Her nimetin bir külfeti var…

Bu haber 22 Haziran 2010 - 0:00 'de eklendi ve 830 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Her nimetin bir külfeti var.
Kanalizasyon da çağın önemli nimetlerinden biri.
Türkiye’nin batıya açılan önemli kapılarından biri olan Muğla’da il merkezi yıllar önce kavuşulmuş olması gereken o nimete nihayet kavuşuyor.
Külfeti ağır oldu.
Zaman zaman işkenceye dönüşen çile, külfet halen çekiliyor…
Ama çalışmanın tamamlandığı yerler gerçekten güzelleşiyor.
Adama “Eh deydi..” dedirtiyor.
 
xx      xx      xx
Turgutreis Caddesi’nde gerçekleştirilen yol düzenlemesi hemen herkesin hayranlığını, takdirini topladı. Benzer düzenlemeye Kapalı Otopark’ın önünde kavuştuk.
Ama sürücülerin kaldırıma çıkıp, otomobil park etmelerini engellemek için dikilen metal kazıklar, deyim yerinde ise o güzelliği adeta ‘tüy’ dikti…
Benzer çalışma Şeyh Mahallesi’nde devam ediyor.
Çalışmayı yürütenlerden öğrendiğimize göre, kanalizasyon çalışmasının en son gerçekleştirildiği Şeyh Mahallesi cadde ve sokakları ile birlikte Kurşunlu, Orgeneral Mustafa Muğlalı Caddeleri ile Orhaniye Mahallesi’nde de benzer cadde ve sokak düzenlemesi gerçekleştirilecek.
 
xx      xx      xx
Bu cadde ve sokak düzenlemeleri bu güne kadar çekilenleri neredeyse hemen unutturacak…
Kanalizasyon çağın sadece önemli nimetlerinden biri değil. Aynı zamanda uygarlığın bir ölçütü… Uygarlığın önemli ölçütlerinden biri de kaldırımların yüksekliği.
Son yıllarda yapılan kaldırım düzenlemeleri ve asfaltlamalarla Muğla yükseldi! Bu yükselişin en çarpıcı örneklerinden biri Valilik bahçesidir.  Çocukluğumda, hatta gençliğimde Valilik bahçesine Cumhuriyet Meydanı’ndan merdivenden inilmez, dümdüz yürünürdü… Valilik duvarlarında oturulurdu…
Tabi yükselen Muğla’da kaldırımlarda yükseldi.
Bu konuda çok yazdım. “Bir kentin kültür düzeyi ile orantılıdır. Biri yükselirken diğeri alçalır.” diye eleştirdim…
 
xx      xx      xx
Muğla Belediyesi’nin yeni cadde ve sokak düzenlemeleri ile kaldırımlar alçalıyor…
Bu anlamda çalışmaları keyifle izliyorum. Umarım kaldırımlar alçalırken, “Kültür Kenti Muğla” tanımlamasında yakıştırılan “kültür” sıfatı seviyesi de olması gerektiği gibi yükselir.
Günümüzde şehir merkezlerinin trafikten arındırılması, cadde ve sokaklarda, kaldırımlarda yayaların “>özgünleşmesi” ile birlikte bisiklet yolları ayrılması da bir “>Uygarlık Ölçütü”dür…
Şeyh Mahallesi’nde devam eden çalışmada, Kocamustafendi Caddesi’nde “Bisiklet Yolu” da ayrıldı.
Yılar sonra geç gelen kanalizasyon çalışması çilesinin ardından bunlar sevindirici, hoş gelişmeler.
Ama…
 
xx      xx      xx
Herkes gibi ben de merak ediyorum;
Muğla’da bisiklet sürücülerine sadece Kocamustafendi Caddesi mi açık olacak?
Bir diğer önemli soru şu;
Kapalı Otopark’ın önündeki metal direklerden, kaldırımların alçaldığı öteki cadde ve sokaklara da mı dikilecek?
Yanıt “Evet” ise şehir merkezi motorlu araç trafiğinden arındırılan, yayaları özgürleştirilen, kaldırımları alçaltılan ve bisiklet yolu bile düşünülerek “Yavaş Şehir” olmanın adımlarının atıldığı Muğla’ya o mezar taşları gibi metal direkleri ne kadar yakıştıracağız?!!
Bir tek cadde de bisiklet yolu şaşırtıcı ve düşündürücü olmaz mı?
 
xx      xx      xx
Yavaş, bezdirici, isyan ettirici çalışmaların ardından geldiğimiz nokta gerçekten keyif verici…
Elbette, biz Muğla’da yaşayanların, yaşadığımız şehirle hak ederek övünmemiz çok daha keyif verici olacaktır. Tabi, keyif bozucu, kültür yoksunu sürücülerimiz dün olduğu gibi hep olmaya da devam edecektir.
Onların yüzünden şehir merkezi metal direk tarlasına çevireceğimize, çekme bölgeleri ilan etmeliyiz. Edemediğimiz yerlerde ödünsüz ve ağır para cezalarının caydırıcı olacağını da görmeliyiz.
 
xx      xx      xx
Ne diyeyim, güzel oluyor…
Bir de kaldırımların alçaldığı güzergahları tabela kirliliğinden arındırıp, yıllardır boya, badana yüzü görmemiş yapıları boyatabilsek…
Gerçekten güzel, övünç verici olacak.
 
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.