“Hedefimiz bir, Muğla 1” söylemiyle olmuyor…

Bu haber 15 Şubat 2019 - 1:49 'de eklendi ve 3.893 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu 31 Mart yerel seçimlerindeki adaylarını Ankara Kapalı Spor Salonu’nda tanıtırken biliyorsunuz 12 maddelik Seçim Bildirgesini de açıkladı.

Yerel seçimlerde ağırlıklı olarak ekonomi işleneceği kaydedildi.

Bu genel seçim mi, diyecek halimiz yok. İktidarda muhalefette “yeni nesil yerel yönetimleri” anlatmak yerine bu kolay yolu tercih etti!

Tabi ekonomi de kötü… Öyle TANSA’larla çözümlenecek gibi de değil. Tanzim satış uygulaması çarşının pazarın ateşini gerçekten söndürdü, ama her an alev alabilir. Çünkü sorunun nedeni sadece “insafsız”, hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın deyişi ile “terörist” aracılar, toptancılar “hal mafyası” değil… Sorunun bir önemli nedeni de “girdiler”… O nedenle üreticinin gübre, mazot, ilaç şikayetlerinin de ortadan kaldırılması gerekiyor.

Yani kalıcı çözüm; üretim… Üreten ve bölüşen Türkiye…

 

xx           xx           xx

Elbette 31 Mart‘ta genel değil, yerel seçim var. Muhalefet AK Parti‘ye yumuşak karnı ekonomiden vuracak. AK Parti‘de CHP‘nin cemazul evvelini karıştırıp, işi “beka sorunu”na bağlayacak…

Belediye Başkanı adaylarının “olmayan projeleri” arada kaynayıp gidecek, mevcut başkanlar sorgulanamayacak…

Nitekim aday tanıtım toplantısında, “Acı bir şey yaşadık. Türkiye’yi üretimden kopardılar. Üretmeyen Türkiye oldu. Tarımı mahvettiler. Size bazı rakamlar vereceğim… Buğday üretiyoruz, kilosunu 96 kuruştan alıyorlar ama yurtdışından 1 lira 31 kuruşa getiriyorlar. Türkiye’deki çiftçiye daha az, aynı işi yapan yabancı çiftçiye daha çok ödüyoruz.” diyen CHP lideri Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Osmanlı’dan sonra ilk kez Londra’daki bir avuç tefeciye teslim edilmiştir! Mahzuni Şerif diyor ya ‘Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana, bilmem söylesem mi söylemesem mi’… Bunlar ne yaptılar? Sadece yiğidi değil, 82 milyonu kuru soğana muhtaç ettiler.

Oysa KılıçdaroğluTANSA’lar bizim işimiz. 31 Mart’ta sandıktan biz çıkacağız ve üreticiye de sahip çıkıp, gıda ithalatını sonlandırarak, TANSA’ları açacağız” diyebilirdi.. Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan da çıkıp “Bay Kemal TANSA’ları o zaman neden kapattınız?” diye sorardı…

İktidar, Cumhurbaşkanı Erdoğan artık bazıları tartışılır konularda CHP‘yi geçmişi ile eleştirmeyi bırakıp, “sorunu kabul ederek” yeni çözümler üretmeli… Ki “Beka sorunu” söylemi giderek AK Partili seçmeni de kesmiyor…

 

xx           xx           xx

Peki CHP ve dolayısıyla Millet İttifakıekonomi”den yüklenerek bu seçimden başarılı çıkabilir mi?

Bu soruya “CHP sorunun çözümünü ortaya koyup, bunu anlatabiliyor mu?” sorusu ile yanıt verilebilir. Bu yüzden bırakın genel seçmeni, CHP‘lilerin önemli kesiminde Kılıçdaroğlu ve ekibine bel bağlayanlar her geçen gün yok oluyor…

CHP yönetimlerinden iktidar olma umudu kalmayanlar, gözlerini 31 Mart’tan sonra yapılması muhtemel kurultaya gözlerini çevirmiş durumdalar.

Kılıçdaroğlu ile CHP‘nin inandırıcılığı artık erozyona uğramış durumda.

CHP’li seçmen arasında “Osman Gürün’den kurtulmadan Kılıçdaroğlu’ndan, Kılıçdaroğlu’ndan kurtulmadan AK Parti iktidarıından kurtulmak zor” görüşü bugünlerde oldukça yaygın…

Ki Kılıçdaroğlu‘nun 12 maddelik seçim bildirgesinde “iş, ekmek, özgürlük” söylemi bile yok.

