HERKES ÜNİVERSİTE MEZUNU OLURSA!..

Bu haber 15 Haziran 2009 - 0:00 'de eklendi ve 749 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yazımın başlığı kimilerine ters gelebilir.
Ne yani, gençlerimizin üniversite tahsili yapması istenmiyor mu?
Bir taraftan AB standartlarının ülkemizde yerleşmesi isteniyor.
Ki bunlar arasında en belirgin olanı, halkın eğitim düzeyi.
Peki bu çelişki niye?
Mesele bu pencereden bakılırsa doğru.
Ne var ki, söz konusu ayrıntı farklı.
Ki bu farklılığı öne sürenler, ülkemizin en önde gelen akademisyenleri.
Konuya ilişkin yıllardır ülkemiz eğitiminin çağdaş bir yapıya kavuşması adına mücadele edenler.
Onlar dahi, ülkemizde uygulanmakta olan eğitim sisteminin çarpıklığında birleştiklerine göre, meselenin özünü iyi algılamamız gerekiyor.
***
Burada asıl olan, herkesin üniversite eğitimi almasında bir kısıtlama getirilmesi değildir.
Çağdaşlaşmayı hedef alan bir ülkenin fertleri olarak istenir ki, herkes üniversite eğitimi alsın.
Zira kimler nasıl bir yorum getirse de üniversite eğitimi, bir insanın hayata bakış açısını değiştiren, daha bir ayakları üzerinde durmasını sağlayan temel unsurların başında gelir.
Yine de üzerinde durulması gereken 2 önemli nokta var.
Bir kere ülkelerin kalkınmasında esas teşkil eden, çeşitli çalışma alanları adına ara elemanın yetiştirilmesidir.
Bu da ancak, öğrenim süreleri daha kısa süreyi kapsayan meslek okullarıyla mümkün olur.
Siz ülkenizde öyle bir eğitim ve öğrenim sistemini yürürlüğe koymalısınız ki, kimi öğrenciler, hayata kısa yoldan atılmak adına mesleki okulları tercih etsinler.
Bunun da yolu, öğrencileri çok daha küçük yaşlarda kabiliyetlerine göre branşlara ayırmaktan geçer.
Bunu gerçekleştirdiğiniz takdirde, ne bugün olduğu gibi binlerce öğrenci üniversite kapıları önünde bekler.
Ne de üniversiteyi bitirenler, elinde diplomayla kapı kapı dolaşır.
Siz olması gereken sistemi uygulamaya koyduğunuz için üniversiteye girmek isteyenler sayısı daha bir azdır.
Dolayısıyla öğrencilerin büyük bir çoğunluğu her hangi bir fakülteye kaydını yaptırabilir.
Bugün olduğu gibi binlerce üniversite mezunu genç, işsizlik gibi bir problemle karşı karşıya kalmaz.
Aksi halde yazımın bağlığında karşılığı bulan herkes üniversite mezunu olursa vurgusu, her dem başımızı ağrıtmaya devam eder.
Nasıl ağrıtmaz ki?
Siz olması gerek eğitim sistemini, bugün olduğu gibi yürürlüğe koymaz.
Çok daha erken yaşlarda branşlaşmayı sağlamaz iseniz, hangi liseden olursa olsun mezun olanlar bir yana üniversiteyi bitirenler dahi, çalışma alanı bulmakta zorlanır.
Hele hele tüm dünyayı etkisi altına alan global ekonomik krizin söz konusu olduğu süreçte.
Sonra söz konusu üniversite mezunları her işte çalışamaz.
O zaman önemli bir soru karşınıza dikilir.
Herkes üniversite mezunu olursa, üstelik bunların çalışma alanları kısıtlı ise, çoğu işleri kimler yapacak?
Bunların her alanda çalışmaları mümkün olmadığı, daha bir önemlisi devlet bunlara çalışma garantisi vermediğine göre, bu mesele basitçe geçiştirilecek türde değildir.
Çoğu kez, elimizde üniversite diploması olduğu halde iş bulamıyoruz! dillendirmesinin altında yatan temel nokta, eğitim sisteminin reformize edilmemesidir.
Siz yıllar öncesinden başlamak üzere, ara eleman yetiştiren meslek okullarına yönlendirmeyi sağlayıp, üniversitede okuması gerekenlerle ilgili bir düzenleme yapmış olsaydınız, bugün böylesine bir tablo ile karşılaşmazdınız.
Sonuçta bir kere daha altını çizmek gerekirse, elbette bu ülke gençlerinin her birinin üniversite tahsili yapması en büyük arzumuz.
Ama önemli olan, devletin bunlara çalışma garantisi vermediği bilincinden hareketle, önce çalışma alanları için gerekli ara elemanları yetiştiren meslek okullarına yönlendirmek, diğerlerin üniversite eğitimi almalarını sağlamaktır.
Şu an tablo bu.
Hal böyle iken yine de kulağımızın üzerine yatarsak, genç nüfuslu bir ülke olmakla övündüğümüz süreçte, gün gelir basit gibi görünen çoğu işleri yapacak kimse bulunamaz.
Mesele bu denli sarih…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.