Her Şeye Karşın Terim

Bu haber 16 Ekim 2014 - 4:13 'de eklendi ve 557 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Fransa’da yapılacak EURO 2016 futbol şampiyonası adına ilk maçını İzlanda ile yapan Türk Milli Takımının sahadan 3-0 gibi net bir skorla mağlup ayrılması üzerine kaleme aldığım yazımda, bazı ayrıntıların altını çizmiştim.

310 bin nüfusa sahip bir ülke karşısında alınan bu mağlubiyet sıradan bir sonuç değildi.
Elbette futbol üç neticeli bir oyun.
Yenmek ve yenilmek de var.
Ne var ki bu rakamda nüfusa sahip bir ülke karşısında bir yerde hezimete uğramak, kabul edilemez.
Şahsen itirazım ortaya konan futboldu.
Tabi bunun adına futbol denirse!
Buna karşın bir açık kapı bıraktım.
Bir maç için olabilir.
Ümit ederiz ki bundan sonraki müsabakalarda futbolcular, Türkiye’yi temsil ettikleri bilinciyle hareket ederler.
Etmeliler de.
Derken aynı şampiyonada bu defa rakibimiz Çek Cumhuriyeti.
Kendi sahamızda oynayacağımıza göre ilk maçta alınan kötü sonuç telafi edilebilirdi.
Nitekim futbolcularımız müsabakanın ilk yarısında kendilerinden beklenen oyunu sergilediler.
Bunun sonucunda ilk golü de bulmuştuk.
Belli ki futbolcularımız, İzlanda maçının atmosferinden kurtulmuşlardı.
A…
Birde ne görelim!
Maçın ikinci yarısında ilk devredeki takım gitmiş, yerine İzlanda maçındaki anlamsız ve de tutarsız oyun gelmişti.
Ardından kendi evimizde 2-1 lik skorla mağlup ayrılmamız en belirgin gösterge oldu.
***
Hal böyle olunca oklar, Milli Takım Teknik direktörü Fatih Terim ve futbolculara çevrilir.
Her ne kadar Terim, bütün sorumluluk benim dese de, bu cevahiri kurtarmaya yetmezdi.
Bütün takım müsabakanın ikinci devresinde tabir yerindeyse dökülmüşlerdi.
Ayakta kalan tek futbolcu, takımın en genci Ozan olmuştu.
Bu arada dikkat çeken ve de anlamakta güçlük çekilen bir önemli nokta vardı.
Kimler nasıl yorumlasa ve de ne gibi bir görüşün sahibi olsa da bazı futbolcuların müsabakada yer almak yerine affını istemesi! anlaşılır gibi değildi.
Buna karşın geçerli bir mazeretleri veya sakatlık varsa, kimse bir şey diyemezdi.
Yok eğer hiçbir sorunu olmadığı halde oynamak istememişse, milli görevden kaçmak olur ki, bunun affedilir tarafı yoktur.
***
Derken, bu tablo üzerine aynı şampiyonada yer almak zor olsa da yine de bir ümit diyerek, olmak veya olmamak anlamına gelen Letonya maçı gelip çatmıştı.
Teknik Direktör Fatih Terim’in tercihi doğrultusunda, önceki maçlara göre çok değişik kadro ile maça çıkılsa da bu müsabakadan alınacak 3 puan EURO 2016 için ümit ışığı olabilirdi.
Nitekim bir önceki Çek Cumhuriyeti maçında olduğu gibi ilk golü yine biz bulmuştuk.
Yanı sıra milli takım oyuncuları, önceki müsabakalara göre daha bir özveriyle mücadele etmişlerdi.
Ama tek devre!
Evet, yanlış değil.
Bir önceki Çek Cumhuriyeti müsabakasında olduğu gibi Milli Takımımız yine tek devre futbol oynayabildi.
Maçın 2.yarısında futbolcular bir şeyler yapmaya çalışsa da neticeye yönelik olmadı.
Bu tür bir oyunu fırsat bilen Letonya, daha bir atak oynamaya başladı.
Sonrasında beraberliği sağladı.
Oyuncular, teknik heyet, müsabakayı izleyen gurbetçiler yanında televizyonları başında olanlar adeta buz kesmişlerdi.
Nasıl kesilmesinler!
Zira bir önceki maç akıllarına takılmıştı.
Yine yenilecek veya berabere mi kalacaktık!
Derken olanlar oldu.
Rakip bir gol atınca müsabaka 1-1 sonuçlandı.
Bu sonucun tek anlamı vardı.
Türkiye için EURO 2016 hayal.
Gerçi, geride daha birçok müsabaka var.
Bu maçlardan alınacak sonuçlar ümitli olmamızı gerekli kılabilir demek, hayal görmekten başkası değildir.
Grubumuzda yer alan takımlardan İzlanda ve Çek Cumhuriyeti aldı başını gitti.
Son yılların flaş ekiplerinden Hollanda onların arkasında yer aldı.
Bu tabloya göre Portakallar ancak eleme grubu maçına çıkacak demektir.
***
Türk Milli Takımının oynadığı maçlar sonrasında zihinlerde yer eden o kadar çok soru var ki!
Bir kere genel kanı, bu takımın toptan değişime uğraması gerektiğidir.
Takım yenilenmeli de.
Zira hiçbir futbolcu, milli takım formasını bu denli hafife alamaz.
Alırlarsa ki aldılar.
O formayı hak etmiyorlar demektir.
Bir başka soru.
Fatih Terim görevine devam etmeli mi?
Kesinlikle.
Terim, yapısı gereği inatçı ve hırslı birisi.
Yenilgiyi asla kabullenmez.
Şimdi, kolları sıvayıp, yeni bir milli takım yaratmak için gecesini gündüzüne katacaktır.
Tabi her kim olursa olsun onu yıpratma eğilimine girmemelidir.
Ancak o takdirde yeni bir milli takım yaratılabilir.
Değilse, 2016 şampiyonası değil sonraki yıllar turnuvaları da hayal olur.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.