Muğla gibi bir yerde milletvekili adaylarını “atama” ile belirlemiş olmakla yetinmeyip, büyükşehir belediye başkanı adayını, o da yetmiyormuş gibi ilçe belediye başkanı adaylarını ve de belediye meclis üyesi adaylarını “atama” ile belirleme kararı almış olan bir partide de “özgürlük” sözcüğü eğreti olurdu…

 

xx           xx           xx

Dünkü yazımda da vurguladım. CHP lideri Kılıçdaroğlu seçim bildirgesini açıklarken, konuşmasında şu ifadeye de yer vermiş:

Türkiye’yi 21. yüzyılın yıldızı haline getirmek için mücadele edeceğiz. Bizim mücadelemiz; onur, hak, adalet, birlikte kardeşçe yaşama mücadelesidir. Biz dostluktan, haktan, adaletten söz edeceğiz. Bu ülkenin adalete, hakka ve hukuka ihtiyacı var. Bu ülkenin birlikte yaşamaya ihtiyacı var. Bu ülkede herkesin ekmeğe, işe ihtiyacı var. Biz bu güzel toplumu cennete dönüştürmek için mücadele edeceğiz. Belediye başkanlarımızın temel görevlerinden birisi bu olacaktır.

Bu ülkenin gerçekten her çağdaş ülkede olduğu gibi “birlikte yaşamaya ihtiyacı var”…

CHP‘nin birlikte yaşamaya ihtiyacı yok mu? Bu güne kadar CHP‘ye oy vermiş olan Muğla‘lılar birlikte yaşıyorlar mı? Muğla CHP üyeleri kıvançta, tasada birlikteler mi? Aynı şeye ağlayıp gülebiliyorlar mı? “Hedefimiz bir, Muğla 1” söylemiyle olmuyor.

Büyükşehir çevresinde oluşmuş bir “mutlu elit azınlığın” kendi kendilerine kongreler ve danışma kurulları yapmaya başlamalarından beri bu böyle… Bu olumsuzluklar pek çok kanaldan CHP lideri Kılıçdaroğlu‘na ve CHP Genel Merkezi‘ne anlatılmaya çalışıldı, ama Mutlu Azınlığın dediği oldu.. Parti‘de Osman Gürün‘e karşı olanlar, “önseçim” diyenler, “sorgulayanlar” ötekileştirildi…

Hal böyle olunca “Bu ülkenin birlikte yaşamaya ihtiyacı var.” önermeniz karşılık bulmaz.

Bunun için seçimden sonra olası Kurultay’da “parti içi demokrasi ve birlik, beraberlik” sağlanabilirse, söylemleriniz o zaman seçmende karşılık bulabilir.

Hatta 9 yenilgiden sonra belki Genel Seçim iddianız bile olabilir…

 

xx           xx           xx

Seçim bildirgesinden;

1- Hoşgörülü ve saygılı kentler: Kimsenin kimliğine, inancına bakmadan eşit davranacağız. Belediye başkanlarımız toplumun bütün değerlerine saygılı olacak. Ayrımcılık yapmayacak.

Muğla Büyükşehir Belediyesi’ndeki ayrımcılık, Muğla CHP’deki ayrımcılık ne olacak? Bodrum, Datça, Marmaris, Köyceğiz, Ortaca ve Fethiye’deki yerleşik yabancıların ibadet yerleri nerede?

2- Hakça paylaşan kentler: Rant bütün kentlerde vardır. Biz rantın hakça bölüşülmesini istiyoruz.

Örnek vermek gerekirse; Muğla Büyükşehir Belediyesi Kireç Sanayii’nin etrafındaki koruma bandını kaldırdığında arazi sahipleri ile birlikte Muğla ne kazandı?

3- Hesap veren ve şeffaf yönetilen kentler: Biz halktan vergi topluyoruz, harcadığımız her kuruşun hesabını vermek namus borcumuzdur.

Bir gazeteci olarak Marmaris Belediyesi’nin dışında bu namus borcunu ödeyen CHP’li belediye görmedim. Siz başka hesap veren gördünüz mü? Gerçi hesap soran da olmadı ya!

4- Yoksulluğu yenen kentler: Asgari ücret alan işçi kardeşlerime sesleniyorum. 1 Ocak 2019’dan itibaren asgari ücret 2 bin 200 liradır. Sen 2 bin 200 lira almak istiyorsan, oyunu CHP’ye vereceksin.

Muğla’da Kavaklıdere, Bodrum, Marmaris, Köyceğiz, Datça ve Fethiye dışında yoksulluğu yenen kent var mı? Muğla’nın çöpünü toplayan taşeron işçiler 2 bin 200 lira alıyorlar mı?

