Her Gün Anneler Günü

Bu haber 14 Mayıs 2019 - 0:08 'de eklendi ve 511 kez görüntülendi.
İsmail Zorbaismailzorba@hamlegazetesi.com.tr

İsmail Zorba

 “Evimizin sofasından bahçeye bakar, “Yadeller” şarkısını söyler. Sesindeki hüzün, hasret çocuk yüreğime işler, gözlerim yaşarırdı. Benliğimde vicdan, merhamet duygularının hep yaşayagelmesinin sebebi bu sesin yüreğimde bıraktığı ince izlerdir.”

 

“Evimizin sofasından bahçeye bakar, “Yadeller” şarkısını söyler. Sesindeki hüzün, hasret çocuk yüreğime işler, gözlerim yaşarırdı. Benliğimde vicdan, merhamet duygularının hep yaşayagelmesinin sebebi bu sesin yüreğimde bıraktığı ince izlerdir.”  Anneler günü ilkokul sıralarında bize anlatılan Amerikalı yetim bir kızın annesi için yaptıklarından yola çıkarak “Anne” varlığını öne çıkaran bir günün kutlanmaya başladığının hikâyesiydi. Çocuk benliğimle anneme özel de olsa daha bir özel bakmamı sağlayan bugün önemliydi benim için.

Varlık sebeblerimden en özeli, en duygusal noktam, şefkat, vicdan, merhamet ve de en önemlisi “insan” olma hasletlerimin beni kuşatan sevgini sıcaklığı annemle başlıyor, annemle bitiyordu. Anneme bakışımla kadının varlığının hayatımızdaki yerine bakışın yeri de belirlenmiş oluyordu. Benliğimizde oluşan anne sevgisi bütün hayatımız boyunca taşıyacağımız karakterime şekil veren en önemli kaynaklardan biri olacaktı. Anneye duyulan sevgi, saygı, merhamet, şefkat sınırlarında hayatımızdaki kadınlara duyacağımız duygular aynı paralelde gelişecekti.

Bir kadının varlığınıza dokunan, hayata karşı duruşunuzu belirleyen hassasiyetler, hasletler, hasretler anneyle mayalanıyordu. Baba, aile, eş, dost, akraba, arkadaş, sevgili ve de insanlar sizi anneden aldıklarınız üzere tamamlıyordu. Kim ne derse desin bir çocuğun kişilik gelişiminde çeliğe su veren usta gibi annenin varlığı yadsınılamaz.

Mesleğimden kazandığım tecrübeyle hangi öğrencime baksam annesi ile tanıştığım o öğrencime ait keşifler anne ile tamamlanır. Baba ve diğer aile fertleri bu keşfi şekillendirir. Ama annenin varlığı ve yeri başka.

İçimizdeki insanın duygu penceresinde annenin yeri özeldir. Bu özel yere sonra eş, çocuklar gelse de annenin yeri farklıdır. Anne bir insan için atan kalptir. Anne yüreği varlığımızın en hassas noktasıdır. Eğer bir insanda bu hassas nokta gelişmemişse insan olarak dünyaya ait yaşamında “kayıp” içersindedir. Hayatın farklı güzellikleri ona hiçbir zaman dokunmaz. Dokunmasını sağlayacak duygu eşiğinden yoksundur. Anne ile hayatına giren bütün kadınlardan da bu dokunuşa ulaşamaz.

Bu yönüyle annelerimize bir gün de olsa bakmaya, onları görmeye, varlıklarını hatırlamaya ihtiyacımız var. Gündelik söylemimizde her ne kadar “Yahu annelere olan sevgimiz bir güne sığar mı? Ne demek anneler günü!. Her gün anneler günü” desek de ve bu söylemde bir doğruluk payı olsa da düşünüyorum, tartıyorum bu sözleri. Evet göstermelik bir anneler günü, sermayeye hizmet eden hediye alımları, vicdan kurtarmalık ya da gösterişe yatkın hediye alımları.. Bu günü öncelikle bu pazar payından çıkarmak gerek.

