Her Kesim İçin Benzer Girişimler Olsa!..

Bu haber 29 Ocak 2015 - 0:37 'de eklendi ve 1.001 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçmişte, Ege Bölgesinin bazı kentleri yanında Muğla adına bir yaptırım uygulandı ki, olursa ancak bu kadar olurdu.

Zira, alternatif diye öne sürülen çeşitli ürünlerin hiç biri, ekimi yasaklanan ürünün yerini tutmadı.

Aksi olsaydı, neresinden bakarsanız bakınız çeyrek asırdır alternatif ürün çabalarından bir sonuç alınır.

Yetmezmiş gibi, ekimini yasakladığınız ürün için olmasa da olur! anlayışı egemen olurdu.

Ama değil!

Kabul edelim ki, başkaları istedi diye, kota nedeniyle ekimini yasakladığımız birçok ürün adına tahminlerin ötesinde zarara uğrandı.

***

Öyle ki, Ege Bölgesi olmak üzere Marmara, İç ve Akdeniz Bölgesinin bazı kesimleri halkının mağdur olması yanında, bizatihi devletin de çok önemli kayba uğradığı tartışma götürmeyecek kadar açıktır.

Buna karşın hükümet o süreçte, “siz benim hangi ürünü yetiştirip, yetiştirmeyeceğime karar veremezsiniz!” diyemedi.

Oysa, birçok kez Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, batı ülkelerinin bazı yaptırım eğilimleri karşısında kesin tavrını koymuştu.

Öyle ki aynı ülkeler, Türkiye’nin AB üyeliğinde işi yokuşa sürme tavrı üzerine, size muhtaçlığımız yok! noktasına kadar dayandırmıştı.

Ne var ki bazı konularda direten hükümet kanadı, sadece bölge halkı değil Türkiye için hayati önem arzeden ürüne kota getirilmesine kayıtsız kaldı.

***

Her halde hangi ürünlerden dem vurduğum kestirilmiştir.

Tütün başta olmak üzere, fındık, şeker pancarı, pamuk ve daha birçok ekimi yasaklanan ürünlerden dem vuruyorum.

Özellikle tütün.

Hepimiz biliriz ki bu ürün, yıllar boyu sayısız ailenin tek geçim kaynağı olması yanında ümidiydi.

Bel bağladığıydı.

Kısaca, adı geçen bölgeler halkının bir yerde yaşam iksiriydi.

Dolayısıyla aynı süreçte, bugün olduğu gibi binlerce aile geçim sıkıntısıyla yüz yüze gelmezdi.

Elbette her taraf süt liman değildi.

Ne var ki bu sayıda aile için tütün bir gelecek garantisiydi.

Ne de olsa, elde edilen ürünün satılmasından sağlanan para, hepsini karşılamasa da pek çok ihtiyacını gideriyordu.

Ya şimdi?

Ne yazık ki ortada böyle bir tablo yok.

Hiçbir tüccar bugün, geçmişte olduğu gibi bir sene beklemek koşuluyla mal vermez.

Bu da, tütün başta olmak üzere bugün ekimi sınırlanan ürünlerin, onca aile için geçim garantisi olduğunu gösterir.

Günümüzde, bilhassa tütünün yerinde yeller esiyor dense, kesinlikle abartı olmaz.

Fazla uzağa gitmeden yakın çevremizdeki yerleşim birimlerinden Yeşilyurt, Kafaca, Bayır, Yerkesik olmak üzere Göktepe yöresindeki köyler, bir dönemin en önemli tütün ekim merkezleri iken bugün arayış içerisindeler.

Gerçi bugün tütün alımlarıyla uğraşan tüccarlar, halkın aynı ürünü yetiştirmesi için hiç olmadığı kadar teşvik etmekte iseler de nafile.

Her ne kadar aynı yerleşim merkezlerinde bazı aileler tütün dikimi için sıcak yaklaşım içerisinde olsalar da, parmakla gösterilecek kadar az.

Bu durumda dense ki, bir döneme damgasını vuran tütün, Muğla başta birçok yörede tarihe karıştı ve ya karışmak üzere.

Asla tevatür değil.

***

Peki, özellikle tütüne alternatif ürün arayışlarında son durum neydi?

Netice alınmış mıydı?

Yoksa, hala arayışlar sürüyor muydu?

Bu konuda Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi ile İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün ortaklaşa çalışma yürüttüğü gözleniyor.

Tütün tarımına alternatif, katma değeri yüksek Sebze Üretimi Projesi kapsamında MUSİCA çeşidi patates tohumu, Milas ilçesi Derince Mahallesinde dağıtılıyor.

Ne var ki bu girişim daha ziyade sahil bölgeleri içindi.

Elbette yerindeydi.

Keşke benzer girişimler, tütün ekiminin yasaklandığı yerleşim birimleri içinde sürdürülseydi.

O takdirde şüphe yok ki mağduriyet daha bir giderilmiş olurdu.

***

Gözlendiği kadarıyla Milas İlçesi Derince Mahallesi Muhtarı Saldıray Çetin, verilen destekten son derece memnun.

İlişkin olarak bazı taleplerini dile getiriyor.

Sebze ve meyve ambarı olan Derince’mizde daha fazla desteğe ihtiyacımız var. Milas tarımının en büyük eksiği, toprak analiz laboratuvarının olmayışıdır.

Analiz laboratuvarımız kurulsa, daha verimli tarım yapabiliriz.

Muğla Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Salih Tufan ise;

Biz kurum olarak Muğla tarımını en üst seviyeye nasıl getirebileceğimiz ile ilgili çalışmalarımızı ara vermeden sürdürüyoruz.

2014 yılı içerisinde alımını ve dağıtımını yaptığımız yem bitkileri tohumlarından sonra bugün de patates tohumunun dağıtımını yapıyoruz.

Desteğimiz aralıksız devam edecek.

Ardından bir müjde veriyor.

Büyükşehir Belediyemiz ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ile birlikte toprak, yaprak ve su analiz laboratuvarı kuruyoruz.

Sonuçta söz konusu girişimler elbette önemli.

En azından tütüne alternatif olması bağlamında..

Ne var ki asıl olan, tütüne alternatif ürün arayışlarının belirli yerleşim birimleri için değil, her kesim için olmasıdır.

Elbette aynı girişimlerden bir takım neticeler alınmıştır.

Ancak istenen, tütün ekiminin yasaklanmasıyla mağdur duruma düşürülen yerler içinde benzer girişimlerin sürdürülmesidir.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
mehmet 29 Ocak 2015 / 11:15

Kel başa şimşir tarak tam da Muğlalı çiftçi için denk gelir. Patates desteklemesi güzel fikir, köylü ürettiği patatesleri nerede depolayacak, tarladan tüccara maliyetin altındamı verecek.
Muğla belediyesi depolara kolay kolay ruhsat vermez (Menteşe içesi 41 evler altındaki büyük çukura yapılan depoda olduğu gibi.) ürün bereketli olursa emekler boşa gider gibi geliyor bana siz ne düşünürsünüz bilemem.