HERKES YERLERİNE, MARŞ MARŞ!

Bu haber 09 Ağustos 2010 - 0:00 'de eklendi ve 633 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Artık
sivil-asker ilişkileri asla eskisi gibi olmayacak. 4 Ağustos kararı ordunun
profesyonelleşmesi, siyasete karışmaktan vazgeçerek kendi işine odaklanması
için bir milad.

Cumhurbaşkanı
ve Başbakan’ın hukukun arkasında durması takdire şayan. Mahkemenin ‘kuvvetli
suç şüphesiyle’ yakalama kararı verdiği generallerin terfi ettirilmesi
düşünülemezdi zaten. Sonuçta süreç, hukuk ve sivil siyaseti güçlendirmiştir.
Kaybedenler, hiçbir şey yokmuş gibi ‘şüpheli generaller’in terfi dosyalarını
YAŞ’a getirenler olmuştur. Onlar için mahkemeye toplu itiraz dilekçeleri
hazırlayanlar, şüphelileri orduevlerinde korumaya alanlar, en hafifinden hukuka
karşı hile yapmaya kalkışanlar, bu sürecin sonunda ‘mahcup’ düşmüşlerdir.
Hukuken savunulamaz bir yerde durmak Genelkurmay için büyük hatadır. Dahası,
karakol baskınlarını Heronlar vasıtasıyla canlı canlı izleyip bir şey
yapmayanların, askerlerinin şehit olmasını izleyenlerin iş ‘terfi’ye gelince
nasıl aslan kesildikleri görülmüştür. Bu, hiç de hoş olmayan bir görüntüdür.
Genelkurmay ‘şüpheli’ komutanları koruyacağına, mahkemenin bu kararını
‘fırsat’a dönüştürebilir, Askerî Personel Yasası’nın açık ve kesin buyruğunu
kendisi yerine getirebilirdi. Bunu yapmadı; hukukun ve iş etiğinin gereğini
yapmayı ve bunun onurunu taşımayı Başbakan ve Cumhurbaşkanı’na bıraktı. Belki
de böylesi daha isabetli oldu; ordunun sivil siyaset tarafından denetlenmesi ve
yanlışının düzeltilmesi için bir fırsat yaratıldı. Hükümet kanadı ve
cumhurbaşkanı da hukuk devletini ve demokrasiyi pekiştirecek ‘tarihî’ bir duruş
sergiledi. Her işini bırakıp ‘şüpheliler’in terfisine odaklanan bir karargâh
karşısında sivil irade ağırlığını koydu ve ordu ‘şüpheli generaller’e teslim
edilmedi. Hem milleti hem de orduyu rahatlatan ‘saygın’, şaibesiz, ders gibi
bir sonuç çıktı ortaya. Artık ordu mensupları şunu çok iyi bilecekler: Adı
darbe işlerine karışan, koruması gereken millete ve meşru hükümete karşı
komplolar içinde olan, hukuktan kaçan hiçbir albay ve general ‘terfi’
alamayacak. Bu bilginin ve algının ciddi sonuçları olacaktır. Bu Şûra’da anladık
ki üst düzey komutanlar için ‘terfi’ çok önemli… Vazife aşkı, demokratik
rejime bağlılık, hukuka inanç olmasa da ‘terfi alamama’ ihtimali
albayları/generalleri kışlalarında asıl işleriyle meşgul olmaya zorlayacak.
İnsanları fişlemek, kendi yurttaşlarına karşı kara propaganda operasyonlarına
girişmek, siyasal iktidar peşinde koşmak artık askerler için ‘parlak bir
gelecek’ vaat etmek yerine onların geleceklerini karartan, kariyerlerini
bitiren sonuçlar yaratacak. Bunun bilinmesi, tecrübeyle sabit olması son derece
caydırıcı. Bu işlere kalkışacak subaylara belki de en büyük direniş, bizatihi
kendi eşlerinden gelecek: ‘Terfimizi riske atma’ diye uyarılacak eşleri
tarafından darbeye ve hukuksuzluğa meyilli, siyasete meraklı subaylar.
Yapılması gereken birkaç şey kalmıştır: 1. Kuvvet komutanlığı YAŞ tarafından
veto edilen 1. Ordu Komutanı Hasan Iğsız, 30 Ağustos’u beklemeden derhal istifa
etmeli, ardından da savcılığa gidip internet andıcının hesabını vermelidir. 2.
Erzincan Ergenekon davasının bir numaralı sanığı olan, ancak mahkemenin
çağrısını hiçe sayarak ifade vermeye gitmeyen; dahası mahkemelerin üstünde
savaş uçakları uçuran Orgeneral Saldıray Berk, Milli Savunma Bakanı tarafından
geciktirilmeden ‘açığa’ alınmalıdır. 3. Haklarında mahkemece yakalama emri
çıkarılan 13 general daha fazla orduevlerinde barındırılmamalı ve teslim
edilmeliler. Mahkemenin ‘kuvvetli suç şüphesi’ taşıdığı kanaatine vardığı bu
kişiler, TSK Personel Yasası’nın 65. maddesi gereğince açığa alınmalılar.
Ortada bir kriz yoktur, olmayacak da… Askerin her istediğini yapamaması
‘kriz’ anlamına gelmez. Bu Şûra’nın sonuçlarından kriz peydahlamaya çalışanlara
da bir uyarı: Çıkaracağınız her kriz ‘öteki taraf’ın elini güçlendirecek,
onları kahramanlaştıracak… Dikkat! Yarın öbür gün CHP lideri Kılıçdaroğlu
sizi de 27 Nisan bildirisini hazırlayan Büyükanıt gibi AK Parti’ye çalışmakla
suçlayabilir!

İHSAN
DAĞI/ZAMAN GAZETESİ

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.