Evet, her gün anneler günü demeliyiz de.. Günümüzün kendi benliğinde kaybolmuş, zamana yenik düşmüş ve kendi dünyasından çıkamayarak her türlü iletişime kapalı insanı ne zaman hatırlayacak anneyi. Ayda, yılda ihtiyaç hasıl olursa aklına gelecek de arayacak. Arayan, soran anne varlığıyla insani hasletleri varlığı zenginleşen insanlar yok mu? Var!. Ama istisna derecesinde. Genel ise kayıp.

Bu noktada anneler günü bir önem kazanıyor benim için. Bir anneler gününde “anne”nize bakıyorsunuz, onun varlığının sizdeki önemine vakıf oluyorsunuz. Onun varlığıyla hayatınıza giren güzelliklerle varlığınızın güzellikleri anlam kazanıyor. Ve anneniz hayatınızın en sığ zamanlarında hayatınıza dokunuyor. Annelerinize söylediğiniz bir çift güzel sözle sizin de yüreğiniz ısınıyor, onlara aldığınız bir demet çiçekle sizin de yüreğiniz renkleniyor, onların ellerini öpüp, hayır dualarınızı aldığınız da sizin de yüreğiniz hafifliyor, şenleniyor.

Annenin varlığıyla içinizdeki çocuk canlanıyor ve içinizdeki çocuk size mutluluğun, iyiliğin ve de insan olmanın  sırlarını veriyor. Hatırlıyorsunuz, belleğiniz özüne dönüyor. Evet, “İnsan nisyanla maluldur.” Evet, “Beşerdir, şaşar” Ama onu kendine getiren, özüne döndüren anneler vardır.

Rahmetli Neşet Ertaş’ın özdeyiş haline gelen sözü bu manaya son noktayı koyuyor. “Kadınlar insan, erkekler insan oğlu” Ne kadar da doğru ve sözün hakkını yerine teslim ediyor. Anneler, kadınlarımız olmasa biz insan oğlu olabilir miyiz? İnsan olma miladımız anneler. Ve insan olma güzelliklerine annelerimiz sayesinde sahibiz. O zaman her gün anneler günü!

Ve annelerden anneme geleyim. Yine bir hikâye peşindeyim. “Evimizin sofasından bahçeye bakar, “Yadeller” şarkısını söyler. Sesindeki hüzün, hasret çocuk yüreğime işler, gözlerim yaşarırdı. Benliğimde vicdan, merhamet duygularının hep yaşayagelmesinin sebebi bu sesin yüreğimde bıraktığı ince izlerdir.”  Annemin atmış kusur sene önce İstanbul’dan Muğla’ya gelin geldiği, ailesi ve evlatları ile Muğla’yı memleketi haline getirdiği zamana kadar içindeki gurbet duygusu ve yaşadığı hüzün, onun aradan kaç yıl geçse de “bir gurbet kuşu” olarak hikâyesine farkındalık katıyor. Hep söyleyegeldiği şarkıdaki birkaç dize onun hikâyesine kaynaklık ediyor:”

“Yol uzun gurbet acı
Dağlar var ara yerde
Yol verin geçeyim dumanlı dağlar
Dağların ardında nazlı yar ağlar”

Annem gurbet hüznünü bize hissettirmek istemese de İstanbul’a duyduğu özlem yüreğimizin bir köşesinde yer edindi, iz bıraktı. Hayata bakışımızdaki hasletlerde, duyuşumuzda bir yeri oldu. Annemin güzel varlığında tüm annelerimize sağlık, huzur dolu ömürler dilerim. Onlar baş tacımız, gönül telimizi titreten yürek atışımız.

Annelerimize bir hediye de sevgili öğrencim İhsan Yenice’den bir “Anne” adlı bir şiir. İhsan’ın mısralarında bir annenin yüreklere mayaladığı güzelliklere de şahit olacağız.

 

ANNE

Mazimden kalan soğuk izler

Sevgin beni umutla besler

Senin yanında ne dert ne keder

Konuşamam, susarım kelimeler biter.

 

Yokluğunu hissettiğim zaman

Yıldızlara bakarım her an

Vakit geç olmadan

Öğrenirim değerini hep sonradan

 

Çaresizliğimde beni dizginledin

Umutsuzluğumda düşünceye yönelttin

Zifiri gecelerimi gündüze çevirdin

Sensin benim biricik sevgim, sevgilim.

 

İhsan YENİCE / Muğla Şehit Altuğ Pek Anadolu Lisesi

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.