen, ve hatta beraber ıslanmayan insanlara neden oy versin ki?

 

xx            xx            xx

Peki o gün GMKA Kültür Merkezi bahçesinde toplananlar kimlerdi?

Kemal Özcan bu sorunun yanıtını da “Halk dediğimizde kendi partilileri ve belediye çalışanları…” diye vermiş. Duyduğuma göre belediye çalışanları da saat 17.30’da oradan ayrılmaya başlamışlar!

Zaten doldurulamamış, alan kel tavuğa dönmüş. Orada olanların yalancısıyım…

Neyse artık… Ben TV’den izledim. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu o “Kültür Merkezi bahçesinde” konuşurken, mecliste konuşamamaktan, sokakta konuşamamaktan şikayet etti…

Kemal Özcan bunu da diline dolamış. “Partinin Muğla’da ki kongrelerinden haberi yok anlaşılan.

Kılıçdaroğlu, kendi partindeki kongrelerde ‘konuşmak’ yasaktı. Konuşmak isteyen ve konuşturan divan disipline verilmekle tehdit edildi.” demiş.

Bari Eski Garaj Alanı’nda Muğla’ya yaraşır bir meydan düzenlemesi yapılsaydı da Kılıçdaroğlu orada bir açılış konuşması yapsaydı. Hadi bu becerilemedi, meydan düzenlemesinin temel atma töreni yapılabilirdi.

Belki de orayı dolduramayız endişesi yaşanmıştır…

 

xx            xx            xx

Kemal Özcan, paylaşımında “Bütün CHP’li belediye başkanlarına kefil olduğunu söyleyen” Kılıçdaroğlu’na da “En çok ta buna takıldım. Ya kefilliğin ne demek olduğunu bilmiyorsun ya da onlara çok güveniyorsun. Ne demişler? Bu devirde babana bile güvenme demişler..” diye seslenirken, şu anımsatmayı yapmayı da ihmal etmemiş:

Kılıçdaroğlu bu kefalet, kefillik işine kendisi karşı çıkıyordu. Vakti zamanında kefillik konusunda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e çatmıştı. Kayseri belediyesi ile ilgili yolsuzluk iddialarını gündeme getirdiğinde, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki’ye destek veren ve ‘sonuna kadar kefilim’ diyen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü eleştirmişti. ‘Sayın Cumhurbaşkanlığının makamı kefalet makamı değildir’ diye konuşmuştu.

Bu anımsatmanın ardından “Senin oturduğun makam da öyle..” anımsatması yapan Özcan, Kılıçdaroğlu’na hitap eden sözlerini şöyle sürdürmüş:

İnsanlar kavun olsa koklar bakarsın, ama kavun değil! Ayrıca çiğ süt emmiş derler. Hata yapan, yanlış yapan kim varsa ona sahip çıkmak zorunda da değilsin. Partiye zarar veriyorsa basar gider.

Sahiplenirsen sende gidersin. Hem CHP genel başkanlığı kefalet makamı değil ki. Bunu yıllar önce sen söylemiştin. Bazen mevcut CHP’li belediye başkanları, CHP’li değil de, AKP’li olmuş olsalardı bu metal fırtınada birçoğunun akıbeti ne olurdu diye düşünüyorum?

Siz düşünüyor musunuz? Hadi bir kere düşünün bakalım…

 

xx            xx            xx

Ulaştırma Çalıştayı” ve “Muhtarlar Toplantısı” basına kapalı yapıldı, ama duyumlarımıza ve paylaşımlara bakılırsa her iki etkinlikte pek iç açıcı geçmemiş.

Son İl Genel Meclisi Üyelerinden Mehmet Erden anlattı. “Ulaştırma Çalıştayı”ndaki sunumun ardından Yatağan Minibüs Kooperatifi Başkanı Tugay Yaka ulaşımda dönüşüm için Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’e teşekkür etmiş. Bu duruma şaşıranlar olmuş. Çünkü Tugay Yaka’nın aynı zamanda bir AK Partili olarak dönüşüme en şiddetli karşı çıkan başkan olduğu biliniyor…

Meğer Yaka’nın kızı Büyükşehir’de işe alınmış. Öyle söyleniyor.

Doğrusu ben inanmak istemedim, Yatağanlılar bilir…

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu o oturumdaki konuşmasında “şoförlerin mağdur edilmemesi gerektiği konusunda” uyarıda bulunmuş. Söylentilerden Kılıçdaroğlu’nun haberi mi oldu acaba?..

 

xx            xx            xx

Muhtarlar Toplantısı”nda ise önceden belirlenmiş muhtarların bir kısmının ellerine tutuşturulan kağıtları okudukları gözlenmiş. Muhtarlar kimine göre rastgele, kimine göre önceden belirlenmişler… Ama hakim olunamadıkları belli… Çoğu Kılıçdaroğlu’nun önünde Başkan Gürün’ü eleştirmiş.

Bunu “Muğla CHP’de özgürlük var” diye yorumlarsak bize gülenler olabilir… (!)

