Her Şeye Karşın Çözüm

Bu haber 18 Mart 2016 - 0:32 'de eklendi ve 901 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Hiç şüphe yok ki şu sıra diken üstünde olan kentlerin başında Ankara’nın geldiğini yadsımak olası değil.

Her ne kadar İstanbul olmak üzere Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde konuşlanan yerleşim birimleri ve de diğerleri, aynı dertten muzdarip olsalar da Ankara ayrıcalıklı.

Farklı kılan başkent olması.

Bir yerde, yönetim bazında Türkiye’nin kalbinin attığı kent oluşu.

Hal böyle olunca, yaklaşık bir yıldan bu yana art niyet sahipleri gözünü bu kente dikmiş vaziyette.

Aksi düşünülemez.

Olaylar her şeyi anlatıyor.

Kaldı ki, söz konusu eylemler kesinlikle tesadüfi değildi.

Müsebbiplerin Ankara’yı tercih etmeleri, dikkat çekmenin ötesinde sözüm ona gözdağı vermek istemelerinden başkası olamaz.

Zira, bu süre içerisinde 3.kez masum insanlara yönelik eylemlerin başkaca nasıl bir açıklaması olabilir?

***

Olaylar, yıllardır olduğu gibi şu aşamada yeniden istenmeyen boyuta ulaşınca, vatandaş ister istemez bir kez daha endişeleniyor.

Nasıl kuşku duyulmasın!

Neresinden bakarsanız bakınız 30 seneyi geçen sürede, benzer eylemler dur durak bilmedi.

Ne yapılsa, ne edilse de bir türlü önü alınamadı.

İki yıl öncesinde çözüm bulundu diyerek barış havası estirilmesine karşın, tabir yerindeyse ay akşamdan doğmuştu.

Zira bir süre sonra yine istenmeyen olaylarla yüz yüze gelindi.

Sonrası malûm!

Başkentte yitip giden canlar.

Ortaya çıkan korkunç tablo.

Yayın yasağına karşın gözlendiği şekliyle yürekleri parçalayan manzaralar.

Nasıl etkilenmezsiniz!

O karmaşa içerisinde yükselen feryatlar!

Araçların siren sesleri.

Sağlık ekiplerinin oradan oraya koşturmaları.

Korkunç olayı, bir köşeden vermeye çalışan medya organlarında görevli basın mensupları.

Kim ne derse desin, gelişmelere ilişkin nasıl bir yorum getirse de, Ankara’da masum insanlara yönelik eylem,  asla kabul edilemezdi.

Zira başkent, bu süre içerisinde 3. kez benzer eylemlerle yüz yüze gelmiş.

Sonrasında nice canlar gitmişti.

***

Bunun üzerine başkenti gözünüzün önüne getiriyorsunuz.

Nereden nereye!

Yıllarca Türkiye’nin en sakin, ilişkin olarak üniversiteler kenti kabul edilen Ankara, eylemlerin odağı haline gelmişti.

Bu durum üzücü olduğu kadar endişe vericiydi.

Kaldı ki bu gelişmeler üzerine aksini düşünemezsiniz.

Sizin ülkenizin başkentinde, kısa denebilecek süreçte birbirinin benzeri yüksek boyutta olayların meydana gelmesi, sıradan eylemler olarak kabul edilemezdi.

Bu nedenle tek çıkar yol, ne yapıp edip, bu tür olayların önünü almaktı.

Siz ülke olarak bunu gerçekleştirdiğiniz takdirde, huzurlu bir devlet olarak yerinizi alabilirsiniz.

Değilse, olayların eksik olmadığı ülkeler sınıfına dahil edilir ki, bunu kabullenmek olası değildir.

Hele ülkenin geldiği nokta bağlamında.

***

Şu aşamada, her kesimi derinden etkileyen gelişmeler üzerine cevap arayan bir takım sorular olduğu aşikar.

Bu elim olaylar üzerine ne yapılmalı, ne edilmeli ki olayların önü alınsın!

Ne gibi bir yol izlenmeli de, yıllardır bir yerde halkı canından bezdiren olaylar sona ersin.

Daha da acılar çekilmesin.

Kısaca çözüm…

Aslında yıllardır benzer olaylar kendini gösterdiğinde de çözüm aranmıştı.

Şimdi de aynı.

Mutlak çözüme yönelik hareket edilmeli ki, yeniden kan dökülmesin.

Kardeş kardeşi katletmesin.

Herne ne kadar bu işin kardeşliği falan kalmadı! dense de esas olan yine çözümdür.

Dolayısıyla ne yapıp edip, akan kanlar durdurulmalıdır.

Çözüm çok zor! şeklinde yaklaşım gösterilse de, “en kötü çözüm çözümsüzlükten iyidir” noktasından bakıldığında, işin ucu yine noktaya gelip dayanıyor.

Her şeye karşın tek yol çözüm.

Ne şekilde olursa olsun, başkaca çıkar yol yok.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.