HER MUĞLA’LI ORMANCIDIR

Bu haber 26 Aralık 2009 - 0:00 'de eklendi ve 668 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Dün ne ise bugünde iddialı bir görüşün sahibiyim.
Ben Muğla’lıyım diyebilen her kim olursa olsun, ormanların ne ifade ettiğinin bilincinde olduğu için her biri bir ormancıdır.
Birileri bunun aksini iddia etse, bir yerde Muğla Şovenisti olduğumda diretse de kanaatim değişmez.
Evet her Muğla’lı, kendisini ormancı olarak görür.
***
>Şimdi denecek ki, bu denli kesin konuşmak niye?
>Hadi kabul edelim.
>Baz alınan kriterler ne?
Bir kere Muğla, dolayısıyla il genelinde konuşlanan halkın okuma yazma oranı, Türkiye ortalamasının çok üstündedir.
Okumak, ilişkin olarak her hangi bir konuda bilgi sahibi olmak, insanı farklı kılan değerler olduğuna göre, ormanların insanlığın nasıl hizmetinde olduğu belleklerinde yer etmiştir.
Onlar bilir ki, dünyada en geniş kullanım alanı olan ormanlardır.
Öyleyse, insanlığın sayısız hizmetlerinde kullanılan ormanları korumak, asli görevimizdir.
İşte bu tür bir bilincin sahibi olanlar, ormanların korunması noktasında elinden geleni esirgemez.
Muhtemel bir yangın alanına top yekun katılıyorlarsa, ki eksiksiz eline bir şeyler alan yangın mahalline koşar.
Her halde bu eğilimin bariz gösterge olduğu yadsınamaz.
Farklı düşünemezsiniz.
Orman Bölge Müdürlüğü bünyesinde görev üstlenenleri sorsanız, Muğla halkının yangınlara cansiperane koştuğunu söyler.
Buda bize halkın ne denli orman varlığının bilincinde olduğunu gösterir.
***
Aslında bölge halkının ormanlar adına bu denli hassas olmasını sağlayan temel nedenlerden biri, Muğla’nın % 67’lik bir kesimin ormanlarla kaplı oluşudur.
Dolayısıyla halk şunu iyi bilir.
Bizler için bu denli faydalar sağlayan ormanlarımızı koruyup, kollayıp geleceğe taşımalıyız.
Bizden sonra gelenlerin lanet okumaması için bu bilinçle hareket etmeliyiz.
Aksi halde gelecek nesiller, bize beddua eder.
***
Tablo bu iken, bir soru yöneltileceğinden şüphem yok.
>Madem ki Muğla halkı, ormanların insanlık için neler ifade ettiğinin bilincinde.
>Öyleyse zaman zaman çıkan orman yangınları neyin nesi?
>Kimi zaman bir yılda 10 bin Hektarın üzerinde yangınlar, kendiliğinden mi çıktı?
Doğruydu.
Öyle yıllar oldu ki, korkunç yangınlara maruz kaldığımızda kahrolduk.
Özellikle 1994-1995-1996 yıllarında yanan saha miktarı, neresinden bakarsanız bakınız 30 bin Hektarın üzerindeydi.
Buna karşın, sonraki yıllarda alınan tedbirler sonucu yangın adedi ve yanan saha miktarı bakımından gözle görülen bir azalma olduğunu gözledik.
***
>Peki, söz konusu yıllarda bu yangınlar neden çıktığı?
Kimler tarafından çıkarıldığına ilişkin raporlar, bir gerçeği tüm açıklığıyla gözler önüne seriyor.
Yangınları çıkaran bölge halkı değil.
Orman yangınlarının bir kısmı, yıldırım düşmesi sonucu, bazen de anızların yakılması sonucu ortaya çıktı.
Ne var ki bu nedenlerle çıkan yangınların ortaya çıkardığı tahribat, kasıtlı olarak çıkarılan yangınlar yanında, tabir yerindeyse devede kulak kaldı.
Anlaşıldı ki, yerli halkın bunda hiçbir dahli yok.
Buda şunu gösterir.
Ormanların korunması noktasında yöre halkı, azami ölçüde titizlik gösteriyor.
Her bir ormanı kendi malı gibi görür.
Böyle olduğu bizatihi Muğla Orman Bölge Müdürü İbrahim Aydın tarafından tüm muhtarlar ve basın mensuplarının hazır olduğu bir toplantıda dile getirildiğine göre, bu konudaki başka bir eğilim, laf-ı güzaftır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.