Hep Laf…

Bu haber 05 Aralık 2015 - 1:21 'de eklendi ve 896 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Her yıl, sözde kutlanan engelliler haftası gelip çattığında, düşünmekle birlikte hayıflanırım.

Nasıl üzülmezsiniz!

Bu durumda kimler ne tür bir yaklaşım içerisinde olsa da ortada yadsımanın mümkün olmadığı bazı gerçekler var.

En belirgini, oldum olası bazı vatandaşlarımızın engellilere yaklaşımlarının gayri samimi olduğudur.

Buna, Cumhuriyet tarihi boyunca devlet adına görev üstlenen hükümetlerin yaklaşımları da dahil.

Hal böyle olunca her kim olursa olsun bu durumdan kendini soyutlayamaz.

Karşı da çıkamaz.

Zira her şey tüm ayrıntılarıyla ortada.

Sonra bu kadar da olsa!

Gözlemlendiği kadarıyla yaklaşımların önemli bir bölümü gösterişten ibaret.

Bazıları da suret-i haktan görünme sevdasında.

Elbette istisna teşkil edenler vardır.

Onlar, gerçekten gönülden davranış sergiler.

Birileri öylemi ya!

Tek yaptıkları, dışarıya karşı yardımsever görünmek!

Oysa, hem yaratan hem de kul indinde samimi olmalıydılar.
Halet-i ruhiye itibariyle sıkıntıda olan vatandaşlarımızın hayata tutunmaları için yardımcı olmaları gerekirdi.

Ama yapılamadı.

Yapamıyoruz.

Her ne kadar geçmişe oranla olaya bir farklılık olsa da yeterli olduğu söylenemez.

***

Bu arada, aradan geçen süre içerisinde sanılmasın ki, bakış açımızda önemli değişiklikler oldu.

Veya tümden değişti.

Ne yazık ki değil.

Gözlendiği kadarıyla dünden bugüne tavırlarımızda çok fazla değişiklik yok.

Onlara bakış açımız, nüans farkıyla aynı!

Yanı sıra devletin eğilimi?

Bu konuda, geçmişe oranla memnun olmamak olası değil.

Yaklaşımlara bakınca, gerçekten mutlu oluyoruz.

Bu kez daha bir ümitliyiz.

Bu bağlamda en belirgin gösterge, uzunca süredir ülke yönetiminde bulunan Ak Parti iktidarının yaklaşımları.

Kabul edelim ki aynı iktidar döneminde engellilerle ilgili, küçümsenmeyecek derecede yeni bir yasal düzenlemeye gidildi.

İlişkin olarak devlet bünyesinde ve özel sektörde, belirli sayıda engelli çalıştırılması şartı getirildi.

Bu arada denebilir ki;

Bu yasa geçmişte de vardı.

Buna itirazımız yok.

Yokta önemli olan yürürlüğe konması.

İşlerlik kazandırılmasıydı.

Bugün olduğu gibi devlet ve özel sektör bünyesinde, yasadan kaynaklanan kriterler doğrultusunda engelli istihdam edilmesiydi.

Realite o ki, geçen süre içerisinde bugünün duyarlılığı gösterilmedi.

***

Bu arada denebilir ki, yeterli mi?

Kişisel ve devlet bazında yükümlülükler yerine getiriliyor mu?

Elbette değil.

İsteriz ki, bu durumda olan vatandaşlarımızın tamamının istekleri yerine getirilsin.

O takdirde engellilerle birlikte aileler de daha bir mutlu olurlar.

Üstelik bu tür bir eğilim içerisine girilmekle, sosyal devlet anlayışının gereği de yerine getirilmiş olur.

Bu doğrultuda kimler nasıl bir yaklaşım içerisinde olsa, İlişkin olarak, günümüz koşullarında devletin bakış açısı istenilen düzeyde olmasada, geçmişe oranla tasvip gören bir çizgide olduğu yadsınamaz.

***

Aslında bu doğrultuda, aklımızdan çıkarmamamız gereken önemli husus gözardı edilemez.

Engelli olmak kimsenin kaderi değildir.

Olamaz da!

Öyleyse her birimize düşen görev, onları Yüce Yaratan’ın kulları olduğu gerçeğini gözardı etmeden, bir şekilde hayata tutunmaları sağlamaktır.

Kısaca lafla göz boyamak yerine, samimi yaklaşımlar sergilemektir.

O takdirde onlar mutlu, bizler de önemli bir görevi yerine getirmenin hazzı içerisinde oluruz.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.