5-Üreten ve istihdam yaratan kentleri yaratacağız.

Muğla’da nerede?

6- Yenilikçi ve akıllı kentler.

Muğla henüz “akıllı kavşaklarla” tanışabildi.

 

xx           xx           xx

Aslında benim 12 maddeyi altalta koyup, “Beni bi gülmek aldı” demem lazımdı, ama devam edelim…

7-Ulaşımı çözeceğiz. İstanbullunun yüzde ellisi en büyük sorununu ulaşım ve trafik diyor.

Bir tek İstanbul mu? Bırakın CHP’lileri, vatandaşı da dinlemeden aday atamaları yaptığınız nasıl da belli oluyor… Muğlalıları dinleseydiniz, İstanbul yüzdesinin yanında Muğla yüzdesi de olurdu… Ulaşım sorunu olmayan bir tek Marmaris var. Başkan Gürün daha Menteşe Cumhuriyet Meydanı’ndan çıkamadı…

8- Kentleri nefes alan kentler haline getireceğiz.

Muğla’ya doğal gaz da geldi ama hala kükürtdioksit ve ekzoz gazı soluyoruz.

9– Engelliler, yoksullar için pozitif ayrımcılık yapacağız.

Muğla’da engelliler parklarda, sinemalarda, pastanelerde, restoranlarda gören var mı? “Temerküz kampı” gibi Kışla Park’ta rahat ediyorlar!  Buna nasıl bir ayrımcılık diyeceğiz?

10-Kültür ve sanatı geliştiren kentler: Kentin sanatı, sporu vardır bunları yaşayacaksınız.

Bir şehrin kültürü, sanatı kaldırım yükseklikleri ile ters orantılıdır… Cumhuriyet Caddesi, Cumhuriyet Meydanı, Recai Güreli Caddesi ve Abdi İpekçi Caddesi’nde bir şeyler yapılmaya çalışılıyor, ama Muğla’nan öteki cadde ve sokaklarının kaldırım ve tretuar yüksekliklerine baktınızmı, kültürümüz, sanatımız ne durumda anlaşılıyor…

11- Doğa dostu kentler: Bizim dışımızdaki bütün canlıları da koruyacağız. Onları da besleyeceğiz.

Yeni hizmete giren Otogar yapılırken kaç çam ağacı kestiniz?

12- Biz işçisi, sanayicisi, çiftçi velhasıl tüm yurttaşlarımız ile birlikte mutlu yaşamak istiyoruz. Biz bunun sözünü veriyoruz. Başarmak zorundayız.

Bu konuda bir şey demeyeceğim. Gidin Bayır’a oradaki yatırımcılara bir “ah” deyin bakalım kaç ah işiteceksiniz…

Beni bi gülmek değil, bin düşünce aldı…

——————————                                            ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Her siyasi parti, kendi yalanını yutarken ölür. (John Arbuthnot)

ÇİVİ

Dün Sevgililer günü nedeniyle başkan adaylar paylaşımda bulunurken; arkadaşım ise Behçet Saatcı’nın ‘Sevhi sorumluluk gerektirir’ sözü ile İYİ Parti Menteşe adayı Ayçin Evgeç Dalgıç’ın ‘Bizimkisi bir aşk hikayesi’ ve AK Parti Marmaris adayı Serkan Yazıcı’nın ‘Ne yaparsan yap, aşk ile yap’ sözünü beğendiğini belirterek, “Başkanlık aşkı neler söyletiyor” dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

——————————————————————————————————————

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
mehmet kaya 15 Şubat 2019 / 10:46

Bu aralar çok kullanılan bir söz var. “Bir çivi bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir komutanı, bir komutan bir orduyu vs. kurtarır. CHP siz bir Muğla beş yılda çok şey kaybetmez. Belki de kazanır. Ama CHP nin Muğla’da kaybetmesi demek Ankara’da Kılıçdaroğlu’nun kaybetmesi demektir. Kılıçdaroğlu’nun kaybetmesi demek hem Muğla’nın hem Türkiye’nin, hem CHP nin hem demokrasinin kazanması demektir. Çok şey kazanacağınız yerde bir yer kaybetmek kayıp değil kazançtır. Yukarıdaki sözü bu konuya endeksleyin kazançlarınızı alt alta yazın. Neler kazanacağını zın muhasebesini yapın. Hem Türkiye hem Muğla yenilenmiş bir şekilde beş yıl sonra daha görkemli bir şekilde sahnedeki yerini alacaktır. Hani bir adam diyor ya; “CHP kurtulmadan Türkiye kurtulmaz.”