Hedef Büyüten Bir Eğitim Kurumu “Teknoloji ve Kültür Koleji”

Bu haber 20 Ekim 2015 - 23:59 'de eklendi ve 1.291 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Ülkemizin Çağdaş bir yapıya kavuşmasının olmazsa olmaz kurallarından birinin eğitim ve öğretim olduğunu alsa şüphe yok.

Tabi rasyonel eğitim.

Daha açık bir ifadeyle, çağdaşlaşma bağlamında ileri düzeydeki batılı ülkelerin uyguladığı bir sistem.

Siz ne zaman bu sistemi eksiksiz uygulamaya koydunuz.

Üstelik sadece belirli bölgelerde değil, Türkiye’nin her bir köşesinde.

O takdirde haklı bir yer edinirsiniz.

Yanı sıra demokrasiyi özümsemiş, çağdaşlaşmanın temel koşullarından eğitimi eksiksiz uygulamaya koyan ülke olarak geleceğe uzanırsınız.

Aksi takdirde Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün işrette ettiği “muasır milletler seviyesine çıkmada” çok zaman kaybettiniz demektir.

Bu nedenle ast olan, Türkiye’nin her bir köşesinde çağdaş eğitim ve öğretim sistemini eksiksiz yürürlüğe koymaktır.

O zaman gereğini yerine getiren bir ülke olarak yerinizi alırsınız.

***

Peki, Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği çağdaş ülkeler düzeyine çıkmada, olmazsa olmaz koşul kabul edilen eğitim sistemini bütünüyle uyguluyor muyuz?

Hem de ülkenin her bir bölgesinde.

Ne yazık ki bu soruya bütünüyle olumlu cevap veremiyoruz.

Elbette, ülkemizin birçok kentinde batı standartlarında, dolayısıyla çağdaş eğitim sistemi uygulayan pekçok eğitim kurumu var.

Hem de tahminlerin üzerinde başarının sahibi olarak.

Ne var ki asıl olan, ülkemizin her bir köşesinde konuşlanan okullarda, rasyonel eğitim sisteminin yürürlüğe konmasıdır.

Ancak o takdirde belirlenen hedefe doğru hızla yol alan ülke olarak dünya genelinde yer ediniriz.

Böylelikle Atatürk’ün vasiyeti niteliğindeki temel bir doktrin de uygulamaya konmuş olur.

***

Söz konusu kriterler doğrultusunda eğitim ve öğretim sürdüren kurumlardan biri var konuşlandığımız kent Muğla’da.

Öyle bir kurum ki, çağdaşlaşma bağlamında hiç ödün vermeden geleceğe uzanmak istiyor.

İşte böylesine ilkelerin sahibi eğitim ve öğretim yuvası TEKNOLOJİ VE KÜLTÜR KOLEJİ.

Aynı kurum şu aşamada, haklı bir gururun sahibi.

Zira Teknoloji ve Kültür Koleji bugün kendi binasında eğitim ve öğrenimi sürdürüyor.

Evet yanlış değil.

Aynı okul, başlangıçta taşın altına elini koyan bir grup eğitimciye, Muğla sevdalısı kişilerin destek vermesiyle, modern bir kurum olarak yerini almış vaziyette.

Modern diyorum.

Bir eğitim kurumunda olması gereken ne varsa, eksiksiz sağlanmış.

Batı standartlarında dizayn edilen sınıflar.

Aynı şekilde her türden laboratuarlar.

Olimpik ölçülere yakın spor salonu ve yüzme havuzu.

Voleybol ve basketbol sahaları.

Her türlü hijyenik unsarların eksiksiz yerine getirildiği modern mutfak ve yemek salonu.

Şüphesiz bunlar, fiziki bağlamda modern bir eğitim kurumunda olması gereken olmazsa olmaz unsurlar.

Bu kadar da değil.

Eğitim ve öğretim kurumu için bir başka olmazsa olmaz koşul, öğretim kadrosudur.

Okul yönetimi ve mütevelli heyetin titizlikle üzerinde durduğu temel hususlardan biri, görevin bilincinde, her türlü donanıma haiz eğitim ve öğretim kadrosunun teşkil edilmesi.

Bu nedenle söz konusu kadro oluşturulurken, her türlü formasyona sahip öğretim üyelerinin öncelikli olması bağlamında adeta kılı kırk yarmışlar.

İlişkin olarak, Teknoloji ve Kültür Kolejinin modern bir eğitim kurumu olarak yer edinmesinde gözardı edilmeyecek temel bir nokta daha var.

Yabancı dil olarak İngilizce eğitim veren okul olduğu için konuşma ve anlatım dili adına, ağdalı bir konuşmanın önlenmesi için öğretim üyelerinin 4 tanesi Türk, 4 tanesi de İngiliz öğretmenden teşkil edilmiş.

Hiç kuşku yok ki okul mütevelli heyetin bu yaklaşımı, sıradan olmanın çok ötesindedir.

Bu nedenle bazı kişiler var ki, takdir etmenin çok ötesinde övgüye sahipler.

Bunlar kimler mi?

6 ay gibi kısa süre içerisinde modern bir eğitim ve öğretim kurumunun hizmete girmesini sağlayan mütevelli heyet başkanı Hamdi Yücel Gürsoy, gecesini gündüzüne katarak okulun yeni öğretim yılına yetişmesini sağlayan Tevfik Oğuz, Erdinç Gürsoy, Erol Kapiz, Uğur Çolakoğlu ve yaklaşımlarını esirgemeyen mütevelli heyetin diğer üyeleri.

Ve de gece gündüz okulla yatıp kalkan koordinator öğretmen Celalettin Demirel, Kamil Bencik ve Şevkiye Ünlüsoy Korkut için ayrı bir parantez açmak gerekir.

Sonuçta bize düşen, Türkiye’nin çağdaşlaşması noktasında olmazsa olmaz koşul eğitim ve öğretim için seferber olanları yürekten kutlamaktır.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.