Neyse, katılanların gözlemlerini dinleyelim… Pek çok katılımcıya göre, Muğla Muhtarlar Federasyonu Başkanı ve Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Kadir Gümüş, davetli olmadığı halde katıldığı toplantıda şu ifadelerde bulunmuş:

Muğla’daki 566 muhtarın 420 si bizim dernekte ana ne yazık ki ben bu toplantıya davet edilmediğim gibi, gelmeyeceğim düşünülmüş olmalı ki benim yaka kartım bile yok. Osman Gürün hala bizim dernek kurulduktan sonra hayırlı olsuna gelmedi. Lütfen bu ayrımcılığa son verilsin

Muhtar kendisi de “Dedim” dedi. “Başkaları da dedi” diye ekledi…

Kılıçdaroğlu’nun Muğla’dan ayrılırken geride belediye başkanlarına bıraktığı iki talimattan biri “Hesap verin”, diğerinin de “Ayrımcılık yapmayın” olması yakınmalardan olabilir mi bilmiyoruz…

 

xx            xx            xx

Genel Başkan konuşmasında ayrımcılığın yapılmaması gerektiğini, siyasetçinin görevinin herkese eşit hizmet ve adil yaklaşım içinde hizmet etmek olduğunu söyleyerek bir bakıma Gürün’e yaklaşımının doğru olmadığını izah etti.” diyenler oldu.

Kılıçdaroğlu’na “Sayın genel başkanım Muğla’mıza hoş geldiniz” diyen Kadir Gümüş’ün sözleri kulaklara küpe olurken, öteki muhtarlarda “Daire amirlerine ulaşmanın mümkün olmadığından” tutunda “sorunlarıyla ilgilenilmediğine” kadar şikayetlerini dile getirmişler.

Muhtarlar, Büyükşehir Belediyesi’ne asker kökenlilerin doldurulduğu öne sürümünde bulunduktan sonra yakınmalarını şöyle ifade etmişler:

Muhtarlar bir asker disiplinine sokulmak isteniyor. Bu yaştan sonra askerlik yapmak istemiyoruz. Muğla’da adam mı kalmadı da başka yerden daire amiri ve müdür getirildi? Büyükşehirden hizmet alamıyoruz. Oyalıyorlar, mağdur oluyoruz.

Bu ifadeler üzerine salonda hava buz gibi olmuş. Başkan Gürün’ün bozulduğu, sinirlendiği yüzünden okunurken, bazı muhtarların şikayetlerini Genel Başkan Kılıçdaroğlu’na yazılı olarak ilettiği görülmüş…

Kılıçdaroğlu’nun muhtarlarla ilgili politikaları anlatırken daha önce hiç söylemediği bir sözü söylemesi; kendisinin ihale almak için değil, halka hizmet etmek için siyaset yaptığını ifade etmesi dikkatleri çekmiş.

 

xx            xx            xx

Kılıçdaroğlu’nun sözleri ile ilgili İl Başkanı Mürsel Alban ve başta Başkan Gürün olmak üzere öteki başkanlar ne düşünmüşlerdir bilmiyoruz. Katılımcılarda bilemeyebilirler. Bizim bilebildiğimiz, görebildiğimiz ise sonuçta Kılıçdaroğlu’nun Muğla gezisinin Başkan Gürün ve İl Başkanı Alban için bir fiyasko olduğudur.

Ne dersiniz, bütün bu fotoğrafın içinde adaylığı ilan edilmiş bir Osman Gürün görünüyor mu? Elbette Kocadon’da görünmüyor… Hem Allah aşkına Kılıçdaroğlu kurultay öncesi neden birini işaret etsin, isim açıklasın?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI
Mehmet Keza KUNDAKÇI 19 Aralık 2017 / 08:50

CHP’Li makamlara GELmiş beyler, çoğu layık olmadıkları bu yerlere,
KENDİ KERAMETLERİ İLE GELDİKLERİNE İNANMAYA GÜDÜLENMİŞLER, OYSA,
Muğla İnsanı çok değerli ve kaliteli, Bunların hiç birisi,
hiç birimiz, “BULUNMAZ HİND GUMAŞI DEĞİL,” ve değiliz…

Büyük Umutlarla CHP’nin başına gelen Sayın Kılıçdaroğlu,
aracıları çıkarsın ve halkın seviyesine ÇIKSIN artık…. yoksa,
Adalet,Hak Hukuk sözlerinin halktan yansıması sadece GUGUK olacaktır…
halkın itibar etmediği ve uzaklaştırıldığı,soğutulduğu,hoyratça,hovardaca ayrıştırıldığı bir CHP nereye gidiyor ? eğer birilerinin umurunda ise,
“ÖZÜ ve SÖZÜ BİR,EYLEMİ ve SÖYLEMİ BİR…”
ZARARIN NERESİNDEN DÖNÜLSE KARDIR DEMEK ZORUNDADIR, İŞ İŞTEN GEÇMEDEN…

ali karadaş 19 Aralık 2017 / 10:17

Kılıçdaroğlu, Yatağan ve Bodrum yöneticilerine kefil oluyorsa yandı gülüm keten helva.

Reşat ÖZTEPE 19 Aralık 2017 / 12:37

Gocuman; Yazınızdan çok açık biçimde değil amma, İnce Siyasetle Hali hazır Bodrum Belediye Başkanı Sayın M. KOCADON’un Muhtarlar ile yaptığı Yemekli toplantı daha derli toplu olmuş anlamına geliyor. Zira Sizlerde ora idiniz. ve İzlenimlerinin pozitif idi. sevgi ve saygı