Her İnsan Bir Şansı Hak Eder

Bu haber 02 Ocak 2018 - 0:54 'de eklendi ve 915 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozcanozgur@hamlegazetesi.com.tr
Özgürce

Özcan Özgür

Vali Esengül Civelek’in teşvikiyle hazırlanan “Ege İncisi” adı verilen projeden dün bir parça söz ettim.

Yok öyle iki satır söz edip geçilecek bir proje değil.

Son 10 yılda gündeme getirilmiş, uygulanmış sosyal projelerden hiç biri aklımda yok. Aklıma gelse de bu projeyi geçen olmayacaktır.

Çünkü bu projeyi geçebilecek projeyi unutmazdım!

Ege İncisi” denilince akla turizm geliyor.

Turizmle ilgili değil. Zaten bugünlerde Okutur ailesinin, Fulya Okutur ve Yücel Okutur dışında turizme kafa yoran da yok…

Kayıp çocuklarımızı, gençlerimizi kazanç hanesine yazmanın, yazdırmanın projesi bu…

Kim bilir kayıp adayı çocuklarımızı, kaybetmeden bulmanın yolu da belki buradan geçiyordur.

 

xx           xx           xx

Vali Civelek’in teşvik ettiği projenin “paydaşları” ve “çözüm ortaklarıCumhuriyet Başsavcılığı, İl Emniyet Müdürlüğü, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü olmuş.

Böyle bir projede Menteşe İlçe Emniyet Müdürü Tümer Yılmaz da vardır diye düşünmüştüm, yanılmadığımı görünce sevindim.

İl genelinde yürütülecek olan projenin Koordinatörlüğü’nü en azından biz gazetecilerin sosyal projeleri ile tanıdığımız Menteşe İlçe Emniyet Müdürü Yılmaz ile İŞKUR Şube Müdürü Müzeyyen Yıldırım üstlenmiş. İyi olmuş…

Projenin logosu “Muğla Bacası” olarak Tümer bey ve Müzeyyen hanım tarafından düşünülmüş.

Logoda her çeşit el bir araya gelmiş ‘Muğla Bacasını’ daire şeklinde çepeçevre sarmış; bacanın gövdesinde kabuğunun içinde inci tanesi yer almış.

BacaMuğla ilini, ‘İnci’ ise suça sürüklenmiş çocuklarımızı temsil ediyor…

O her çeşitten ellerde devletin farklı kurumlarının ve projeye gönüllü destek verecek olan kişi ve kuruluşların, aynı amaç etrafında toplandıklarını anlatıyor.

 

xx           xx           xx

Projenin sloganı ise kolektif belirlenmiş:

Sorumlu Fert, Güvenli Kent

Psikolojik ve Sosyal boyutlu bir çalışma olan “Ege İncisi” adlı proje ile farklı meslek dallarında işbaşı eğitim programları düzenlenerek, başta suça sürüklenmiş çocuklar olmak üzere, dezavantajlı sosyal grupları oluşturan fertlerin, Muğla Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü İşbaşı Eğitim Programlarından yararlandırılmaları ve sonrasında istihdam edilmelerine yardımcı olunması amaçlanmış…

Yani suça sürüklenmiş çocuklarımıza, toplum dışına itilmiş bireylere sahip çıkılıyor. Halk tabiri ile “iş güç sahibi” yapılıyorlar. Toplumsal yaşama kazandırılıyorlar.

Bunun için geçen yılın son günlerinde protokol imza töreni düzenlendi.

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı makamında düzenlenen törende Başsavcı İlyas Yavuz, aynı zamanda hukukçu olan İl Emniyet Müdürü Hakan Çetinkaya ve aynı zamanda eğitimci olan İŞKUR İl Müdürü İlyas Sarıyerli tarafından imzalar atıldı.

Projenin 1 Ocak – 31 Aralık 2018 tarihleri arasındaki zaman diliminde uygulanacağı belirtildi.

 

xx           xx           xx

Proje özgün ve Türkiye’ye “model” olabilecek bir proje…

Bu proje beni geçmiş yıllara, Hüseyin Aksoy’un “Muğla Valisi”, Tümer Yılmaz’ın yıllar önce Muğla İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü‘nde görev yaptığı yıllara götürdü.

O yıllar Muğla’nın “projeler” ürettiği, üretilen projelerin ilgili bakanlıklara “model” olduğu yıllardı.

Şimdi bu projede ilgili bakanlıklara model olacaktır.

Verilen bilgiye göre, il genelinde “suça sürüklenmiş” ve bir takım bağımlılıkları olan, suça sürüklenmeye aday çocuklarımız, gençlerimiz belirlenerek öncelik onlarla verilecek. O çocuklarımız ve gençlerimiz İŞKUR‘un işbaşı eğitim programlarından yararlandırılacaklar ve sonrasında da istihdam edilmelerine yardımcı olunacak.

Çalışırken, bir meslek edinirken “rehabilite” edilecekler…

 

xx           xx           xx

Bu projeden çocuklarımız, gençlerimiz yararlanırlarken, cezaevlerinden çıkanlarda (Terör ve bazı suçlar hariç) yararlandırılacaklar.

Projede onlar için “dezavantajlı sosyal guruplar” diye adlandırma yapılmış.

Programa alınacak suça sürüklenmiş çocuk ve gençlerle birlikte “eski hükümlüler” için üçer aylık periyotlar halinde, “gönüllü işletmelerle” işbaşı eğitim programları düzenleniyor.

Program süresince katılımcılara günlük 54 lira cep harçlığı verilirken, genel sağlık sigortaları ve iş kazası meslek hastalığı primleri de İŞKUR tarafından karşılanıyor.

Program sonunda, işbaşı eğitim programlarını başarılı bir şekilde tamamlayan kursiyerlere başarı belgeleri, sertifikaları ve işverenlerin çocuklara sunacakları hediyeleri düzenlenecek törenlerde takdim edilecek.

Kamu, kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları, özel sektör işyerleri ve vatandaşlar, istedikleri takdirde, proje süresince yapacakları basın açıklaması ile gönüllü destekçi olabilecek.

 

xx           xx           xx

Projenin uygulanmasında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı, Muğla İl Emniyet Müdürlüğü ve Muğla İŞKUR dışında en önemli ayak ise sivil toplum kuruluşları, özel sektör işyerleri ve vatandaşlar…

Onlara gerçekten büyük görev düşüyor.

Kabul etmemiz gerekir ki, her ne kadar “kasayı hırsıza teslim etmek” diye bir söze sahip olsak da, suça sürüklenmiş, suçlu bulunmuş insanlarla ilgili önyargılarımız var.

Her zaman insanlara bir şans daha verilmeli, vermeliyiz…

O insanların “pişmanlıklarına” pişman olma kapısı açmamalıyız. Yeni suçun bahanesi olmamalıyız.

Pişmanlık duygularının yerine “topluma kin ve nefret duygularının” geçmesine izin vermemeliyiz.

Bu anlamda bu programda esnafımız, iş yeri sahiplerimizin rolü çok önemli. Onlar olmadan bu programın uygulanma şansı yok.

Bu program uygulanmadan da “Sorumlu Fert, Güvenli Kent” yaratma şansımız yok!

 

xx           xx           xx

Bildiğim kadarıyla Dalaman ve Yatağan’da açık veya yarı açık cezaevlerine sahibiz.

Dalaman’da “tarım” öne çıkarken, Yatağan’da “el sanatları” öne çıkıyor.

Kader mahkumlarının cezaevlerinden meslek sahibi olarak veya yeni bir meslek sahibi olarak çıkmaları mümkün.

Zaten “Denetimli Serbestlik” uygulamasına da geçmiş bulunuyoruz.

Artık “Denetimli Serbestlik Müdürlüklerimiz” var.

Eskiden Amerikan filmlerinde görür, “Neden bizde de yok” diye merak eder, hayıflanırdım…

Eskisi gibi cezaevi günlerini tamamlayanlar “Hadi bahtın açık olsun” denilip salıverilmiyorlar. “Denetimli Serbestlik Müdürlükleri” onların topluma kazandırılmaları için gerekeni yapıyor…

Bu müdürlükler İŞKUR Müdürlükleri ile paslaşıyor. Nitekim bu anlamda geçen yılın son günlerinde Yatağan’da yeni tahliye olan bir “eski hükümlü”ye İŞKUR tarafından 28 sakız koyunu hibe edilmiş…

Artık güzel işler oluyor…

 

xx           xx           xx

Türk Ceza Kanunu ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun‘un ilgili maddelerine göre mahkemece hakkında hapis cezası verilen kişi, cezasının tamamını veya bir kısmını, ceza infaz kurumunda değil bunun yerine denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle toplum içinde ücretsiz olarak kamuya faydalı işlerde çalışarak çekebiliyor.

Söz konusu hükümlüler, belediyelerin temizlik işlerinde, çevre düzenlemelerinde, okullarda veya çeşitli kamu kurumlarında çalıştırılarak cezaları infaz ediliyor.

Suç ve ceza alanına şimdi Muğla’dan yeni bir uygulama getirilmiş bulunuyor.

Muğla bunu, Muğla esnafının, iş dünyasının duyarlılığı sayesinde başaracaktır.

Turizmcilerde bir ucundan tutarsa Muğla’da “Denetimli Serbestlik Sanayisi” bile oluşabilir.

Otellerde en çok ne tüketiliyor?” desem ne dersiniz?

Ben “banyo terliği” deyip, sizi şaşırtabilirim….

Banyo terliği üretimi ile işe başlanabilir… Sektörün tükettiği o kadar şey var ki…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.